kaldılar ile cümle

kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşgal sonrası üç buçuk ay boyunca Bayrampaşa Cezaevi'nde tutsak kaldılar.Sportkarrierje után rablásért három és fél évet töltött egy kaliforniai börtönben.
Uzayadamları 22 gün boyunca istasyonda kaldılar ve başarılı bilimsel çalışmalar yürüttüler.Űrutazása során 22 tudományos kísérletet végzett el.
Bundan dolayı basit pişirme yöntemleri kullanmak zorunda kaldılar.Ehhez azonban Kecskeméten meg kellett tanulnia a zománcozás módszereit.
5 Nisan'dan itibaren Yahudiler sarı bir yıldız giymek zorunda kaldılar.Április 5-étől a zsidóknak sárga csillagot kellett viselniük.
Ailesi ilk olarak Stockholm'a, daha sonra Li altı yaşındayken Portekiz'e taşındı; 5 sene Portekiz'de kaldılar.Perhe muutti pian Tukholmaan ja viideksi vuodeksi Portugaliin Lin ollessaan kuusivuotias.
Quietus ve Balista, yönetimlerini emniyete almak için doğuda kaldılar.Ballista ja Quietus jätettiin valvomaan idän provinsseja.
40 gün hayatta kaldılar.Neuvottelut kestivät 40 päivää.
Ruslar mağlup oldu ve çekilmek zorunda kaldılar.Roomalaiset kärsivät tappion ja joutuivat perääntymään.
Tayman ile kısa süre evli kaldılar.Hän oli lyhyen aikaa naimisissa Janen kanssa.
Kuşatma dışında kalan Sovyet kuvvetleri,19 Eylül'de çekilmek zorunda kaldılar.Kiovan alueella olleet neuvostojoukot jäivät mottiin armeijaryhmien kohdatessa 19. syyskuuta.
2003'te uzun bir ayrılma evresinden sonra boşandılar ama iyi bir dost olarak kaldılar.Pari kuitenkin erosi saman vuoden marraskuussa pysyen hyvinä ystävinä.
George ve Richard bu yabancı ülkede birkaç ay kaldılar.Hän ja Daniel ajautuivat erilleen eri maissa asumisen johdosta.
Hayâtının sonuna kadar sıkı dost kaldılar.He pysyivät läheisinä ystävinä vanhemman mestarin kuolemaan asti.
Kartacalılar orduları adada geri çekilmek zorunda kaldılar.Odysseuksen miehistö vaati saada levätä saarella.
Üç kadın Kartaca'da yedi yıl esir kaldılar.Οι τρεις γυναίκες έμειναν αιχμάλωτες στην Καρχηδόνα για επτά χρόνια.
Bunun üzerine Türkler geri çekilmek zorunda kaldılar.Έτσι οι Τούρκοι αναγκάστηκαν να υποχωρήσουν.
İşgal sonrası üç buçuk ay boyunca Bayrampaşa Cezaevi'nde tutsak kaldılar.Για την κλοπή καταδικάστηκε σε τρεισήμισι μήνες στις φυλακές Κορυδαλλού.
2003'te uzun bir ayrılma evresinden sonra boşandılar ama iyi bir dost olarak kaldılar.Το 2002 έπειτα από κοινή απόφαση οι δυο τους χώρισαν όμως παρέμειναν καλοί φίλοι.
Fakat Ermeniler büyük oranda Hristiyan olarak kaldılar.Οι Αρμένιοι, παρόλα αυτά, παρέμειναν κυρίως Χριστιανοί.
Romalılar 271 yılı civarına kadar Daçya'da kaldılar.Οι Ρωμαίοι αποσύρθηκαν από τη Δακία μεταξύ των ετών 271 και 275.
Yaklaşık üç yüz yıl boyunca komşuları onlara vergi ödemek zorunda kaldılar.Κατά τη διάρκεια του Τριακονταετούς Πολέμου το Λορς και οι γείτονές του υπέφεραν πολύ.
Romonos'un ortadan kalkması ile İoannis ve Mihail Psellos, sarayda tek hakim kaldılar.Με η εξάλειψη του Ρωμανού, ο Ιωάννης και ο Μιχαήλ Ψελλός είχαν την υπέρτατη εξουσία στο δικαστήριο.
Yine de İyonyalılar ayaklanma durumunda kaldılar.Την επόμενη μέρα οι Ιακωβίνοι αυτοκηρύχθηκαν σε κατάσταση εξέγερσης.
Hayâtının sonuna kadar sıkı dost kaldılar.Έμεινε τιτουλάριος βασιλιάς της ως το τέλος του.
40 gün hayatta kaldılar.Οι έρευνες είχαν διάρκεια 40 μέρες.
Birkaç ay sonra yurda dönmek zorunda kaldılar (1893).Αρκετοί από αυτούς επέστρεψαν στα πάτρια εδάφη μετά από περίπου ένα χρόνο, το 1855.
Ancak Agatokles’in MÖ 289 yılında ölmesiyle Mamertinler işsiz kaldılar.Ο Αγαθοκλής πέθανε το 289 π.Χ. έχοντας δημιουργήσει ένα μεγάλο κράτος.
