kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin niçin geç kaldığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary was late.
Tom Mary'nin valizini kaldıramadı.Tom couldn't lift Mary's suitcase.
Tom Mary ile dışarı çıkma fikrini değiştirdi ve evde kaldı.Tom changed his mind about going out with Mary and stayed home.
Tom Mary'ye neden geç kaldığını sordu.Tom asked Mary why she was late.
Tom Mary'ye geç kaldığı için özür diledi.Tom apologized to Mary for being late.
Tom ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.Tom and Mary admired the scenery as they held hands.
Tom evinin önünde kaldırımda vuruldu.Tom was gunned down on the sidewalk in front of his house.
Tom geç kaldığı için kendine kızmıştı.Tom was angry with himself for being late.
Tom yaya geçidinden geçmediği için ceza ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a fine for jaywalking.
Tom Mary'ye bütün gece boyunca dışarda kaldığı için fırça attı.Tom chewed Mary out for staying out all night long.
Tom bütün gün güneşte kaldıktan sonra, burnunda güneş yanığı vardı.After all day in the sun, Tom had a sunburned nose.
Tom biraz züğürt kaldı.Tom is a bit strapped for money.
Tom işe geç kaldığı için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss getting to work late.
O sadece Çizmeli Kedi görüntüsünü kullanmak zorunda kaldı. Ben onun sadık uşağıydım.She just had to use her Puss-In-Boots look and I was her devoted servant.
Onlar bütün gece odada benimle kaldılar.They stayed with me in the room all night.
Tom Mary'nin niçin o kadar geç kaldığını merak etti.Tom wondered why Mary was so late.
Tom Yaz boyu Boston'da kaldı.Tom stayed in Boston for the summer.
Tom Mary'nin nasıl zayıf kaldığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know how Mary stays so thin.
Tom ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to split.
Tom tüm yaşamı boyunca bekar kaldı.Tom remained unmarried all his life.
Tom Mary'nin cesaretine gerçekten hayran kaldı.Tom really admired Mary's courage.
Tom Mary'nin nerede kaldığını biliyor.Tom knows where Mary is staying.
Tom sadece işleri olduğu gibi kabul etmek zorunda kaldı.Tom just had to accept things the way they were.
Tom üç hafta boyunca hastanede kalmak zorunda kaldı.Tom had to stay in the hospital for three weeks.
Tom otobüsü yakalamak için koşmak zorunda kaldı.Tom had to run to catch the bus.
Tom bir iş için koşmak zorunda kaldı.Tom had to run an errand.
Tom hastaneye gitmek zorunda kaldı.Tom had to go to the hospital.
Tom Boston'a geri dönmek zorunda kaldı.Tom had to go back to Boston.
Tom geldiği yoldan geri dönmek zorunda kaldı.Tom had to go back the way he'd come.
Tom bir kolera aşısı yaptırmak zorunda kaldı.Tom had to get a cholera shot.
Tom Mary'nin haklı olduğunu kabul etmek zorunda kaldı.Tom had to admit that Mary was right.
Tom bir trafik sıkışıklığında saplanıp kaldı.Tom got stuck in a traffic jam.
Tom, yurdunun dışında kilitli kaldı.Tom got locked out of his dormitory.
Tom niçin geç kaldığını açıklaması gerektiğini hissetti.Tom felt that he needed to explain why he was late.
Tom neden geç kaldığını açıkladı.Tom explained why he was late.
Tom yardım etmek için bir parmağını kaldırmadı.Tom didn't lift a finger to help.
Tom son kararı vermenin ona kaldığına karar verdi.Tom decided it was up to him to make the final decision.
Tom ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine inanıyor.Tom believes that the death penalty should be abolished.
Tom ve ailesi depremde hayatta kaldılar.Tom and his family survived the earthquake.
Tom'un nerede kaldığını biliyor musunuz?Do you know where Tom's staying?
O, saygı için şapkasını kaldırdı.He raised his hat in respect.
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda kaldım.I had to wait more than three hours.
Gitmek zorunda kaldım.I had to go.
İstemeyerek uyuşturucuyu almak zorunda kaldım.I was forced to take the drug against my will.
Zina suçu 1947'de kaldırılmıştı.The crime of adultery was abolished in 1947.
Ben bir süre yatakta kalmak zorunda kaldım.I had to stay in bed for a while.
Ne kadar zamandır orada kaldınız?How long did you stay there?
Tom geç saatlere kadar kaldı.Tom stayed up late.
Tom direksiyonda uyuya kaldı.Tom fell asleep at the wheel.
Tom sessiz kaldı.Tom remained silent.
Tom kuşkulu kaldı.Tom remained skeptical.
Tom bütün hayatı boyunca yalnız kaldı.Tom remained single his whole life.
Sır ünlü filozofun mezarında gömülü kaldı.The secret remained buried in the grave of the famous philosopher.
Tom ellerini kaldırdı.Tom raised his hands.
Tom elini kaldırdı.Tom raised his hand.
Tom uyuya kaldı.Tom overslept.
Tom her şey için kendisi ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay for everything himself.
Bir uçak kazasında hayatta kaldı.He survived a flight accident.
Bir karınca kendi ağırlığının 50 kat fazlasını kaldırabilir.An ant can lift more than 50 times its weight.
Tom şaka kaldıran biri.Tom is a good sport.
İlgili Sayfalar