kaldı ile cümle
kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kurbağayı yutmak zorunda kaldı.Tom had to swallow the frog.
Rio de Janeiro, tehlikeli alanların dışında kaldığınız sürece tamamen güvenlidir.Rio de Janeiro is perfectly safe as long as you stay out of the dangerous areas.
1910 yılında şehir yollara kaldırım döşemeye başladı.The city began to pave streets in 1910.
Tom gezisini iptal etmek zorunda kaldı.Tom had to cancel his trip.
Tom'un nasıl hayatta kaldığını düşünüyorsun?How do you think Tom survived?
Onu alması için Tom'u zorlamak zorunda kaldım.I had to force Tom to take it.
Tom yerde uyumak zorunda kaldı.Tom had to sleep on the floor.
Protestocu vuruldu ama hayatta kaldı.The protestor was shot, but survived.
Neden geç kaldığımı onları söylemek istemiyorum.I don't want to tell them why I'm late.
Tom iflas etmek zorunda kaldı.Tom was forced into bankruptcy.
Genişleyen kaldırımlar trafiğin akışını yavaşlatıyor.Curb extensions force traffic to slow down.
Onlar birbirlerine hayran kaldılar.They admired each other.
Yapılacak tek şey kaldı, beklemek!The only thing left to do is wait!
Tom gururunu yutmak ve yardıma ihtiyacı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı.Tom had to swallow his pride and admit that he needed help.
Bu kutuyu kaldırmama yardım et.Help me lift this box.
Bunu kaldırmama yardım et.Help me lift this.
Tom, Avustralya'ya olan gezisini iptal etmek zorunda kaldı.Tom had to cancel his trip to Australia.
Benim kitabımı kendim yayınlamak zorunda kaldım.I was forced to self-publish my book.
Kitabımı kendim yayınlamak zorunda kaldım.I was obliged to self-publish my book.
Şair genç öldü ama onun eserleri yüzyıllar boyunca hayatta kaldı.The poet died young, but his works survived for centuries.
Öğretmenle konuşmak için dersten sonra sadece bir öğrenci kaldı.Only one student stayed after class to talk to the teacher.
Biz buraya gelmek için üç kez otobüs değiştirmek zorunda kaldık.We had to change buses three times to get here.
Kaç tane kaldı?How many are left?
Ben ilaç almak zorunda kaldım.I was forced to take my medicine.
Ben çok uzun süre boyunca ailemden ayrı kaldım.I've been separated from my family for so long.
O, hava yastığı nedeniyle hastaneye kaldırılmak zorunda kaldı.He had to be hospitalized because of an airbag.
Tom üç yaşındayken yetim kaldı.Tom was orphaned when he was three.
Kara mayınlarını yerine koymak ucuzdur ama kaldırmak pahalıdır.Landmines are cheap to put in place, but expensive to remove.
Sarhoş turist orada kaldıktan sonra otel odası bir keşmekeşti.The hotel room was a mess after the drunk tourists stayed there.
Sadece bir adam hayatta kaldı.Only one man survived.
Tom, Park Caddesi üzerinde otellerden birinde kaldı.Tom stayed at one of the hotels on Park Street.
Tom John'la kaldı.Tom roomed with John.
Tom işine sadık kaldı.Tom stuck to his job.
Kadın çok güzel, o geçtiğinde, erkekler onun güzelliğine hayran kaldı.The woman is very beautiful. When she passes, men are enthralled by her beauty.
Tom ışığa karşı güzel kırmızı rengi izlemek için şarap kadehini kaldırdı.Tom raised his glass of wine to watch the beautiful red color against the light.
Tom'un ağzı bir karış açık kaldı.Tom was thunderstruck.
Sadece kirazlar kaldı.There remained only the cherries.
O orada kısa bir süre kaldı.He stayed there a little while.
Tom'un ne kadar yiyeceği kaldı?How much food does Tom have left?
Çok geç kaldığım için üzgünüm.Sorry for being so late.
Tom üç valizi taşımak zorunda kaldı.Tom had to carry all three suitcases.
Çocuklar tebeşirle kaldırımın üzerini çiziyor.Children are drawing on the pavement with chalk.
Brezilya'da 13 Mayıs 1888'de kölelik resmen kaldırılmıştır.On May 13, 1888 slavery was officially abolished in Brazil.
Tom Mary'yi ayağa kaldırdı.Tom made Mary stand up.
Onun çöp suçu nedeniyle, o 10 saat toplum hizmeti yapmak zorunda kaldı.Due to his littering offense, he was forced to 10 hours community service.
Mary başını kaldırdı.Mary lifted her head.
Tom bu sabah yine geç kaldı.Tom was late again this morning.
Bu, bu ülkenin karşı karşıya kaldığı en ciddi sorunlardan biridir.This is one of the most serious problems facing this country.
O bu ülkenin karşı karşıya kaldığı en ciddi sorunlardan biridir.That is one of the most serious problems facing this country.
Bu, bu ülkenin karşı karşıya kaldığı en ciddi problemlerden biridir.It is one of the most serious problems facing this country.
Ülkede sıtmayı ortadan kaldırmak için toplu bir çaba gereklidir.A concerted effort is required to eradicate malaria in the country.
Bir saniye kaldırıma yanaşır mısın?Could you pull over for a second?
Hepimizin ağzı açık kaldı.We're all stunned.
Tom üç ay yatakta kaldı.Tom stayed in bed for three months.
Tom kendi başına çadırda kaldı.Tom stayed in the tent by himself.
Tom bir süre Boston'da kaldı.Tom stayed in Boston for a while.
Gidecek uzun bir yolumuz kaldı.We have a long way left to go.
Biz Hilton Otel'inde kaldık.We stayed at the Hilton Hotel.
Tom bütün gece ayakta kaldı.Tom stayed up the whole night.
Tom bütün gün sessiz kaldı.Tom remained silent all day.
İlgili Sayfalar