kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Parasız kaldı.She ran out of money.
Araçlarını karda terk etmek zorunda kaldılar.They had to abandon their vehicles in the snow.
Kaç tane aritmetik kitabı kaldı?How many arithmetic books are left?
Biri seni durdurmak zorunda kaldı.Someone had to stop you.
Onun size kaldığını söylüyorlar.They say it's up to you.
Tom hatalı olduğunu kabul etmek zorunda kaldı.Tom had to admit that he was wrong.
Tom bir hafta daha Boston'da kalmak zorunda kaldı.Tom had to stay in Boston for another week.
Tom Mary'ye gerçeği söylemek zorunda kaldı.Tom had to tell Mary the truth.
Tom trende kaldı.Tom remained on the train.
Tom bugün eve erken gitmek zorunda kaldı.Tom had to go home early today.
Tom onu zamanında bitirmek için gerçekten çok çalışmak zorunda kaldı.Tom had to work really hard to finish it in time.
Tom uzun süre orada kaldı.Tom stayed there a long time.
Tom Mary oraya gelinceye kadar beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait till Mary got there.
Tom bir yabancıyla bir otel odasını paylaşmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to share a hotel room with a stranger.
Biz yolda kaldık.We're stranded.
Kaldığım oteldeki yatak çok yumuşaktı.The bed at the hotel where I stayed was too soft.
Tom biraz alışveriş yapmak için şehir merkezine gitmek zorunda kaldı.Tom had to go downtown to do some shopping.
Tom ofise geri dönmek zorunda kaldı.Tom had to go back to the office.
Tom bu sabah erken kalkmak zorunda kaldı.Tom had to get up early this morning.
Tom bu sabah geç kaldığını söyledi.Tom said you were late this morning.
Toplantıyı iptal etmek zorunda kaldım.I had to cancel the meeting.
Tom bana bakmak zorunda kaldı.Tom had to look after me.
Tom Mary'yi beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait for Mary.
Neden çok uzun süre beklemek zorunda kaldık?Why did we have to wait so long?
Bir kaldıraca ihtiyacımız var.What we need is leverage.
İhtiyacımız olan bir kaldıraç.What we need is leverage.
Ne kadar para kaldı?How much money is left?
Tom'un neden her zaman geç kaldığını merak ettin mi?Have you wondered why Tom is always late?
Tom Mary'nin geç kaldığını umursuyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to mind that Mary was late.
Otobüs geç kaldı.The bus was late.
Tom neden geç kaldığını bana söylemedi.Tom didn't tell me why he was late.
Tom Mary'nin işini neden bırakmak zorunda kaldığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary had to quit her job.
Tom üç saat beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait three hours.
Tom üç saatten daha fazla süre bilet gişesinde kuyrukta beklemek zorunda kaldı.Tom had to stand in line at the ticket office for over three hours.
Tom hastanede kalmak zorunda kaldı.Tom had to stay in the hospital.
Bardaklarınızı kaldırın.Raise your glasses.
Tom yapmak istemediği bazı şeyleri yapmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to do some things he didn't want to do.
Hiçbir seçeneğimiz yoktu. Yapmamızı söyledikleri şeyi yapmak zorunda kaldık.We had no choice. We had to do what they told us to do.
Tom birkaç gün Boston'da kaldı.Tom remained in Boston for a few days.
Arabanın anahtarı içeride kilitli kaldı.I've locked myself out of my car.
Tom Mary'nin neden Boston'da kaldığını merak ediyordu?Tom wondered why Mary had stayed in Boston.
Tom kollarını kaldırdı.Tom raised his arms.
Tom ambulansla acil servise gitmek zorunda kaldı.Tom had to go to the emergency room by ambulance.
Tom bütün hikayeyi tekrar baştan dinlemek zorunda kaldı.Tom had to listen to the whole story all over again.
İki kez tren değiştirmek zorunda kaldım.I had to change trains twice.
Geçen yıl Boston'da kaldığın otelin adı neydi?What was the name of the hotel where you stayed in Boston last year?
O, iki gün bu otelde kaldı.He stayed in this hotel for two days.
Tom hasta olduğu için okuldan sonra evde kalmak zorunda kaldı.Tom had to stay home from school because he was sick.
Düşman şaşırtıcı kayıplara maruz kaldı.The enemy suffered staggering casualities.
Milyonlarca insan işsiz kaldı.Millions of people were unemployed then.
Biz daha önce hiç olmadığı gibi baskı ile karşı karşıya kaldık.We faced pressure like never before.
Tom eski ve ucuz bir otelde kaldı.Tom stayed at an old and cheap hotel.
Cin yüzyıllardır sihirli lambaya konulmuş olarak kaldı.The genie remained trapped in the magic lamp for centuries.
Sihirli lamba kırılıp açıldı ve cin serbest kaldı.The magic lamp broke open and the genie was released.
Tom ambulans gelene kadar Mary ile kaldı.Tom stayed with Mary until the ambulance came.
Bizimle kaldığın için teşekkürler.Thanks for staying with us.
Onlarla kaldığın için teşekkürler.Thanks for staying with them.
Onunla kaldığın için teşekkürler.Thanks for staying with him.
Neden onlarla kaldın?Why did you stay with them?
Neden onunla kaldın?Why did you stay with him?
İlgili Sayfalar