kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.We must make every effort to do away with all discrimination.
John işe gitme yerine bütün gün yatakta kaldı.John stayed in bed all day instead of going to work.
John söylenildiği gibi evde kaldı.John stayed at home as he was told.
John'un her zaman okula niçin geç kaldığını merak ediyorum.I wonder why John is always late for school.
Jim dışarı gitti, ama Mary evde kaldıJim went out, but Mary stayed home.
Jim elini kaldırdı.Jim put his hand up.
Jim değişim öğrencisi olarak Japonya'da bizimle kaldı.Jim stayed with us while he was in Japan as an exchange student.
Jim benim evimde kaldı.Jim stayed at my house.
Jim'in o gün evde kaldığı kesin.It is certain that Jim stayed at home that day.
İki ay boyunca Şikago'da kaldım.I stayed in Chicago over two months.
Jeff bir iş bulmadan önce üç ay boyunca kaldırımları arşınlamak zorunda kalmıştı.Jeff had to pound the pavement for three months before he found a job.
Jane, uzun bir süre sessiz kaldı.Jane kept silent for a long time.
Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.As you know, we were late due to the heavy rain.
Bu eski kuralları kaldırmalıyız.We must do away with these old rules.
Lütfen bu bardakları kaldırın.Please put these glasses away.
Bu, omuzlarımdan kaldırılan bir ağırlık gibi.It's like a weight has been lifted from my shoulders.
Bu onun kaldığı tapınaktır.This is the temple where he stays.
Bu, bizim geçen sene kaldığımız oteldir.This is the hotel where we stayed last year.
Üzgünüm. Tren geç kaldı.Sorry. The train was late.
Bu kutu tek başıma kaldırabilmem için çok ağır.This box is too heavy for me alone to lift.
Bu tartışma sırasında o sessiz kaldı.He remained dumb during this discussion.
Bu konuda onun gerisinde kaldım.I fall behind him in this respect.
Bu hususta uzlaşmaya varmak zorunda kaldım.I had to compromise on this point.
Bu taşı kaldırabilir misin?Can you lift this stone?
Bu taş kaldırmak için çok ağır.This stone is too heavy to lift.
Bu dersin bitmesine 10 dakika kaldı.This class will be over in ten minutes.
Bu masa kaldırmak için çok ağırdı.This desk was too heavy to lift.
Bu masa Patty'nin kaldırması için çok ağırdı.This desk was too heavy for Patty to lift.
Bu gelenek ortadan kaldırılmalıdır.This custom should be done away with.
Bu kötü gelenek kaldırılmalıdır.This evil custom must be abolished.
Bu uygulamayı kaldırman gerekir.You ought to do away with this practice.
Bu tabloyu ortadan kaldır.Take this table away.
Bardakta çok az su kaldı.There is little water left in the glass.
Buraya kadar bütün yolu koştum ve nefes nefese kaldım.I ran all the way here and I'm out of breath.
Kahveyi yudum yudum içmek zorunda kaldım, çünkü çok sıcaktı.I had to sip the coffee because it was too hot.
Eğer kaldıysa bana biraz kahve ver.Give me some coffee if there is any left.
Yaralı, hastaneye ve ölü ise kiliseye kaldırıldı.The injured were carried to the hospital, and the dead to the church.
Noel'e sadece iki hafta kaldı.Christmas is only two weeks off.
Noel boyunca Hawaii'de kaldık.We stayed in Hawaii over Christmas.
Christine tüm gün gölgede kaldı, çünkü güneş yanığı olmak istemiyordu.Christine stayed in the shade all day, because she didn't want to get a sunburn.
O projeye katılmak zorunda kaldın.You had to join that project.
Kanada ile ilişkiler doğru ve iyi kaldı.Relations with Canada remained correct and cool.
Üşüttüğümden dolayı, evde kaldım.Because I had a cold, I stayed at home.
Sessiz kaldığın sürece burada kalabilirsin.You can stay here as long as you keep quiet.
Affedersiniz ama o kutuyu benim için kaldırabilir misin?Excuse me but, would you kindly lift that box for me?
Asansör bozuktu ve biz beşinci kata yürümek zorunda kaldık.The elevator was out of order and we had to walk to the fifth floor.
Hindistan'da kaldığım sırada param bitti.I ran out of money during my stay in India.
Endişeli ev hanımı telefonun zilini duydu ve hemen ahizeyi kaldırdı.The worried housewife heard the telephone ring and quickly picked up the receiver.
Meşe ağacı fırtınadan sonra ayakta kaldı.The oak tree remained standing after the storm.
Ben birçok çocuğa bakmak zorunda kaldığım için yıprandım.I was worn out because I had to take care of so many children.
O, ölene kadar en iyi arkadaşım olarak kaldı.She remained my best friend till her dying day.
O okul üniformaları kaldıracak.That school is going to do away with uniforms.
Yurt dışında ne kadar süre kaldın?How long did you stay abroad?
Kanada'da ne kadar süre kaldın?How long did you stay in Canada?
Teste çalışmak için evde kaldın mı?Did you stay home to study for the test?
Okul başlamadan önce sadece bir haftam kaldı.I have got only a week left before school starts.
Noel'e bir hafta kaldı.Christmas is a week away.
98 yolcudan ancak 3'ü hayatta kaldı.Only 3 out of the 98 passengers survived.
Geç kaldım, bu yüzden 501 sayılı uçuşu kaçırdım.I was late, so I missed flight 501.
O, orada üç yıl kaldı.He stayed there for three days.
İlgili Sayfalar