Üç kopyası kalmıştı fakat bunlar on yıllarca saklı kaldılar.Tre kopier overlevede, men de forblev skjulte i årtier.
Özellikle dini konularda ağır baskı altında kaldılar.Frem for alt var man meget tolerante i religiøse spørgsmål.
Ölümüne kadar 53 yıl evli kaldılar.De var gift i 53 år frem til hans død i 1985.
Fakat Ermeniler büyük oranda Hristiyan olarak kaldılar.Armenerne forblev dog stort set kristne.
1921 yılına kadar orada kaldılar.Og her blev hun boende til cirka 1921.
1776 yılına kadar Büyük Britanya'ya bağlı kaldılar.De forblev en stærk magt indtil 796.
Ağabeylerim de benimle birlikte orada kaldılar, fakat onların hiçbirinin benim gibi plânları yoktu.De havde haft en masse bassister, men ingen af dem havde samme ambitioner som resten af gruppen.
Fakat Araplar adada sadece kısa bir süre kaldılar.Men aboriginer havde længe før været på øen.
Ruslar mağlup oldu ve çekilmek zorunda kaldılar.Det fik russerne til at knække, og de faldt tilbage.
Bunun üzerine Türkler geri çekilmek zorunda kaldılar.Tyrkerne ble tvunget til å trekke seg tilbake.
Ölümüne kadar 53 yıl evli kaldılar.De var gift i 53 år frem til hans død i 1985.
Bu katliamlara diğer Fransız şehirleri de maruz kaldılar.Dette ble også tatt i bruk av innbyggerne i andre franske byer.
Sonuçta yenilikçiler Moskova ve Kazan'a iltica etmek zorunda kaldılar.Mange nogajer ble flyttet til Kasakhstan og Dagestan.
Bu durumda Alman birlikleri tepenin çevresinden dolanmak zorunda kaldılar.Tyske styrker hadde stillinger langs riksveien over Veggfjellet.
1921 yılına kadar orada kaldılar.Han ble der til 1920.
Bu stereoskoplar yıllarca oldukça popüler kaldılar.Det har vært et populært tilholdssted for geologer gjennom mange år.
Çocuklar, Arbeitsdienst (İşçi Hizmeti) ve silahlı kuvvetlere girdikleri on sekiz yaşına kadar orada kaldılar.De organiserte barn og unge fra 10 til 18 år og var underlagt NS Ungdomsfylking (NSUF).
Pupienus ve Balbinus birlikte sadece 99 gün yönetimde kaldılar.Pupienus dan Balbinus memerintah hanya selama 99 hari.
Gadea ve Guevara, siyasi baskılar yüzünden Meksika'ya taşınmak zorunda kaldılar.Gadea dan Guevara pindah ke Mexico karena urusan politik mereka.
Zamanları yetmediği için yirmi bin rubleyi istemeden arkalarında bırakmak zorunda kaldılar.Karena waktu mereka tidak banyak, mereka meninggalkan dua puluh ribu rubel secara tidak sengaja.
Erken dönem Avrupalı ziyaretçiler Japon işçiliğine ve metal imalatının kalitesine hayran kaldılar.Pendatang awal Eropa merasa terkesan pada kualitas pertukangan dan pengolahan logam Jepang.
2003'te uzun bir ayrılma evresinden sonra boşandılar ama iyi bir dost olarak kaldılar.Mereka bercerai pada tahun 2003, tetapi tetap berhubungan dengan baik sebagai teman.
Burada üç sene kaldılar.Mereka tinggal di sana selama tiga tahun.
Istarinin bazısı karanlık yola saptı, bazıları ise aydınlıkta kaldılar.Sebagian dibawa ke Banjarmasin dan sebagian dibawa ke Demak dan ada pula yang ke daerah Barito.
Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale kaldılar ve AC Milan'a elendiler.Sedangkan di semifinal Liga Champions, MU harus kalah dari AC Milan.
Yine de 11 Sisam savaş gemisi İyonlar'ı terk etmeyip muharebe hattında kaldılar.Akan tetapi, 11 kapal Samos menolak untuk kabur dan tetap bertempur bersama aramda Ionia lainnya.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.Dia tinggal sendiri di rumahnya sejak lama.
Nijerya ve Fildişi Sahili başarılı olarak finallere kaldılar.Sedangkan Senegal dan Nigeria berhasil menembus masuk babak semifinal.
Çiftçiler sütlerini hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırmak için birlikte çalışmak zorunda kaldılar.Ketika itu para petani membayar sewa mereka dengan susu.
Uzun uğraşlar ardından Saruman pes ederek geri döndü ;ancak Mavi Büyücüler orada kaldılar.Setelah itu Ia kembali kepada murid-murid-Nya itu dan mendapati ketiganya sedang tidur, karena dukacita.
Tang kuvvetleri geri çekilmeye mecbur kaldılar.Kedua pemimpin tersebut menangkis serangan Tang, namun terpaksa mundur.
Giles "Nerede kaldılar, saat 3'ü geçti" der.“Sekitar pukul delapan pagi,” kata Sjahroemsjah.
Atatürk ve eşi bu evde on bir gün kaldılar.Di sana Kardama dan istrinya tinggal selama seratus tahun.
İlgili Sayfalar