kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom neden geç kaldığını Mary'ye söylemedi.Tom didn't tell Mary why he was late.
Tom üç gün boyunca bizimle kaldı.Tom stayed with us for three days.
Leyla 2005 yılına kadar evli kaldı.Layla stayed in the marriage until 2005.
Bu kadar çok yetim kaldığında neden bir çocuk sahibi olmam gerekir?Why should I have a child, when there are so many orphans?
Leyla, Sami'yi öldürmek zorunda kaldı.Layla was forced to kill Sami.
Leyla hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorunda kaldı.Layla had to act to save her life.
Leyla, Sami'yi öldürmek zorunda kaldığını söyledi.Layla said that she was forced to kill Sami.
Leyla ağır halıyı kaldırdı.Layla removed the heavy carpet.
Leyla bodrumda kaldı.Layla was down in the basement.
Leyla'nın cesedi kaldırıldı.Layla's body was removed.
Leyla bir yıl hapishanede kaldı.Layla served a year in prison.
Suçu azaltmanın yolu yoksulluğu ortadan kaldırmaktır.The way to reduce crime is to eradicate poverty.
Yoksulluğun ortadan kaldırılması ana hedefimiz olmalıdır.Eradicating poverty must be our main goal.
Yoksulluğun ortadan kaldırılması bir numaralı amacımız olmalıdır.Eradicating poverty must be our number one goal.
Tom'a neden geç kaldığımı anlatmadım.I didn't tell Tom why I was late.
Sol kolunuzu kaldırmayı deneyin.Try lifting your left arm.
Sol bacağınızı kaldırın.Lift your left leg.
Sağ bacağınızı kaldırın.Lift your right leg.
Bacaklarınızı kaldırın.Lift your legs.
Kolunu kaldır.Lift your arm.
Bacağını kaldır.Lift your leg.
Sağ kolunu kaldır.Lift your right arm.
Sol kolunuzu kaldırın.Lift your left arm.
Leyla hava yoluyla yerel bir hastaneye kaldırıldı.Layla was airlifted to a local hospital.
Biri bu kutuyu kaldırmama yardımcı olabilir mi?Can someone help me lift this box?
Biri bu kutuyu kaldırmamda bana yardımcı olabilir mi?Can someone help me lift this box?
Kötü hava yüzünden evde kaldık.We stayed home because of bad weather.
Çok geç kaldım, değil mi?I am too late, right?
Tom'un Boston'da ne kadar kaldığı hakkında herhangi bir bilgin var mı?Do you have any idea how long Tom stayed in Boston?
Dün gece nerede kaldın?Where did you stay last night?
Leyla hamile kaldı.Layla got pregnant.
Leyla gitmek zorunda kaldı.Layla had to go.
Onu tek başına kaldıracak kadar güçlü müsün?Are you strong enough to lift that by yourself?
Tom arabasını park yerinden kaldırdı.Tom backed his car out of the parking lot.
Leyla inanılmaz bir biçimde hayatta kaldı.Incredibly, Layla survived.
Bazı öğrenciler geride kaldı.Some students stayed behind.
Tom kutuyu kendi başına kaldıracak kadar güçlü değildi.Tom wasn't strong enough to lift the box by himself.
Kar yüzünden evde kaldık.We stayed home because of the snow.
Bunu yapmak zorunda kaldım.I was forced to do that.
Tom tek kaşını kaldırdı.Tom arched one eyebrow.
Tom bugün onu yapmak zorunda kaldığını söyledi mi?Did Tom say he had to do that today?
Tom onu yapmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he was forced to do that.
Leyla hastaneye kaldırıldı.Layla was taken to the hospital.
Sami yine geç kaldı.Sami is late again.
Tom neden onu yapmak zorunda kaldı?Why did Tom have to do that?
Leyla hızlı dehidrasyona maruz kaldı.Layla faced rapid dehydration.
Leyla bir kalp ameliyatı daha geçirmek zorunda kaldı.Layla had to undergo another heart surgery.
Tom benzin için durmak zorunda kaldı.Tom had to stop for gasoline.
Tom bir trafik cezası ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a traffic fine.
Sami'nin cinayeti çözülmemiş kaldı.Sami's murder has gone unsolved.
Sami'nin cinayeti faili meçhul kaldı.Sami's murder has gone unsolved.
Tom kutuyu tek başına kaldırmaya çalıştı, ancak yeterince güçlü değildi.Tom tried to lift the box by himself, but he wasn't strong enough.
Tom yapacak çok şeyin kaldığını fark etti.Tom realized there was a lot left to do.
Tom kendi başına Boston'a gitmek zorunda kaldı.Tom had to go to Boston by himself.
Sami ve Leyla bir süre boyunca temas halinde kaldılar.Sami and Layla stayed in touch for a while.
Sami daireye geri döndü ve orada kaldı.Sami went back to the apartment and stayed there.
Rüzgarların ortalama hızı sabit kaldı.The average speed of the winds remained constant.
Hata hâlâ orada. Hâlâ onu kaldırma şansı yok mu?The error is still there. Is there still no chance of removing it?
Tom rolü için kilo almak zoruna kaldı.Tom had to put on weight for the role.
Bütün okul teklif vermek için elini kaldırdı gibi görünüyordu.It seemed like the whole school raised their hand to bid.
İlgili Sayfalar