kaldılar ile cümle

kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer altı Yahudi ise nisan başına kadar hapiste kaldılar.ששת היהודים הנותרים נשארו בכלא עד לתחילת אפריל.
Yerel otoriteler olayların farkına varınca 1881 yılında kardeşler Missouri’ye dönmek zorunda kaldılar.הרשויות החלו לחשוד וב-1881 האחים הורחקו בחזרה למיזורי.
Fakat Araplar adada sadece kısa bir süre kaldılar.הספרדים השתלטו על האי זמן קצר לאחר מכן.
Gadea ve Guevara, siyasi baskılar yüzünden Meksika'ya taşınmak zorunda kaldılar.גדיאה וצ'ה הגרו למקסיקו בשל לחץ פוליטי.
Gast ve Overbeck, Nietzsche'nin hayatının sonuna dek sadık dostları olarak kaldılar.סייר ופרנקלין ישארו חברות טובות עד ליומה האחרון של פרנקלין.
Bir kaşık suya mı kaldılar?רחצה בים איזה ים?
Bowie ölene kadar evli kaldılar.הם נשארו נשואים עד למותו של הולווי.
Uzayadamları 22 gün boyunca istasyonda kaldılar ve başarılı bilimsel çalışmalar yürüttüler.הם שהו בתחנת החלל במשך 30 יום, וביצעו בה מספר ניסויים מדעיים וטכנולוגיים.
Yahudiler Arjantin toplumunda önemli roller oynadıysa da zaman zaman antisemitizm'e maruz kaldılar.היהודים השתלבו במהירות בחברה הארגנטינית אולם סבלו מפעם לפעם מאנטישמיות.
Çocuklar, Arbeitsdienst (İşçi Hizmeti) ve silahlı kuvvetlere girdikleri on sekiz yaşına kadar orada kaldılar.פעילות מיוחדת אורגנו עבור הילדים (בנים עד גיל 18 שנה ובנות עד גיל 21 שנה).
Kızıl Ordu birlikleri zırhlı araçların ve topçunun desteğinden yararlanmak zorunda kaldılar.הגרמנים נאלצו להזעיק לסיוע בדיכוי המרד כוחות השריון והתותחים.
Yaklaşık bir ay boyunca, 11 Ekim 1980'e kadar burada kaldılar.השיבושים נמשכו קצת יותר מחודש, עד 11 באוקטובר.
“Yiyecekleri bitince atlarını yemek zorunda kaldılar, anlaşma koşulları rica ettiler.”האספקה שלהם נגמרה, הם הרגו את אחד הסוסים למזון וחיפשו מים למחרת.
Bazı kantonlar Katolik kaldılar ve bu durum ciddi çatışmalara ve sonunda Kappel savaşlarına neden oldu.קנטונים מסוימים נשארו קתולים ואילו קנטונים אחרים אימצו את הרפורמציה, סכסוך שהוביל לפריצץ מלחמות הקאפל.
Kalanlar, kendi ülkelerinde adeta tutsak gibi kaldılar.במדינות אחרות נותרו שליחי העלייה כפי שהיו.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.אחרים נשארו בסמיכות לאזור.
Digerleri Kapaklı'da kaldılar.הגופות נשארו אצל הזביחים.
Yazısını İsviçre Doğal Bilimler Akademisi'nde okuduğunda bilimcilerin çoğunluğu şüpheci kaldılar.Когато прочита труда си пред Швейцарската академия по природни науки, повечето учени остават скептични.
Roma, Floransa ve Napoli'de kaldılar.Пребивава във Флоренция, Рим и Неапол.
Ölümüne kadar 53 yıl evli kaldılar.Бракът им продължава 53 години, до нейната смърт.
Böylece İşi ile annesi yapayalnız kaldılar.Тогава тя заживява само с майка си.
Bu maçta iki takım 0-0 berabere kaldılar.При него двата тима завършват 0:0.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.Някои обаче остават в родината си.
Bu antlaşma ile Kartacalılar Sicilya'da bulunan tüm kolonilerini terk etmek zorunda kaldılar.Картагенците са принудени да се изтеглят от последните си владения в Сицилия.
İlk on altıya kaldılar ve sonra elendiler.Първо е превзет Дьолиц, а около 10 ч. – и Дьозен.
40 gün hayatta kaldılar.Tamo se zadržao 40 tjedana.
İnsanlar onun bilgeliğine hayran kaldılar ve ona kendi dillerinde "Nom" (bilge) adını verdiler.Da li ih je njihovo "mudroljublje" učinilo mudrim, i na koji način?
1921 yılına kadar orada kaldılar.Na tom mjestu ostaje sve do 1921. godine.
Yaklaşık bir ay boyunca, 11 Ekim 1980'e kadar burada kaldılar.Održao se od 3. do 11. siječnja 1980..
Mendoza'nın sömürgecileri 1541 yılında bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar.Mendozino naselje ubrzo je napadnuto od urođenika, te je napušteno 1541.
