kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Otuz dakika geç kaldın.You're thirty minutes late.
Biraz zamanımız kaldı.We have a little time left.
Tom Mary'nin kaldırıma yanaşmasını söyledi.Tom told Mary to pull over.
Üzgünüm, onu yapmak zorunda kaldım.I'm sorry I had to do that.
Kaldığına çok sevindim.I'm so glad you're staying.
Ne yazık ki çok geç kaldın.I'm afraid you're too late.
Neden derse geç kaldın?Why are you late to class?
Neden derse geç kaldınız?Why are you late to class?
Tom'un neden geç kaldığını merak ediyorum.I wonder why Tom was late.
Dansa geç kaldık.We're late for the dance.
Boston'da burada sıkışıp kaldım.I'm stuck here in Boston.
Gene geç kaldım, değil mi?I'm late again, aren't I?
Tom derse geç kaldı.Tom was late for class.
Tom telefonunu ortadan kaldırdı.Tom put his phone away.
Geç kaldığım için üzgün değilim.I'm not sorry I'm late.
Uçak neden geç kaldı?Why is the plane late?
Tom işe geç kaldı.Tom was late for work.
Tom arabasında kaldı.Tom stayed in his car.
Pratik için geç kaldım.I'm late for practice.
Boston'a gitmek zorunda kaldım.I had to go to Boston.
Geç kaldığımız için üzgünüm.I'm sorry we're late.
Üzgünüm ben geç kaldım.I'm sorry I was late.
Bir saat geç kaldın.You're an hour late.
Akşam yemeğine geç kaldım.I'm late for dinner.
Ben çakılı kaldım.I'm stuck in a rut.
Ben öğle yemeği için geç kaldım.I'm late for lunch.
Derse geç kaldım.I'm late for class.
Biz bir parça geç kaldık.We're a bit late.
Ben biraz geç kaldım.I'm a bit late.
Ben çok geç kaldım.I was too late.
Sen hayatta kaldın.You survived.
Siz hayatta kaldınız.You survived.
Onlar bu düzenlemelerin çoğunu kaldırmayı planlıyorlar.They plan to do away with most of these regulations.
Mucize eseri olarak hayatta kaldı.He miraculously survived.
Bush diğer ülkeleri ortadan kaldırmak için askeri birlikleri göndermedi.Bush didn't send troops to annihilate other countries.
Arabam bozulduğu için oraya yürümek zorunda kaldım.I had to walk there because my car broke down.
Bu kaldırım caddenin karşısındakinden daha dar.This sidewalk is a lot narrower than the one across the road.
Tom direksiyon başında uyuya kaldı ve bir sokak lambasına çarptı.Tom fell asleep at the wheel and hit a street lamp.
Evde kaldım bu yüzden dinlenebildim.I stayed home so I could rest.
Geç kaldım, değil mi?I was late, right?
Kaldığım otel pis.The hotel that I stay in is dirty.
Tom ve Mary birbirlerini sevmemelerine rağmen evli kaldı.Tom and Mary stayed married even though they didn't like each other.
Sen hapishanedeydin bu yüzden çocuklarımızı kendim büyütmek zorunda kaldım.You were in prison, so I had to raise our children by myself.
Mary süpermarkete giderken Tom arabada kaldı.Tom remained in the car while Mary went into the supermarket.
Tom Mary'yi kaldırdı ve sandalyesine koydu.Tom picked Mary up and put her in her highchair.
Tom neden geç kaldığını kesinlikle bana söylemez.Tom won't tell me exactly why he was late.
Tom Mary ile konuşurken kaldırımda durdu.Tom stood on the sidewalk talking to Mary.
Tom, yağmur yağdığı için evde kaldı.Tom stayed at home because it was raining.
Tom bu otelde üç hafta kaldı.Tom stayed at this hotel for three weeks.
Tom üç hafta bu otelde kaldı.Tom stayed at this hotel for three weeks.
Hepimiz,neden geç kaldığın konusunda endişeliyiz.We were all wondering why you were late.
Tom bir soru sormak için elini kaldırdı.Tom raised his hand to ask a question.
Tom takvimi duvardan kaldırdı.Tom took the calendar off the wall.
Tom ekim ayına kadar Boston'da kaldı.Tom stayed in Boston until October.
Tom ve Mary iyi arkadaşlar olarak kaldılar.Tom and Mary remained good friends.
Tom çiçek aranjmanına hayran kaldı.Tom admired the flower arrangement.
Tom çiçek düzenlemesine hayran kaldı.Tom admired the flower arrangement.
Tom dışarıda verendada kaldı.Tom remained outside on the porch.
Sadece üç dakikan kaldı.You have only three minutes left.
Tom bütün hafta evde kalmak zorunda kaldı.Tom had to stay at home all week.
İlgili Sayfalar