kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Babam dün hastaneye kaldırıldı.Father was sent to the hospital yesterday.
Borcu silmek zorunda kaldık.We had to write off the debt.
Kaldırımda bozuk para buldum.I found a coin on the sidewalk.
Kaldırımda bir şemsiye vardı.There was a sunshade over the sidewalk.
Kaldırım dökülen yapraklarla kaplıydı.The sidewalk was covered with fallen leaves.
Annem bana bulaşıkları kaldırmamı söyledi.Mother told me to put away the dishes.
Annesi kızına bu oyuncakları ortadan kaldırmasını söyledi.The mother told her daughter to put those toys away.
Paketi kaldırmama yardım et.Help me lift the package.
Biz şiddeti ortadan kaldırmalıyız.We must do away with violence.
Arkadaşlarım sarhoş olana kadar içmişti ki onları eve götürmek zorunda kaldım.My friends were so boozed up that I had to drive them home.
İlaveten 5 dolar ödemek zorunda kaldım.I had to pay 5 dollars in addition.
Ben yaz boyunca amcamın evinde kaldım.I stayed at my uncle's during the summer.
Uyuyakaldım ve okula geç kaldım.I overslept and was late for school.
Lezzetli yemekten memnun kaldık.We were satisfied with the delicious food.
Uyuşturucu trafiğini, kök ve dalları ortadan kaldırmalıyız.We must eradicate the drug traffic, root and branch.
Işık söndü ve biz karanlıkta kaldık.The light went out and we were left in the dark.
Ben bir ağacın altına sığınmak zorunda kaldım.I had to take shelter under a tree.
Ben gece sisine maruz kaldığımdan soğuk aldım.I caught cold from exposure to the night fog.
Ben, randevuya geç kaldım.I was late for the appointment.
Arkadaşlarına ayak uydurmadığı için, o sonunda geride kaldı.Unable to keep up with his friends, he fell behind at last.
Arkadaşımın gelmesini çok uzun süre beklemek zorunda kaldığımda huzursuz hissediyorum.I feel restless when I have to wait too long for my friend to show up.
Yolcular bir deniz kenarı otelinde kaldılar.The travelers stayed at a seaside hotel.
Turistler şafaktan önce şehri terk etmek zorunda kaldı.The tourists had to leave the town before dawn.
Tren olmadığı için, tüm yolu yürümek zorunda kaldık.There being no train, we had to walk all the way.
Tren geç vardığı için onlar programını değiştirmek zorunda kaldılar.They had to change their schedule because the train arrived late.
Tren bugün on dakika geç kaldı.The train is ten minutes behind today.
Tren, demiryolu kazası yüzünden kaldırıldı.The train was held up because of the railroad accident.
Konuşma üçe kadar sürüncemede kaldı.The talk dragged on till three o'clock.
Konuşmadan önce lütfen elini kaldır.Please raise your hand before you speak.
Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.Hey, there's no time left till the deadline, you know? Stop hanging around in a daze!
"Günaydın. Bugün biraz geç kaldın, değil mi?" "Evet, biraz sorunla karşılaştım.""Good morning. You're a bit late today, aren't you?" "Yes, I ran into a bit of trouble."
Önce çapakları kaldırın.First, remove the burrs.
Trafikten dolayı geç kaldım.I was late because of the traffic.
10.30 trenine bindim. Ancak o on dakika geç kaldı.I took the 10:30 train. However, it was ten minutes late.
Onun teklifini geri çevirmek zorunda kaldım.I had to decline his offer.
Köyde en fazla 20 kişi kaldı.There remained no more than 20 people in the village.
Savaş kimin haklı olduğuna belirlemez- sadece kimin kaldığını.War does not determine who is right — only who is left.
O çoğu zaman okula geç kaldı.She was often late for school.
Hastalık nedeniyle, sigarayı bırakmak zorunda kaldı.Due to illness, he had to give up smoking.
Geç kaldın, değil mi?You were late, weren't you?
Paris'te ucuz bir otelde kaldım.In Paris, I stayed at an inexpensive hotel.
Londra'da iki hafta kaldık.We stayed in London for a fortnight.
Çok fazla ağırlık kaldırırken kolunu incitti.He hurt his arm lifting so much weight.
Ben formu imzalamak zorunda kaldım.I was forced to sign the form.
Ben treni yakalamak için gerçekten koşmak zorunda kaldım.I really had to run for it to catch the train.
Kate hafta sonu İzu'da kaldı.Kate stayed in Izu for the weekend.
Elini kaldır.Raise your hand.
Çok yavaş yürüdüğü için geride kaldı.She remained behind because she was walking very slowly.
Geç kaldığım için özür dilerim. Fazla uyudum.Sorry I'm late. I overslept.
Binlerce aile evsiz kaldı.Thousands of families were left homeless.
Sivrisinekler içeri girmesin diye pencereleri kapatmak zorunda kaldık.We had to close the windows so that the mosquitoes wouldn't come in.
Biz Dorchester'de kaldık.We stayed at the Dorchester.
Tren bugün 10 dakika geç kaldı.The train is 10 minutes late today.
Sık sık olduğu gibi, Mike, bu öğleden sonra toplantı için geç kaldı.As is often the case, Mike was late for the meeting this afternoon.
Biz yağmur nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.We had to postpone the gathering because of rain.
Geçen gece sana bahsettiğim Fin arpçıdan hamile kaldım.I got pregnant from the Finnish harpist that I told you about last night.
Bende sadece bir tane kaldı.I've only got one left.
Sınavdan kaldı çünkü yeterince çalışmamıştı.He failed the exam because he had not studied enough.
Hükümet, dış politikasında değişiklikler yapmak zorunda kaldı.The government was obliged to make changes in its foreign policy.
Görünüşe göre, otobüs geç kaldı.Apparently, the bus is late.
İlgili Sayfalar