kaldık ile cümle

kaldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Но в онзи момент трябваше да се откажем.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Но в то время нам пришло сдаться.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.קיימנו פגישות רבות ולקחנו את זה ברצינות.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.ولكن في ذلك الوقت كان علينا أن نستسلم لليأس .
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.不可能だとみなされたのです
Ancak, diferansiyel denklemin çözümüne ulaşmak için, arada imajiner sayılar kullanmak zorunda kaldık. -Jednak aby dojść do rozwiązania szczególnego, wykorzystywaliśmy liczby urojone.
Ancak, diferansiyel denklemin çözümüne ulaşmak için, arada imajiner sayılar kullanmak zorunda kaldık. -la solution on doit utiliser les nombres complexes.
Ancak, diferansiyel denklemin çözümüne ulaşmak için, arada imajiner sayılar kullanmak zorunda kaldık. -אבל בהינתן משוואה דיפרנציאלית זו, כדי לקבל את הפתרון, חייבים להשתמש במספרים דמיוניים ביניהם.
Ancak, diferansiyel denklemin çözümüne ulaşmak için, arada imajiner sayılar kullanmak zorunda kaldık. -ولكن لو أعطينا معادلة الاشتقاق هذه، لنحصل على الحل، يجب أن نستعمل الأعداد التخيلية بينها
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.A minha mãe, a minha irmã, a minha tia, saem todas, mas o meu pai e eu ficamos na limusine.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Bajaron mi madre, mi hermana, mi tía, todos. Pero quedamos mi padre y yo.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Édesanyám, a húgom, a nagynéném, mindannyian kiszálltak, de az apám és én bennmaradtunk a limuzinban.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Ibu saya, saudari saya, bibi saya, semuanya keluar, namun ayah dan saya tetap di dalam mobil.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.저의 어머니, 여동생, 숙모, 모두 내렸지만 아버지와 저는 리무진에 남았죠.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Mama mea, sora mea, mătuşa mea, toate au ieşit, dar tatăl meu și cu mine am rămas în limuzină.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Ma mère, ma soeur, ma tante, elles sont toutes sorties, mais mon père et moi sommes restés dans la limousine.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Meine Mutter, Schwester, Tantchen, alle stiegen aus, Nur mein Vater und ich blieben im Auto.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Mẹ tôi, chị/em gái tôi, cô tôi, tất cả mọi người đi ra ngoài hết, nhưng bố tôi và tôi thì ngồi lại.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Mia madre, mia sorella, mia zia: scendono tutte ma mio padre ed io restiamo nella limousine.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Mijn moeder, zus, tante, ze stappen uit, maar mijn vader en ik blijven in de limousine.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Min mor, min syster, min faster, alla hade gått ut, men min far och jag stannade kvar i limousinen.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Moja mama, moja siostra, moja ciocia, wszyscy wysiedli, ale mój ojciec i ja zostaliśmy w limuzynie.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Moja matka, moja sestra, moja teta, všetky vyšli von, ale môj otec a ja sme zostali v limuzíne.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Η μάνα, η αδερφή και η θεία μου βγήκαν έξω, αλλά ο πατέρας μου και εγω μείναμε στην λιμουζίνα.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.И в лимузине остались лишь мы с отцом.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Майка ми, сестра ми, леля ми, всички те слязоха, но баща ми и аз останахме в лимузината.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.Моя мама, сестра, тітонька, всі вийшли, але я з батьком залишилися в лімузині.
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.אימא שלי, אחותי, הדודות, כולם יצאו אבל אבי ואני נשארנו בלימוזינה
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.والدتي ، أختي ، خالتي ، جميعهم خرج ، لكني أنا ووالدي بقينا في السيارة .
Annem, kız kardeşim, teyzem, hepsi indi, ama babam ve ben limuzinde kaldık.父と私は残っていました 女性達がその場を去ると
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Als haar moeder weg ging om te jagen, bleven wij om te filmen.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Amikor az anyja elment vadászni, mi maradtunk és filmeztünk.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Când mama ei pleca să vâneze, stăteam şi filmam.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Cuando su madre salía a cazar nos quedábamos a filmar.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Keď jej matka odišla na lov, my sme zostali a natáčali.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Khi mẹ nó đi săn, chúng tôi ở đó và quay phim.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Kiedy jej matka wyruszała na polowanie, my zostawaliśmy i filmowaliśmy ją.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.어미가 사냥을 나가고 없을때도 우리는 남아서 촬영을 했습니다.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Quando la madre usciva per cacciare noi rimanevamo a girare le riprese.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Quand sa mère partait chasser, nous restions pour filmer.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Wenn ihre Mutter zum Jagen ging, blieben wir bei ihr und filmten.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Όταν η μητέρα της πήγαινε για κυνήγι, εμείς μέναμε εκεί και βιντεοσκοπούσαμε.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Когато нейната майка отиваше на лов, ние оставахме и снимахме.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Когда ее мать уходила на охоту, мы оставались и снимали на пленку.™
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.Коли її матір йшла на полювання, ми залишались та знімали все на відео.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.כשאימא שלה הייתה יוצאת לצוד, אנחנו נשארנו לצלם.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.عندما تذهب أمها للصيد, نبقى نحن معها للتصوير.
Annesi avlanmaya gittiği zaman... ...orada kaldık ve onu filme aldık.観察と撮影をしました 私たちがいた場所から20歩ほどの木に
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Abbiamo dovuto battere la monarchia europea.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Am avut de luptat împotriva monarhiei Europene.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık. Bu İspanya kralı Juan Carlos idi.Мы соперничали с европейской монархией: вот Хуан Карлос, король Испании.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Chúng tôi phải chống lại một vương quốc ở Châu Âu
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Il nous fallait battre la monarchie européenne.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Kami harus mengalahkan monarki Eropa
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.우리는 유럽의 군주국을 이겨야 했습니다.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Museli jsme porazit evropskou monarchii.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Musieliśmy pokonać europejską monarchię.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Tivemos que superar a realeza europeia.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.Tuvimos que vencer a la monarquía europea.
Avrupa monarşisini yenmek zorunda kaldık.We moesten de Europese monarchie verslaan.
İlgili Sayfalar