kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eminim, Tom senin geç kaldığını bile fark etmedi.I'm sure Tom didn't even notice you were late.
Otuz kilogramı aşkın kutuları kaldıramam.I can't lift boxes over thirty kilograms.
Sadece tesadüfen Boston'da Tom'un kaldığı aynı oteldeydim.I just happened to be in Boston at the same hotel where Tom was staying.
Kölelik, Amerika Birleşik Devletleri'nde 1865 yılına kadar kaldırılmadı.Slavery was not abolished in the United States until 1865.
Kölelik, Abd'de 1865 yılına kadar kaldırılmadı.Slavery was not abolished in the U.S. until 1865.
Ben sadece kaçmak zorunda kaldım.I just had to get away.
Şüpheli tüm eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his things on the table.
Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his personal effects on the table.
Tom hasta olduğu için dersini iptal etmek zorunda kaldı.Tom had to cancel his lecture because he was sick.
O bir şey söyleyecek gibi yaptı ama onun yerine sessiz kaldı.He made as if to say something, but instead kept quiet.
Tom bebeği yerden kaldırdı ve ona gülümsedi.Tom picked the baby up and smiled at her.
Tom iki yıl Boston'da kaldı.Tom stayed in Boston for two years.
Ne kaldığını gördüm.I saw what was left.
Evde kaldım.I stayed at home.
Boston'da Tom'un evinde kaldım.I stayed at Tom's house in Boston.
Bir arkadaşımla birlikte kaldım.I stayed with a friend of mine.
Sanırım Tom sana niçin geç kaldığımı söyledi.I suppose Tom told you why I was late.
Hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.She had to give up her dream.
Kazasından sonra hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.He had to give up his dream after his accident.
Etek uygun değildi, bu yüzden değiştirmek zorunda kaldım.The skirt didn't fit so I had to alter it.
Lisede Fransızca öğrenmek zorunda kaldım.I had to study French in high school.
Gelecek yıl bu çakıl yola kaldırım taşı döşenecek.Next year, this gravel road will be paved.
Biz balayımızda orada kaldık.We stayed there on our honeymoon.
Ayağını debriyajdan kaldır.Take your foot off the clutch.
Sadece bir gün kaldı.There's only a day left.
Bir gün kaldı.There's a day left.
Tom başını kaldırmadı.Tom did not raise his head.
Tom bugün evden erken çıkmasına rağmen işe geç kaldı.Even though Tom left home early today, he was late for work.
Ellerinizi havaya kaldırın.Lift up your hands in the air.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kölelik 1865 yılına kadar kaldırılmadı.Slavery in the United States was not abolished until 1865.
Avrupa Birliği ölüm cezasını kaldırdı.The European Union has abolished the death penalty.
Otobüs geç kaldığı için uzun süre yağmurda beklemek zorunda kaldık.Since the bus was late, we had to wait in the rain a long time.
Bizimle buluşmak için dersi asmak zorunda kaldı.Tom had to cut the class in order to meet us.
Tom arabanın sahibine tazminat ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay damages to the owner of the car.
Bizim kontrolümüz ötesindeki koşullar nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.Due to circumstances beyond our control, we had to postpone the meeting.
Afrika'da kaç tane fil kaldı?How many elephants are left in Africa?
Tom, Mary'nin söylemek zorunda kaldığı hiçbir şeyi dinlemeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't listen to anything he had to say.
Ben işe çok geç kaldığım için kovuluyorum.I'm being fired because I've been late to work a lot.
2.30'a kadar kaldığını söylediğini düşündüm.I thought you said you were staying until 2:30.
Tom'un kaldırımdan aşağı bir bebek arabası ittiğini gördüm.I saw Tom pushing a stroller down the sidewalk.
Fırtınadan dolayı Boston'da burada mahsur kaldım.I'm stuck here in Boston because of the storm.
Tom silahını kaldırdı ve Mary'ye doğrulttu.Tom raised his gun and pointed it at Mary.
Randevumu iptal etmek zorunda kaldığım için üzgünüm.I'm sorry I had to cancel my appointment.
Tom'un fazla ömrü kaldığını sanmıyoruz.We don't expect Tom to live much longer.
Üzgünüm, randevumuzu iptal etmek zorunda kaldım.I'm sorry I had to cancel our date.
Dolapta ne kaldığını merak ediyorum.I wonder what's left in the fridge.
Tom kaldırımda bir şey gördü.Tom saw something on the sidewalk.
Tom tüm öğleden sonra evde kaldı.Tom stayed at home all afternoon.
Tom dün bir sınava girmek zorunda kaldı.Tom had to take a test yesterday.
Neden geç kaldığını bilmek istiyorum.I want to know why you were late.
Ben aslında bir toplantıya geç kaldım.I'm actually late for a meeting.
Tom Mary'nin neden geç kaldığını merak ediyordu.Tom wondered why Mary was late.
Tom bütün gün odasında kaldı.Tom stayed in his room all day.
Tom kaldırım boyunca yürüdü.Tom walked along the sidewalk.
Yaklaşık üç gün geç kaldın.You're about three days late.
Otuz dakikan kaldı.You have thirty minutes left.
Tom kaldırımdan aşağı indi.Tom walked down the sidewalk.
Otobüsün neden geç kaldığını merak ediyorum.I wonder why the bus is late.
Bir randevu için geç kaldım.I'm late for an appointment.
Ne yazık ki Tom gitmek zorunda kaldı.I'm afraid Tom had to leave.
İlgili Sayfalar