kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fadıl kaldı ve Kahire'de çalıştı.Fadil stayed and worked in Cairo.
Polis soygun olasılığını değerlendirmek zorunda kaldı.Police had to consider the possibility of a robbery.
Fadıl gitmek zorunda kaldı.Fadil had to go.
Biraz zamanım kaldı.I have some time left.
Fadıl her şeyi kontrol etmek zorunda kaldı.Fadil had to control everything.
Fadıl'ın çocukları içeride kaldılar.Fadil's children stayed inside.
Otuz yıldır ölümler bir sır kaldı.For thirty years, the deaths remained a mystery.
Fadıl'ın ölümü çözülmemiş kaldı.Fadil's death remained unsolved.
Cinayet 24 yıldır bir sır kaldı.The murder remained a mystery for 24 years.
Fadıl iki yıl boyunca kaçak kaldı.Fadil stayed on the run for two years.
Fadıl, Leyla'yı Rami'nin cesedini ortadan kaldırmaya zorladı.Fadil forced Layla to help dispose of Rami's body.
Fadıl karısıyla kaldı.Fadil stayed with his wife.
Dün evde kaldım, çünkü dışarı çıkmak için kesinlikle hiç isteğim yoktu.Yesterday I stayed home, since I had absolutely no desire to go out.
Fadıl şartlı tahliye ile erkenden serbest kaldı.Fadil got early release on parole.
Bu hafta üçüncü kez geç kaldın.This is the third time you've been late this week.
Tom oyuncaklarını yerden kaldırdı ve kutuya koydu.Tom picked his toys up off the floor and put them in the box.
Tom, küçük erkek kardeşiyle bir yatak odası paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his younger brother.
Tom bankadayken ben arabada kaldım.I stayed in the car while Tom was in the bank.
Tom'un evinden çok uzakta olmayan bir otelde kaldım.I stayed at a hotel not too far from Tom's.
Tom, birkaç gün Boston'da kaldı.Tom stayed in Boston for a couple of days.
Tom elini kaldıran ilk kişiydi.Tom was the first one to raise his hand.
Bu sabah derse geç kaldım.I was late for class this morning.
Tom hemen hastaneye kaldırıldı.Tom was rushed to the hospital.
Sami, Leyla'yı orada bırakmak zorunda kaldı.Sami had to leave Layla there.
Sami odasında kaldı.Sami remained in his room.
Geç kaldığın zaman bundan hoşlanmadığımı biliyorsun.You know I don't like it when you're late.
Tom'un yaptığı yanına kâr kaldı.Tom got off scot-free.
En son ne zaman bu tür bir problemle baş etmek zorunda kaldınız?When was the last time you had to deal with this kind of problem?
Tom dün gece dışarı çıktı ama Mary evde kaldı.Tom went out last night, but Mary stayed home.
Bu sabah okula neredeyse geç kaldım.I was almost late for school this morning.
Tom ve Mary 2.30 da eve gitmek zorunda kaldılar.Tom and Mary had to go home at 2:30.
Tom lisede zorbalığa maruz kaldı.Tom was bullied in high school.
Tom, Boston'da kaldı.Tom stayed in Boston.
Tom bütün gün dışarıda kaldı.Tom stayed out all day.
Atın isminden memnun kaldı.He was satisfied with the horse's name.
Yağmur nedeniyle bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the rain.
Fırtına yüzünden bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the storm.
Kar fırtınası yüzünden bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the snowstorm.
Elim kesilmek zorunda kaldı.My hand had to be amputated.
Her zamanki gibi geç kaldım.I was late as usual.
Biraz geç kaldım.I was a little late.
Tom birkaç kez bu otelde kaldı.Tom has stayed at this hotel a few times.
Ben arabada kaldım.I stayed in the car.
Ben ayakta kaldım.I remained standing.
Trafik yüzünden geç kaldım.I'm late because of the traffic.
Trafik nedeniyle geç kaldım.I'm late because of traffic.
Bu kutuyu kaldırmama yardım edecek birine ihtiyacım var.I need someone to help me lift this box.
Ülkede ne kadar süre kaldınız?How long did you stay in the country?
Asgari ücretin kaldırılması gerekir.The minimum wage should be abolished.
Tom ve Mary süslü bir otelde kaldı.Tom and Mary stayed in a fancy hotel.
Sağlık nedenleriyle ayrılmak zorunda kaldım.I had to quit for health reasons.
Tom o kadar nefessiz kaldı ki zorla nefes alabiliyordu.Tom was so out of breath that he could hardly speak.
Köleliği kaldırmayı istiyorum.I intend to abolish slavery.
Onlar özgürlüklerini korumak istemiyorlar. Onlar onları ortadan kaldırmak istiyorlar.They don't want to protect your freedoms. They want to take them away.
Tom derse geç kaldı mı?Was Tom late for class?
Çilingiri aramak zorunda kaldık.We had to call the locksmith.
Tom neden geç kaldı?Why was Tom late?
Işıklar söndü ve her yere mum götürmek zorunda kaldık.The lights went out, and we had to take candles everywhere.
Adam zayıf bir kimse. Köpeğimi bile kaldıramadı.Adam is a weakling. He couldn't even lift my dog!
Geçen yaz bir eşekarısı beni soktu ve acil servise gitmek zorunda kaldım.Last summer, a wasp stung me and I had to go to the emergency room.
İlgili Sayfalar