kaldık ile cümle

kaldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok toplantı yaptık ve projeyi ciddiyetle göz önünde tuttuk. Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Chúng tôi tiến hành nhiều cuộc họp và xem xét nó một cách nghiêm túc. nhưng tại thời điểm chúng tôi bỏ cuộc.
Bir dile maruz kaldıklarına göre sonuçta eni sonu onlara yabancı hale gelecek.Cette fois, ils sont exposés à une langue qui va leur devenir étrangère. Voilà ce qu'il se passe.
Bir dile maruz kaldıklarına göre sonuçta eni sonu onlara yabancı hale gelecek.Y ahora se les está exponiendo a un idioma que a la larga será extranjero para ellos.
Bir dile maruz kaldıklarına göre sonuçta eni sonu onlara yabancı hale gelecek.彼らにとって最終的に 外国語となる予定の言語です さて どうなったでしょう
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Kami berdemo hingga sebuah helikopter datang ke Miraflores pada tengah malam
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Maradtunk amíg láttunk egy helikoptert ami a Miraflores-hez szállt le éjfélkor.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Restammo lì finchè vedemmo un elicottero. Arrivò a Miraflores a mezzanotte.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.We stayed there until we saw a helicopter - it arrived in Miraflores at midnight.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Wir blieben da bis ein Hubschrauber ankam. Er kam um Mitternacht im Miraflores an.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Zostali sme tam, až kým sme neuvideli vrtuľník. Priletel do Miraflores o polnoci.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Zostaliśmy tam, aż zobaczyliśmy helikopter - przyleciał do Miraflores o północy.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Μείναμε εκεί έως ότου είδαμε ένα ελικόπτερο. Έφθασε στο Μιραφλόρες τα μεσάνυχτα.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Мы стояли там, пока не увидели вертолет - он прибыл к Мирафлоресу ночью
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.Останахме там, докато не видяхме един хеликоптер. Пристигна в Мирафлорес в полунощ.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.נשארנו שם עד שראינו מסוק שהגיע למיראפלורס בחצות
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.チャベス大統領だとわかっていました 彼の到着は栄光の瞬間でした
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Algumas semanas depois, começámos a receber todos estes:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Beberapa minggu kemudian, kami mulai menerima pesan semacam
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Bolo to niekoľko týždňov neskôr, keď sme začali dostávať tieto
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Det var några veckor senare -- vi började få alla dessa
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Dopo poche settimane, cominciammo a ricevere insulti del tipo,
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:După câteva săptămâni am început să primim reacții ca:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Ein paar Wochen danach fing es an. Wir bekamen Nachrichten wie diese:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Enkele weken later kregen we dit soort berichten:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Kilka tygodni później zaczęły pojawiać się komentarze
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:몇 주가 지나고 우리 모두가 이런 말을 들었습니다.
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Néhány héttel később kezdtünk ilyen üzeneteket kapni:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Unas semanas después, empezamos a recibir cosas como
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Vài tuần sau, chúng tôi bắt đầu nhận được những thứ đai loại như:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Za pár týdnů jsme začaly dostávat vzkazy:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Μετά από μερικές εβδομάδες ξεκινήσαμε να λαμβάνουμε αυτά τα μηνύματα:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Несколько недель спустя мы стали получать сообщения типа:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:"Чоловіки-перевертні згвалтують тебе, якщо сядеш за кермо".
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:כמה שבועות לאחר מכן, התחלנו לקבל את כל האיומים האלו
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:وبعدها بأسابيع قليلة، بدأنا نستقبل كل هذه الرسائل
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:"女だてらに運転すると 狼のような男に襲われるぞ"
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.A trebuit să ne întoarcem în următorul an, până în cele mai îndepărtate părți din Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Chúng tôi đã phải quay trở lại vào năm kế tiếp, thẳng tiến đến những vùng xa xôi của Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Kami harus kembali pada tahun berikutnya ke daerah terpencil di Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.다음해에 알래스카의 광활한 지역을 모두 통과해서 다시 가야했죠.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Museli jsme se vrátit příští rok, až do těch nejodlehlejších končin Aljašky.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Musieliśmy wrócić w kolejnym, przebyć całą tę drogę do odległych zakątków Alaski.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.On a dû revenir l'année suivante, jusqu'aux régions les plus éloignées de l'Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Siamo dovuti ritornare l'anno successivo, fin nelle zone più remote dell'Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Tivemos que voltar no ano seguinte, de volta aos locais remotos do Alasca.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Tuvimos que volver al siguiente, a las zonas remotas de Alaska .
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Vissza kellett térjünk a következő évben, Alaszka egészen távoli részeire.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.We moesten het jaar daarna terug, helemaal terug naar de uithoeken van Alaska.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Wir mussten im folgenden Jahr zurückkehren, den ganzen Weg zurück in die entlegenen Teile Alaskas.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Έπρεπε να επιστρέψουμε τον επόμενο χρόνο πίσω πάλι στα απομακρυσμένα μέρη της Αλάσκα.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.Трябваше да се върнем следващата година, обратно в отдалечените части на Аляска.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.היינו צריכים לחזור שוב בשנה הבאה, כל הדרך עד לאזורים הנידחים של אלסקה.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.كان علينا أن نعود في السنة التالية، من البداية إلى أن نصل للمناطق النائية في ألاسكا.
Bir sonraki sene, Alaska'nın bu uzak bölgelerine geri dönmek zorunda kaldık.アラスカの僻地まで戻りました 2週間 ヘリで飛び続けました
Biz geç kaldik.Llegamos tarde.
Biz geç kaldik.On est en retard.
Biz geç kaldik.نحن متاخرون
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Bueno, sobrevivimos, pero no la democracia.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Chúng tôi vẫn sống, nhưng chế độ dân chủ thì không.
Biz hayatta kaldık, ama demokrasi öldü.Eh bien, nous avons survécu, mais pas la démocratie.
İlgili Sayfalar