kaldık ile cümle
kaldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Wir mussten die europäische Monarchie besiegen.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Έπρεπε να νικήσουμε την Ευρωπαϊκή μοναρχία.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Ми мусили перемогти Європейську монархію.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Ние трябваше да победим Европейската монархия.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.היינו צריכים לנצח את המונרכיה האירופאית.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.كان يتوجب علينا هزيمة ملكية أوروبا له.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.栄光を手にするのには苦労しました こちらはユアン・カルロス氏 スペイン国王です
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.성공적으로 생산해냈고, 후에 전부 다시 지어야 했죠.
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.שהרסנו הרבה באירופה, והיינו צריכים לבנות אותה לאחר מכן.
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.دمرت معظم قارة أوروبا .. ومن ثم إعادة بناءها مرة أخرى
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.それで国の会計システムは
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Básicamente se reduce a la planta de energía nuclear de Bushehr y a la planta de enriquecimiento de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Ca se réduit en gros à la centrale nucléaire de Bushehr et à l'usine d'enrichissement d'uranium de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.De fapt se reduce la centrala nucleară Bushehr și la instalația de îmbogățirea a uraniului din Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Det kan faktisk koges ned til Bushehr atomkraftværket og til brændselsberigelsesfabrikken i Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Det kokar praktiskt taget ned till Bushehrs kärnkraftverk och Natanz bränsleanriktningsfabrik.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Im Grunde läuft es hinaus auf das Buschehr Atomkraftwerk und auf die Urananreicherungsanlage in Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Kemungkinannya tinggal PLTN Bushehr dan pusat pengayaan Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.기본적으로 부시르 핵발전소와 나탄즈 연료 농축 공장으로 압축시킬 수 있습니다.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Natanz 燃料濃縮プラントに 落ち着きます。 それで、アシスタントに言いました、
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Praktycznie wszystko ogranicza się do elektrowni atomowej w Buszehr i ośrodka wzbogacania paliwa w Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Praticamente ci si riduce alla centrale elettrica di Bushehr e alla centrale di arricchimento di Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Resume-se apenas à central nuclear de Bushehr e à central de enriquecimento de combustíveis de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Rõ ràng chỉ có nhà máy điện hạt nhân Bushehr và cơ sở làm giàu thanh nhiên liệu Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Tulajdonképpen csak a bushehri atomerőműről és a natanzi üzemanyagdúsítóról lehet szó.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.В кінці-кінців все зводиться до атомної електростанції в Бушері та до заводу по збагаченню урану в Натанзі.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Всё сводится в итоге к ядерной электростанции в Бушере и к заводу по обогащению урана в Натанзе.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.По същество това се свежда до атомната електроцентрала Бушер и до завода в Натанц за горивно обогатяване.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.זה בעיקרון מצטמצם לכור הגרעיני בבושהר ולמפעל העשרת הדלק הגרעיני בנתנז.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.وفي النهاية قلصت الاهداف المحتملة الى مجمع بوشهر النووي ومركز تخصيب اليورانيوم في " نتناز "
Başlamak için çok geç kaldık ve düşmanlarımız çok güçlü, bunun nasıl sonuçlanacağını bizler de bilmiyoruz.Čekali jsme příliš dlouho, než jsme začali, a naši protivníci jsou silní a my nevíme, jak to dopadne.
Başlamak için çok geç kaldık ve düşmanlarımız çok güçlü, bunun nasıl sonuçlanacağını bizler de bilmiyoruz.لقد انتظرنا في وقت متأخر أن تبدأ ، وخصومنا هي قوية ونحن لا نعرف كيف سيكون هذا الخروج.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.E io e Sidney rimanemmo li con i due filosofi.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.E Sidney e eu ficámos com os dois filósofos.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.시드니와 저는 그 두명의 철학자들과 남겨져 있었습니다.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Mi Sidneyvel ott maradtunk a két filozófussal.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Så Sidney och jag var kvar med de två filosoferna.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Sidney dan saya tetap bersama kedua filsuf ini.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Sidney en ik bleven achter met de twee filosofen.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Sidney et moi étions restés avec les deux philosophes.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Şi Sidney şi cu mine am rămas acolo cu cei 2 filosofi.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Und Sidney und ich blieben mit den beiden Philosophen zurück.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Y Sydney y yo nos quedamos con los dos filósofos.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Zostałem tam z Sidneyem i dwoma filozofami.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Και ο Σίντνεϊ κι εγώ μείναμε εκεί με τους δυο φιλοσόφους.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.И Синди и аз останахме там с двамата философи.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Сідні і я залишились там з тими двома філософами
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.Я и Сидни остались с двумя философами.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.ואני וסידני נישארנו עם שני הפילוסופים.
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.وبقينا انا وسيدني مع الفيلسوفين فحسب
Ben de Sidney ve iki felsefeci ile kaldık.驚いたことに 二人の哲学者は興奮して
Biraz karışık.. Sonunda bir sürü kesirle kaldık.Skončili jsme zde se zlomky.
Biraz nakiti uzattıktan sonra arabadaki eleman arabaya atladı- -ve basıp gittiler biz de kala kaldık...Dan lalu menyerahkan sejumlah uang dan pria itu melompat ke mobil... ...Lalu mereka pergi dan kami merasa...
Biraz nakiti uzattıktan sonra arabadaki eleman arabaya atladı- -ve basıp gittiler biz de kala kaldık...En gaf toen wat geld en de gast sprong in de auto... en ze reden weg en we voelden ons...
Biraz nakiti uzattıktan sonra arabadaki eleman arabaya atladı- -ve basıp gittiler biz de kala kaldık...I-am dat apoi nişte bani şi a zbughit-o la maşină şi au plecat imediat, iar noi ne-am simţit...
Biraz nakiti uzattıktan sonra arabadaki eleman arabaya atladı- -ve basıp gittiler biz de kala kaldık...Poi gli demmo dei soldi ed il tipo salto' in auto e se ne andarono e ci sentimmo...
Biraz nakiti uzattıktan sonra arabadaki eleman arabaya atladı- -ve basıp gittiler biz de kala kaldık...Μετά, δώσαμε κάποια μετρητά και ο τύπος μπήκε στο αυτοκίνητο, έφυγαν και νιώσαμε σαν...
Biraz nakiti uzattıktan sonra arabadaki eleman arabaya atladı- -ve basıp gittiler biz de kala kaldık...- Дадохме парите и той скочи в колата... ...и потеглиха.
Birçok kişi diplomalarını almak için üstesinden gelmek zorunda kaldıkları güçlüklerden bahsetti.Muchos comentaron acerca de los obstáculos que tuvieron que superar para obtener el diploma.
Birçok kişi diplomalarını almak için üstesinden gelmek zorunda kaldıkları güçlüklerden bahsetti.Muitos comentaram sobre os obstáculos que tiveram que superar para conseguirem seus diplomas.
İlgili Sayfalar