kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hava üç hafta soğuk kaldı.The weather stayed cold for three weeks.
İki gün yatakta kalmak zorunda kaldım.I have had to stay in bed for two days.
İki sorun çözümsüz kaldı.Two problems remained unsolved.
Orada birkaç gün kaldı.He stayed there a couple of days.
Sadece bir şans kaldı.There is but one chance left.
Genç arkadaşlar bütün gece konuşarak ayakta kaldılar.The teenage friends stayed up talking all night.
Ordu geri çekilmek zorunda kaldı.The army had to retreat.
Planımdan vazgeçmek zorunda kaldım.I had to give up my plan.
Polis kutuyu dikkatlice kaldırdı.The policeman lifted the box carefully.
Sana bir uyarıda bulunmak için seninle görüşmek zorunda kaldım.I had to see you to give you a warning.
Ay bulutların üzerinde kaldı.The moon rose above the clouds.
Tuhaf bir adam kaldırımda bir ileri ve bir geri yürüyordu.A strange man was walking back and forth on the pavement.
Hiç söylemeye gerek yok, her zaman olduğu gibi okula geç kaldı.Needless to say, he was late for school as usual.
Gerisi size kaldı!The rest is left to you!
Cennetten bir Ruhun bir güvercin olarak geldiğini ve onda kaldığını gördüm.I saw the Spirit come down from heaven as a dove and remain on him.
Biz yoğun trafikten kaçınmak amacıyla, Noel için evde kaldık.We stayed home for Christmas, so as to avoid heavy traffic.
Trafik kazası nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.We had to put off the meeting because of the traffic accident.
Yoğun trafikten dolayı geç kaldım.I was late because of heavy traffic.
Trafik sıkışıklığı nedeniyle buluşmaya geç kaldık.Because of a traffic jam, we were late for the meeting.
Trafik sıkışıklığı sonucu geç kaldık.We were late as a result of the traffic jam.
Fabrika üretimini azaltmak zorunda kaldı.The factory had to cut back its production.
Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.Hundreds of fields were submerged in the flood.
Sokaklar ve evler sel altında kaldı.Streets and houses were drowned by the flood.
Ders o kadar sıkıcıydı ki o uyuya kaldı.So boring was the lecture that he fell asleep.
Bir sinyal olarak elimi kaldıracağım.I'll raise my hand as a signal.
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.Black people had to sit in the back of the bus, or stand if the back was full.
Kaplıcaya gitmek ve kayak yapmak arasında kaldım.We're torn between going to a hot spring and going skiing.
Bu sabah hava o kadar kötüydü ki taksi çağırmak zorunda kaldım.This morning the weather was so bad that I had to take a taxi.
Sol elinizi kaldırın.Raise your left hand.
İki koltuk boş kaldı.Two seats remained vacant.
Son treni kaçırdım, bu yüzden eve kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.I missed the last train, so I had to walk all the way home.
Cüzdanını ortadan kaldır.Put away your wallet.
Waseda dünkü oyunda Keio ile berabere kaldı.Waseda tied Keio in yesterday's game.
Dün bütün gün yağmur yağdı, bu yüzden evde kaldım.It rained all day long yesterday, so I stayed home.
Dün gece hava çok soğuktu, bu yüzden dışarıya çıkmadık, evde kaldık.It was very cold last night, so we didn't go outside, but stayed indoors.
Dün hava o kadar soğuktu ki evde kaldım.It was so cold yesterday that I stayed home.
Dün onun mekanında kaldım.I stayed at his place yesterday.
Dün dışarı çıkmak yerine evde kaldı.Yesterday she stayed at home instead of going out.
Dün Mary bütün gün evde kaldı.Yesterday Mary stayed home all day.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Several boys had to leave school early yesterday.
O dün bütün gün boyunca evde kaldı.She stayed at home all day long yesterday.
Geçen yılın kömür çıktısı standardın gerisinde kaldı.Last year's output of coal fell short of the standard.
Katil haftalarca kaçak kaldı.The killer remained at large for weeks.
Az zaman kaldı.There is little time left.
İşe gitme yerine bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day instead of going to work.
Bir parmağını bile kaldırmazdı.He wouldn't even lift a finger.
Ölüm cezasını kaldırmalıyızWe must abolish the death penalty.
Ölüm cezası kaldırılmalıdır.The death penalty should be abolished.
Ben bu bulaşıkları sofradan kaldıracağım.I'll clear these dishes away.
Geç kaldığım için bana kırıldı.She was sore at me for being late.
Japonya'da sadece birkaç ay kaldım.I stayed in Japan only a few months.
Adınızı söylediğimde elinizi kaldırın.Raise your hand when I call your name.
Sessiz kaldığım için daha da sinirlendi.She got all the more angry because I kept silent.
Biz konuşuyorken, o sessiz kaldı.While we were speaking, he kept silent.
Koko'ya haberi söylediğimde, o yaklaşık on dakika boyunca sessiz kaldı.When we told Koko the news, she was silent for about ten minutes.
Geçen yaz kaldığımız otel göle yakındır.The hotel we stayed at last summer is near the lake.
Kaldığımız otel çok rahattı.The hotel where we stayed was very comfortable.
Geçen yıl bizim okulumuz üniformaları kaldırdı.Our school did away with uniforms last year.
Komşularımız evlerini satmak zorunda kaldılar.Our neighbors were compelled to sell their houses.
Trenimiz yoğun kar nedeniyle bir saat geç kaldı.Our train was an hour late because of the heavy snow.
İlgili Sayfalar