kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Trafik ağırdı bu yüzden toplantıya geç kaldım.The traffic was heavy so I was late for the meeting.
Okul, üniformaları kaldırmalı.The school should do away with uniforms.
Hâlâ biraz ekmek kaldığını umuyorum.I hope there's still some bread left.
Annem hasta olduğu için okuldan sonra evde kaldım.Since my mother was sick, I stayed home from school.
O geç kaldı. 5.30'a kadar bekleyelim.He's late. Let's wait until 5h30.
Tom vizesinden uzun kaldı.Tom has overstayed his visa.
Ben onların ikisi arasında yazı tura atmak zorunda kaldım.I had to toss up between two of them.
Buraya geç kaldın, değil mi?You got here late, didn't you?
Ne kadar içmek zorunda kaldın?How much did you have to drink?
On ay uzak kaldıktan sonra eve geri döndü.He returned back home after being away for ten months.
Dersin sonuna kadar on dakika kaldı.10 minutes remained until the end of the lesson.
Dersin bitimine 10 dakika kaldı.10 minutes remained until the end of the lesson.
Annesi akşam yemeğine geç kaldığı için onu azarladı.Her mother scolded her for being late for supper.
O, oyuncaklarını kaldırdı.He put away his toys.
O gitti, bu yüzden Mary bu cümlede yalnız kaldı.He gone, Mary remained thus alone in this sentence.
Üç hafta boyunca evimde kaldı.He stayed at my place for three weeks.
O açlıktan öldüğü için suç işlemek zorunda kaldı.He had to commit crime because he was starving.
Sosyal hizmetleri aramak zorunda kaldık. Bu apaçık bir çocuk ihmali olayıydı.We had to call in social services. This was obviously a case of child neglect.
Geç kaldık. Gitme zamanı.We're late. It's time to leave.
İstifa etmek zorunda kaldım.I had to resign.
Yukarıdaki cümleleri etiketleyen etiketleri kaldıracağım.I will remove the labels tagging the above sentences.
Yukarıdaki cümlelerden etiketleri kaldıracağım.I'll remove the labels from the above sentences.
O, ölüm cezasının kaldırılmasını savundu.He advocated abolishing the death penalty.
O evlendiği için sekreterinin gitmesine izin vermek zorunda kaldı.He had to let his secretary go because she got married.
John Mary'yi ayağa kaldırdı.John made Mary stand up.
Sağlığını korumak için sigara içmekten vazgeçmek zorunda kaldı.He had to give up smoking to protect his health.
O, kutuyu kaldırmaya çalıştı fakat bunu yapmayı imkansız buldu.She tried to lift the box, but found it impossible to do.
Kötü havadan dolayı uçak geç kaldı.The plane was late because of bad weather.
Uçak kötü hava yüzünden geç kaldı.The plane was late due to bad weather.
Kasabada en pahalı otelde kaldık.We stayed at the most expensive hotel in town.
Biz uçaklarımız vardı ama onları satmak zorunda kaldık.We used to have airplanes, but we had to sell them.
Avrupa'da köleliğin kaldırılması, sonunda Amerikan anakarasına ulaştı.The abolition of slavery in Europe eventually reached the American continent.
Mary ve ben yıllardır iyi arkadaş olarak kaldık.Mary and I remained good friends for years.
Bay Tanabe işsiz kaldı.Mr Tanabe became unemployed.
Genç kız sessiz kaldı.The young girl remained silent.
Beş yüz asker kente gönderildi ve onların yarısından daha azı hayatta kaldı.Five hundred soldiers were sent to the city, and less than half of them survived.
Hobim ağırlık kaldırmak.My hobby is weight lifting.
Geç kaldım çünkü derslerin daha sonra başlayacağından emindim.I was late because I was sure that the lessons started later.
Fırtınadan dolayı evde kalmak zorunda kaldık.We had to stay home because of the storm.
Paris'te güzel bir küçük otelde kaldık.We stayed in a lovely little hotel in Paris.
Yedi dikiş atmak zorunda kaldım.I had to get seven stitches.
Sanırım çok geç kaldık.I think we're too late.
Fiziğe Fransız kaldım.Physics is Greek to me.
Otobüs geç kaldığı için, bir taksiye bindim.Since the bus was late, I took a taxi.
Otobüs geç kaldığı için taksiye bindim.I took a taxi because the bus was late.
Çok soğuktu, bu yüzden evde kaldılar.It was very cold, so they stayed at home.
Hava çok soğuk olduğu için evde kaldık.We stayed at home because it was very cold.
Hava çok soğuktu, bu yüzden evde kaldık.It was very cold, so we stayed at home.
Taksi olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.Since there were no taxis, I had to walk.
Taksi olmadığı için yürümek zorunda kaldım.I had to walk because there were no taxis.
Trafik kazası yüzünden randevuya geç kaldı.He was late to the appointment due to a traffic accident.
Ben planı değiştirmek zorunda kaldım.I had to change the plan.
Hafif ateşim olduğu için, yatakta kaldım.Since I had a slight fever, I stayed in bed.
Yukarı kaldırıldığımı hissettim.I felt myself being lifted up.
Hasta hissettiği için, yatakta kaldı.Since he was feeling sick, he stayed in bed.
Kendini iyi hissetmediği için yatakta kaldı.He stayed in bed because he wasn't feeling well.
Hasta hissettiği için okuldan sonra evde kaldı.Since he was feeling sick, he stayed home from school.
O, iyi hissetmediği için okuldan dönüşte evde kaldı.He stayed home from school because he wasn't feeling well.
Anahtarı unutup kapıda kaldım.I locked myself out of my apartment.
Galaksinin Yay ve Perse takım yıldızı bölümleri binlerce yıl keşfedilmemiş olarak kaldı.The Sagittarius and Perseus Arms of the galaxy remained unexplored for thousands of years.
İlgili Sayfalar