Önceden otonom olan Kuşanlar, I. Şapur'un hükümdarlığını kabul etmek zorunda kaldılar.Gradovi kojima je do tada upravljala Hanza, moraju priznati vlast mjesnih vladara.
40 gün hayatta kaldılar.Majú životnosť 40 dní.
Bu yörelerde yaşayan insanlar, Nil vadisinde yakınlaşmak zorunda kaldılar.V tomto období mali len veľmi zriedkavo svoje obydlia priamo v nílskom údolí.
Hay'in grup üyeleri sonra kendi öncülük pozisyonlarından istifa etmeye zorunda kaldılar.Niekoľko Perónistických poslancov následne skutočne odstúpilo zo svojich funkcii.
Karısı ve henüz bir yaşında olan oğlu ise Ayrıkvadi' de kaldılar.Jeho manželka so synom ostali bývať v Lodži.
Bu nedenle Edison ve Ford ölene dek arkadaş kaldılar.Clapton a Hendrix zostali priatelia až do jeho smrti.
Krallar kimi kent devletlerine ayrıcalıklar vermek zorunda kaldılar.Mestám udeľoval panovník tzv. mestské privilégiá.
Hayatta kalan Kızıl Ordu askerleri 26 Mayıs'ta kabaca 15 kilometrekarelik bir alana sıkışmak zorunda kaldılar.Do 26. mája boli sovietski vojaci obkľúčení na území s rozlohou necelých 15 km².
Üç kopyası kalmıştı fakat bunlar on yıllarca saklı kaldılar.Ostali so le trije izvodi, ki pa so ostali skriti še desetletja kasneje.
Helenistik Dönemin devletleri geçmişe ve geçmişte kalan ihtişamlarına fazlasıyla bağlı kaldılar.Države helenističnega obdobja so bile globoko povezane s preteklostjo in njeno navidezno izgubljeno slavo.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.Drugi ostanejo na svojih mestih.
Romalılar 271 yılı civarına kadar Daçya'da kaldılar.Rimska vojska je zapustila Dakijo okoli leta 271.
1978 yılında kocası ölene kadar resmi olarak evli kaldılar.Leta 1922 so se njeni starši uradno poročili.
Elçiler neredeyse bir yıl kaldılar ama sonuçta Theodora'nın Baldwin'in eşi olmasına karar verildi.Tasilo naj ne bi bil poročen, vendar se domneva, da je bila Teobaldova žena Valdrada v resnici Tasilova žena.
Birkaç ay sonra yurda dönmek zorunda kaldılar (1893).Čez tri leta (1896) so jih prodali naprej.
Tüm Alman 4. Ordu'su ile 9. Ordu'nun kalan birlikleri bu kuşatma içinde kaldılar.Vstajniki in enote 4. armade ter 9. korpusa so drugo za drugo zavzemali nemške postojanke.
Kendinden sonra gelen İsrail kralları da aynı politikaya sadık kaldılar.Poznejši judovski vladarji so bili samo formalno suvereni.
40 gün hayatta kaldılar.Ostaja še 40 dni.
Özellikle dini konularda ağır baskı altında kaldılar.Nasprotovali so ji predvsem iz verskih razlogov.
40 gün hayatta kaldılar.Apsiplunksnuoja 40 dienų.
Birkaç ay sonra yurda dönmek zorunda kaldılar (1893).1894 m. (ar 1893 m.) pabaigoje grįžo į Lietuvą.
2003'te uzun bir ayrılma evresinden sonra boşandılar ama iyi bir dost olarak kaldılar.Jie išsiskyrė 2003 metais, tačiau išliko gerais draugais.
Orada da Küba Ordusu ile karşı karşıya kaldılar.Ten jis įstojo į Lenkijos armiją.
İstanbul halki "karaborsa" fiyatları vermek zorunda kaldılar.Garą tiekė „Lancashear“ firmos garo katilas.
Çocuklar, Arbeitsdienst (İşçi Hizmeti) ve silahlı kuvvetlere girdikleri on sekiz yaşına kadar orada kaldılar.Į organizaciją buvo priimami vyrai nuo 20 metų (po tarnybos kariuomenėje) iki 60 metų.
1921 yılına kadar orada kaldılar.Iki 1921 m. gyveno Rusijoje.
Yine de İyonyalılar ayaklanma durumunda kaldılar.Siiski järgnesid normannidevastased mässud.
Hayâtının sonuna kadar sıkı dost kaldılar.Nad jäid elu lõpuni lähedasteks sõpradeks.
Bundan dolayı basit pişirme yöntemleri kullanmak zorunda kaldılar.Kasutada tohiks ainult õrnatoimelisi puhastusvahendeid.
Sokak çarpışmaları olmakla beraber ayaklanmacılar dağılmak zorunda kaldılar.Vastupanu tõttu mässajad põgenesid.
İlgili Sayfalar