Ana içeriğe geç
Sözlük

kaldı ki ile cümle

kaldı ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kaldı ki, katılıyorum.Other than that, I agree.
Tom o kadar nefessiz kaldı ki zorla nefes alabiliyordu.Tom was so out of breath that he could hardly speak.
Kaldı ki Madonna gibi bir dünya starını örnek almak çok normal.Besides, it's very normal to be inspired by a world star like Madonna.
Kaldı ki, yaptığı hesap da yanlıştır. ...Whoever made that assertion is wrong.
Yapacak ne kaldı ki?Is there more you can do?
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?How much less shall I answer him, And choose my words to argue with him?
RAB, ölüm ve yıkım diyarında olup biteni bilir, Nerde kaldı ki insanın yüreği!Sheol and Abaddon are before Yahweh-- how much more then the hearts of the children of men!
Kaldı ki, Allah yaptıklarınızdan haberdardır."Surely God is well aware of what you do.
Kaldı ki, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Surely God is well aware of what you do.
Kaldı ki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah ne yaparsanız hepsinden haberdardır.To God belong the heavens and the earth, and God is aware of all you do.
Kaldı ki Siz Allah'tan, onların ümid edemeyecekleri birçok şeyleri umuyorsunuz.But while you have hope (of success) from God, they have none.
Kaldı ki ona gereği gibi de riâyet etmediler.But they did not observe it with its due observance.
Kaldı ki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır.And to Allah belongs the inheritance of the heavens and the earth.
Kaldı ki, onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar."And their people are subject to us!"
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.Zu diesem Zeitpunkt war Catherine bereits schwanger.
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.Poco después, Helen se queda embarazada.
Kaldı ki Nankin şehrinde Japon işgalı sırasında 200.000 Çinlinin katledildiği tahmin edilmektedir.Estima-se que 200 mil chineses foram massacrados apenas na cidade de Nanquim durante a ocupação japonesa.
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.Catherine blijkt inderdaad zwanger te zijn.
Kaldı ki onlardan kalan izler bugün bazı Dersim yer adlarında tespit edilebilmiştir.I niechaj będą słowa te, które przekazuję ci dzisiaj na sercu twoim!
Kaldı ki şimdi bağımsızlık hareketi de genişlemişti.В результаті процес набуття незалежності затягнувся.
Kaldı ki bugüne dek ayağımıza kadar gelen bir iki fırsatı da tepmiş bulunuyoruz.Тут було два каміни, один з яких зберігся до нашого часу.
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.Εκείνη την περίοδο, η Αικατερίνη δεν μπορούσε πλέον να μείνει έγκυος.
Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir.Αν και σύγχρονος αυτών των δύο, δεν έπαιξε ποτέ εναντίον τους σε σοβαρό ματς.
Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir.Khi đã chiến đấu thì nó không bao giờ bỏ chạy trước bất kỳ đối thủ nào, chiến đến chết mới thôi.
Kaldı ki şimdi bağımsızlık hareketi de genişlemişti.その後、独立運動はさらに活発になった。
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.V tom čase už Katarína nebola schopná podstúpiť ďalšie tehotenstvo.
Kaldı ki Nankin şehrinde Japon işgalı sırasında 200.000 Çinlinin katledildiği tahmin edilmektedir.Ocenjeno je bilo 200.000 kitajskih ljudi ubitih v mestu Nanjing med japonsko okupacijo.
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Ale Barzillai odpověděl králi: Jacíž jsou dnové věku mého, abych šel s králem do Jeruzaléma?
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Ale Barzillaj povedal kráľovi: Koľko je dní rokov môjho života, aby som išiel s kráľom hore do Jeruzalema?
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Barzilai, porém, respondeu ao rei: Quantos anos viverei ainda, para que suba com o rei a Jerusalém.
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Barzilaj pa reče kralju: Koliko je še dni življenja mojega, da bi šel s kraljem gori v Jeruzalem?
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Dar Barzilai a răspuns împăratului: ,,Cîţi ani voi mai trăi, ca să mă sui cu împăratul la Ierusalim?
