kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kendini kaldırdı.Tom made himself get up.
Tom bir parmak kaldırdı.Tom held up a finger.
Tom ve Mary birbirleriyle karşı karşıya kaldılar.Tom and Mary confronted each other.
Tom ve Mary birbirlerine sadık kaldılar.Tom and Mary clung to each other.
Tom suyun içinde kaldı.Tom stayed in the water.
Ben size bu tür şeyler sormak zorunda kaldığımız için üzgünüm.I'm sorry we have to ask you such things.
Tom dağlarda üç gün kaldı.Tom survived three days in the mountains.
Onu görmek zorunda kaldığın için üzgünüm.I'm sorry you had to see that.
Bir dakikan kaldı.You've got one minute left.
Onlar bir an için sessiz kaldılar.They were silent for a moment.
Ben hızlı bir şey yapmak zorunda kaldım.I had to do something fast.
Beyler, kadeh kaldırmak istiyorum.Gentlemen, I'd like to propose a toast.
Ben senin insafına kaldım.I'm at your mercy.
Tom onun bardağını Mary'ye kaldırdı.Tom raised his glass to Mary.
Tom Mary'nin yanında yığılıp kaldı.Tom slumped down next to Mary.
Uyanık kaldığım sürece iyi olacağım, değil mi?I'll be OK as long as I stay awake, won't I?
Orada ne kadar süt kaldı?How much milk is there left?
Gerçekten bütün gece kaldın mı?Did you really stay in all night?
Tom 2013'de birkaç gün bizimle kaldı.Tom stayed with us for several days in 2013.
Duyulmak için bağırmak zorunda kaldım.I had to shout in order to be heard.
Tom uzun süre beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait for a long time.
Eve yürümek zorunda kaldık.We had to walk home.
Karım evde kaldı.My wife stayed at home.
Bu konuda Tom'la anlaşmak zorunda kaldık.I have to agree with Tom on this one.
Tom ateş yakmak zorunda kaldı.Tom had to make a fire.
Tom neden geç kaldığını asla açıklamadı.Tom never explained why he was late.
Tom neden geç kaldığını bana söyledi.Tom told me why he was late.
Tom Mary'nin neden geç kaldığından emin değildi.Tom wasn't sure why Mary was late.
Tom Mary'nin neden geç kaldığını biliyordu.Tom knew why Mary was late.
Tom'un neden geç kaldığını biliyorum.I know why Tom is late.
Fazla ömrüm kaldığını sanmıyorum.I don't think I have much longer to live.
Tom nerede kaldığımı sordu.Tom asked where I was staying.
Bence Boston'da biraz çok uzun kaldın.I think you've been in Boston a little too long.
Bir plan önermeye çalışırken bütün gece ayakta kaldık.We stayed up all night trying to come up with a plan.
Yağmurda eve yürümek zorunda kaldım.We had to walk home in the rain.
Umduğumdan daha uzun beklemek zorunda kaldım.I had to wait a lot longer than I expected I'd have to.
Tom'un uyanmasını beklemek zorunda kaldım.I had to wait for Tom wake up.
Tom bir araba kiralamak zorunda kaldı.Tom had to rent a car.
Tom daha gençken bir yatak odasını erkek kardeşi ile paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his brother when he was younger.
Birlikte yalnız kaldılar.They were left alone together.
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda kaldık.We had to wait for more than three hours.
Tom birkaç gün kaldı.Tom stayed for several days.
Tom birkaç gün bizimle kaldı.Tom stayed with us for several days.
Tom gece geç saatlere kadar dışarıda kaldığında bundan hoşlanmam.I don't like it when Tom stays out late at night.
Tom beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait.
Tom kutuyu kaldırmaya çalıştı.Tom tried to lift the box.
İkilemde kaldığın konu ne peki?So what's your dilemma?
Tom neden bu kadar geç kaldı?Why is Tom so late?
Tom'a neden geç kaldığını sordun mu?Did you ask Tom why he was late?
Tom neden geç kaldığını hiç sana söyledi mi?Did Tom ever tell you why he was late?
Tren ne kadar geç kaldı?How late was the train?
Sadece siz mi kaldınız?Are you the only ones left?
Gerçekten bütün gece evde kaldın mı?Did you really stay home all night?
Sen gece ne kadar geç kaldın?How late do you stay up at night?
Dün gece saat kaça kadar partide kaldın?How late did you stay at the party last night?
O ne kadar geç kaldı?How late is it?
Dün neden evde kaldın?Why did you stay at home yesterday?
Onu kaldırmama yardım et.Help me lift it.
Bu kutuyu kaldırmayı başarabilir misin?Can you manage lifting this box?
Patatesler sıcak kaldı.The potatoes stayed hot.
İlgili Sayfalar