kaldık ile cümle

kaldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.우리는 살아남았지만, 민주주의는 그러지 못했죠.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.My przetrwaliśmy, demokracja nie.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Noi am supravieţuit, dar nu şi democraţia.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Nos, mi túléltük, de a demokrácia nem.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Nós sobrevivemos, mas a democracia não.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Nun, wir haben überlebt, aber die Demokratie leider nicht.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Ora, noi siamo sopravvissuti, ma la democrazia no.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Prežili sme, no demokracia nie.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Vi överlevde, men det gjorde inte demokratin.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Wij overleefden, maar de democratie niet.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Ya, kami bertahan, tetapi demokrasi tidak.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Εμείς επιζήσαμε όχι όμως και η Δημοκρατία μας.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Ми вижили, а демократія - ні.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Ние оцеляхме, но демокрацията не оцеля.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Ну, мы-то выжили, а вот демократия — нет.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.ובכן, אנחנו שרדנו, אבל הדמוקרטיה לא.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.يومها ، نجونا نحن و لكن الديمقراطية لم تنجو
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.独裁政権下の過酷な7年間
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.A trebuit să le înlocuim cu plastic reciclabil.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Chúng tôi phải sử dụng những miếng nhựa tái chế.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Kami harus menggantinya dengan plastik yang dapat didaur ulang.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Ki kellett cserélnünk őket újrahasznosítható műanyagból készültekkel.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.우린 그걸 재활용 가능한 플라스틱으로 교체해야만 했습니다.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Li abbiamo dovuti sostituire con plastica riciclabile.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Museli sme ich nahradiť recyklovateľným plastom.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Musieliśmy je zastąpić plastikiem z recyklingu.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Musíme je nahradit recyklovatelným plastem.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Nous avons dû les remplacer par du plastique recyclé.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Tivemos que substitui-las por plástico reciclável.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Tuvimos que reemplazarlos con plástico reciclable.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.We moesten ze vervangen door recycleerbaar plastic.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Wir mussten sie durch wiedervertbaren Kunststoff ersetzen.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Τα αντικαταστήσαμε με ανακυκλωμένο πλαστικό.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Нам пришлось заменить её на пластик, пригодный для вторичной переработки.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.Трябваше да ги подменим с пластмаса, която се рециклира.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.נאכלו ע"י השמש בתוך שישה חודשים.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.توجّب علينا إحلالها ببلاستيك قابل للتدوير.
Biz onları geri dönüşümlü plastic ile değiştirmek zorunda kaldık.教師は巨大な合成樹脂のホワイトボードを
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››A bývali sme v doline naproti Bét-peoru.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Also blieben wir im Tal gegenüber Beth-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››"Así nos quedamos en el valle delante de Bet-peor
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Assim ficamos no vale defronte de Bete-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››A tak mieszkaliśmy w dolinie przeciw Betfegor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Ấy vậy , chúng_ta có ở trong trũng , đối ngang Bết-Phê - o .
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Ấy vậy, chúng ta có ở trong trũng, đối ngang Bết-Phê -o.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Così ci fermammo nella valle di fronte a Bet-Peor
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››És ott maradánk a völgyben, Beth-Peórral szemben.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››I zůstali jsme v údolí naproti Betfegor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Ja me jäimme laaksoon, vastapäätä Beet-Peoria."
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››그때에 우리가 벨브올 맞은편 골짜기에 거하였었느니라
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Maka tinggallah kita di lembah di seberang kota Bet-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Nous demeurâmes dans la vallée, vis-à-vis de Beth Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Och så stannade vi i dalen mitt emot Bet-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Ostali smo torej v dolini, nasproti Bet-peorju.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Så blev vi da i dalen midt imot Bet-Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Så blev vi i Dalen lige over for Bet Peor.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Şi am rămas astfel în vale, îndreptul Bet-Peorului.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Zo bleven wij in het dal tegenover Beth-Peor."
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››Και εκαθημεθα εν τη κοιλαδι κατεναντι Βαιθ-φεγωρ.
Böylece Beytpeor'un karşısındaki vadide kaldık.››И остановились мы на долине, напротив Беф-Фегора.
İlgili Sayfalar