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Il re disse a Barzillài: «Vieni con me; io provvederò al tuo sostentamento presso di me, a Gerusalemme»
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,I rzekł król do Barsylajego: Pójdź ze mną, a będę cię chował przy sobie w Jeruzalemie.
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,바르실래가 왕께 고하되 내 생명의 날이 얼마나 있삽관대 어찌 왕과 함께 예루살렘으로 올라가리이까
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Mais Barzillaï répondit au roi: Combien d`années vivrai-je encore, pour que je monte avec le roi à Jérusalem?
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,"Nee", antwoordde hij, "daar ben ik nu al te oud voor.
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Nhưng Bát-xi-lai thưa cùng vua rằng: Bây giờ tôi còn bao lâu ngày nữa, mà lại cùng vua đi lên Giê-ru-sa-lem?
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Pero Barzilai dijo al rey: --¿Cuántos años me quedarán de vida, para que yo suba con el rey a Jerusalén
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,А Верзелай каза на царя: Колко е числото на годините на живота ми та да отида с царя в Ерусалим?
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,Но Верзеллий отвечал царю: долго ли мне осталось жить, чтоб идти с царем в Иерусалим?
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,ויאמר ברזלי אל המלך כמה ימי שני חיי כי אעלה את המלך ירושלם׃
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,فقال برزلاي للملك كم ايام سني حياتي حتى اصعد مع الملك الى اورشليم.
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,巴 西 萊 對 王 說 、 我 在 世 的 年 日 還 能 有 多 少 、 使 我 與 王 同 上 耶 路 撒 冷 呢
Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,巴西 萊對 王說 、 我 在 世 的 年 日 還 能 有 多少 、 使 我 與王 同上 耶路撒冷 呢
Denklemin sol tarafında 2x^2 kaldı ki 3'ü çıkarmamızın amacı da buydu.좌변에서는 2x^2만 남겠네요 (사실 이것이 양변에서 3을 빼는 것의 요점입니다)
Denklemin sol tarafında 2x^2 kaldı ki 3'ü çıkarmamızın amacı da buydu.Do lado esquerdo sobra apenas: 2x ao quadrado. Esse era o objectivo de subtrair 3 aos dois membros.
Denklemin sol tarafında 2x^2 kaldı ki 3'ü çıkarmamızın amacı da buydu.Na levé straně zůstalo jenom 2x na druhou. To byl důvod, proč jsme od obou stran odečetli 3.
Denklemin sol tarafında 2x^2 kaldı ki 3'ü çıkarmamızın amacı da buydu.På vänstersidan blir det bara kvar 2 x-kvadrat. Det var hela poängen med att subtrahera 3 från båda sidorna.
Denklemin sol tarafında 2x^2 kaldı ki 3'ü çıkarmamızın amacı da buydu.يبقى لدينا في الجانب الايسر 2x^2، ذلك هو الهدف من طرح 3 من كلا الطرفين
Kaldı ki her yerden hatta kendi ağzınızdan bile Kolayca bulabilirsiniz.여러분의 입 안에도요.
Kaldı ki penguen sevimli olduğunu bilmiyor.A pingvin nem tud róla, hogy aranyos.
Kaldı ki biz sadece yıllık basit faizi bulduk, bu yıllık efektif faiz oranı bile değil.A obliczyliśmy prostą stopę procentową, mnożąc przez 26.
Kaldı ki biz sadece yıllık basit faizi bulduk, bu yıllık efektif faiz oranı bile değil.これは、実質の年利ではありません。 数学的に正確ではありません。
Kaldı ki penguen sevimli olduğunu bilmiyor.Chim cánh cụt không biết rằng nó dễ thương.
Kaldı ki penguen sevimli olduğunu bilmiyor.Denn Pinguine wissen nicht, dass sie süß sind.
Kaldı ki penguen sevimli olduğunu bilmiyor.De pinguïn weet niet dat hij lief oogt.
Kaldı ki penguen sevimli olduğunu bilmiyor.El pingüino no sabe que es adorable.
Kaldı ki penguen sevimli olduğunu bilmiyor.Il pinguino non sa di essere adorabile.
Kaldı ki penguen sevimli olduğunu bilmiyor.그리고 펭귄은 스스로 귀엽다고 생각하지 않습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod