kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Geç kaldığım için beni bağışlayın.Forgive me for being late.
Geç kaldığım için beni affedin.Forgive me for being late.
Geç kaldığım için özür dilerim.I'm sorry for being late.
Ben geç kaldığım için çok üzgünüm.I'm awfully sorry that I was late.
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.I didn't feel like scolding her for being late.
Geç kaldığım için lütfen beni affedin.Please forgive me for being late.
Geç kaldın.You are late.
Sen geç kaldın. Toplantı otuz dakika önce bitti.You are late. The meeting finished thirty minutes ago.
Birkaç kız okula geç kaldı.Few girls were late for school.
Geç kaldığım için öğretmen tarafından azarlandım.I was scolded by the teacher for being late.
Niçin geç kaldığını açıklayabilir misin?Can you explain why you were late?
Sabaha sadece birkaç saat kaldı.The morning is just a few hours away.
Çok geç kalktım ve okula çok geç kaldım.I got up too late and was late for school.
Şehir sis altında kaldı.The city was wrapped in fog.
Biz binayı satmak zorunda kaldık çünkü onu zararda işlettik.We had to sell the building because for years we operated it in the red.
Dışarı çıkabilirsin ve avluda kaldığın sürece oynayabilirsin.You can go out and play as long as you stay in the yard.
Hava güzeldi ve bütün gün plajda kaldık.The weather was beautiful and we stayed on the beach all day.
Hava kötü kaldı.The weather stayed bad.
Hava yağmurlu kaldı.The weather remained rainy.
Tren neredeyse bir saat geç kaldı.The train was almost an hour behind time.
Bir yatırımcı grup firmanın kaldıraçlı satın alımını deniyor.An investors' group is attempting a leveraged buy-out of the firm.
Cevabı biliyorsan, elini kaldır.Raise your hand if you know the answer.
İşe gitmek yerine bütün gün evde kaldım.I stayed at home all day instead of going to work.
İkisi arasında seçim yapmak zorunda kaldım.I had to choose between the two.
Hava iki hafta sıcak kaldı.The weather stayed hot for two weeks.
Satışlar hedeflerinin altında kaldı.Sales fell short of their goal.
O, yalnız hissetmesin diye kaldım.I stayed so he wouldn't feel lonely.
Onun bilerek geç kaldığından eminim.I'm pretty sure he came late on purpose.
O ayrılıncaya kadar orada kaldım.I stayed there until he had left.
Mirası öldüğünde kızına kaldı.The estate went to his daughter when he died.
O beni kolayca kaldırdığı için şaşırdım.I was surprised because he lifted me up with ease.
O ve ben otelde kaldık.He and I stayed at the hotel.
Onunla bir anlığına yalnız kaldığında, ona çıkma teklif etti.When he got her alone for a moment, he asked for a date.
Kaldığı yurtta yemekler çok iyi.The food is very good in the dormitory where he lives.
Onun kaldığı yurtta yemekler çok iyi.The food is very good in the dormitory where he lives.
Çok geç kaldığı için ona kızdım.I was annoyed with him for being so late.
Onun neden geç kaldığını merak ediyorum.I wonder why he is late.
Onun arabası kilitli kaldı.His car remained locked.
Onun hakaretini yutmak zorunda kaldım.I had to swallow his insult.
Gözleri kızda kaldı.His eyes rested on the girl.
Çok çalışmasına rağmen, her zamanki gibi fakir kaldı.Though he worked hard, he remained poor as ever.
O, gün boyu sessiz kaldı.He kept silent all day long.
O, İki gün otelde kaldı.He stayed at the hotel for two days.
Amerika'da kaldığı süredeki deneyimlerini bize anlatmaya başladı. Biz dikkat kesildik.He started to tell us his experiences during his stay in America. We were all ears.
O kadar hızlı koştu ki nefes nefese kaldı.He ran so fast that he was out of breath.
O, evinden ayrılmak zorunda kaldı.He had to part with his house.
O, bir ara orada kaldı.He stayed there some time.
O dün kadar geç kaldı.He came as lately as yesterday.
O, bir süre burada kaldı.He stayed here for a while.
Bir müddet sessiz kaldı.He kept silent for a while.
Bir süre sessiz kaldı.He kept silent for a while.
O, bir süre sessiz kaldı.He remained silent for a while.
O prensiplerine sadık kaldı.He remained steadfast to his principles.
O sessiz kaldı.He remained silent.
O, orada en fazla dört gün kaldı.He stayed there not more than four days.
Kapağı kaldırmayı imkansız buldu.He found it impossible to lift the lid.
O beş otelde kaldı.He has stayed at the hotel for five days.
O, otelde kaldı.He stayed in the hotel.
Böyle bir tehlike karşısında sakin kaldı.He remained calm in the face of such danger.
O her zaman orada kaldı.He stayed there all the time.
İlgili Sayfalar