kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün gün evde kaldım.I stayed home all day.
Sinemaya gitme yerine bütün gün boyunca evde kaldım.I stayed home all day long instead of going to the movies.
Ben eve gittim ve Bill ofiste kaldı.I went home and Bill stayed at the office.
Dışarı çıkmak yerine evde kaldım.I stayed at home instead of going out.
Okula on dakika geç kaldım.I was ten minutes late for school.
Okula geç kaldığım için koştum.I ran because I was late for school.
Okula geç kaldığım için özür diledim.I apologized for having been late for school.
Ben öğrenciyken geç saatlere kadar uyanık kaldım.I stayed up much later when I was a student.
Acilen bir konuşma yapmak zorunda kaldım.I had to make a speech at short notice.
Kararıma sadık kaldım.I adhered to my decision.
Bir trafik sıkışıklığı nedeniyle geç kaldığımı ev sahibine açıkladım.I explained to the host that I had been delayed by a traffic jam.
Gitmedim fakat evde kaldım.I didn't go, but stayed at home.
Konferansın ortasında uyuya kaldık.I fell asleep in the middle of the lecture.
Bu sabah okula geç kaldım.I was late for school this morning.
Son otobüs için geç kaldım.I was late for the last bus.
Dün oraya gitmek zorunda kaldım.I had to go there yesterday.
Ben düne kadar işi bitirmek zorunda kaldım.I had to finish the work by yesterday.
Dün dışarı çıkmak zorunda kaldım.I was obliged to go out yesterday.
Dün işten atılan diğer üç işçiyi tazmin etmek zorunda kaldım.I had to make up for three other employees, who were laid off yesterday.
Dün okula geç kaldım.I was late for school yesterday.
Dün fazla mesai yapmak zorunda kaldım.I had to work overtime yesterday.
Ben dün gece evde kaldım.I stayed at home last night.
İşe gitme yerine bütün gün evde kaldım.I stayed home all day instead of going to work.
İşi hızlandırmak zorunda kaldım.I had to hurry the work.
Ölüm cezasını kaldıracağım.I will abolish capital punishment.
Ben bir kazadan dolayı okula geç kaldım.I was late for school on account of an accident.
Kazadan dolayı geç kaldım.I was late on account of an accident.
Birkaç sorum vardı ve elimi kaldırdım.I had some questions and raised my hand.
Bir soru sormak için elimi kaldırdım.I raised my hand to ask a question.
Son tren için geç kaldım.I was late for the last train.
İş için biriyle görüşmek zorunda kaldım.I had to see someone on business.
Roman okuyarak bütün gün evde kaldım.I stayed home all day long reading novels.
Ben tanıtım için onunla rekabet etmek zorunda kaldım.I had to compete with him for promotion.
Geçen hafta amcamla birlikte kaldım.I stayed with my uncle last week.
Geçen hafta dayımla birlikte kaldım.I stayed with my uncle last week.
Geç kaldığım için bolca özür diledim.I apologized profusely for my being late.
Ben geç kaldım, değil mi?I'm late, aren't I?
Emekliliğe üç yılım kaldı.I have three years left until retirement.
Tren gecikmesinin bir sonucu olarak geç kaldım.I was late as a result of the train delay.
Tren için geç kaldım.I was late for the train.
Buzlu kaldırımda kayıp düştüm.I slipped and fell on the icy sidewalk.
Buzlu kaldırımda kaydım ve düştüm.I slipped and fell on the icy sidewalk.
O geç kaldığı için kızdım.I was angry because he was late.
Onun niçin geç kaldığını bilmiyorum.I don't know why he was late.
Ben, hasta olduğum için evde kaldım.I stayed at home because I was sick.
Hasta olduğum için daveti geri çevirmek zorunda kaldım.I had to decline the invitation because I was ill.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Eve yürümek zorunda kaldım.I had to walk home.
Ben bir deneme üzerinde çalışmak zorunda kaldım.I had to work on an essay.
Kaldığım otel istasyonun yakınındadır.The hotel which I am staying at is near the station.
Biz amcamızın evinde kaldık.We stayed at our uncle's.
Bu kötü gelenekleri kaldırmalıyız.We should do away with those bad customs.
Manzaranın güzelliğine hayran kaldık.We admired the beauty of the scenery.
Tatil sırasında teyzemin evinde kaldık.We stayed at my aunt's during the vacation.
Yol boyunca yavaş sürmek zorunda kaldık.We had to drive slowly all the way.
On dakika onu beklemek zorunda kaldık.We had to wait for him for ten minutes.
Yer yokluğu yüzünden bu sorunu atlamak zorunda kaldım.I had to leave out this problem for lack of space.
Dondurucu hava nedeniyle maç iptal edilmek zorunda kaldı.The match had to be called off because of the freezing weather.
Şartlar yüzünden randevumuzu iptal etmek zorunda kaldık.Circumstances forced us to cancel our appointment.
O kadar az zamanım vardı ki öğle yemeğini aceleyle yemek zorunda kaldım.I had so little time that I had to eat lunch in a hurry.
İlgili Sayfalar