Sami'nin kalbi hızla atmaya başladı.Sami's heart started racing.
Küfürlü dil, kötü bir kalbin işaretidir.The cursing tongue is an indication of a bad heart.
Kalbi eğitmeden zihni eğitmek hiç eğitim görmemektir.Educating the mind without educating the heart is no education at all.
Oh sevgili çocukluğum, bütün kalbimle senin için uzun zamandır bekliyorum!Oh my beloved childhood, I long for you with all my heart!
Mükemmel suç işleyelim: Ben senin kalbini çalacağım ve sen benimkini çalacaksın.Let's commit the perfect crime: I'll steal your heart, and you'll steal mine.
Tom kalbi kırılmış olmalı.Tom must be heartbroken.
Tom Mary'ye John'un kalbi kırıldığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John was heartbroken.
Tom kalbi kırık olmalı.Tom must've been heartbroken.
Tom Mary'ye kalbikırık olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was heartbroken.
Tom Mary'nin kalbi kırık olacağını düşündü.Tom thought Mary would be heartbroken.
Tom Mary'nin kalbi kırık olacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be heartbroken.
Tom kalbi kırık olduğunu söyledi.Tom said he's heartbroken.
Tom bütün kalbi ile Mary'yi severdi.Tom loved Mary with all his heart.
Kırık bir kalbin yaralarını sadece zaman iyileştirir.Only time cures the wounds of a broken heart.
Tom bana kalbi kırık olduğunu söyledi.Tom told me that he was heartbroken.
Tom kalbi kırık gibi görünüyordu.Tom looked like he was heartbroken.
Tom muhtemelen hala kalbi kırıktır.Tom is probably still heartbroken.
Sami kalbini İslam'a adamaya karar verdi.Sami decided to give his heart to Islam.
Mary Tom'un kalbi kırık olacağını düşündüğünü söyledi.Mary said she thought Tom would be heartbroken.
Tom, Mary'nin kalbi kırık olduğunu söyledi.Tom said that Mary was heartbroken.
Tom kalbi kırık olduğumu biliyordu.Tom knew that I was heartbroken.
Allah Sami'nin kalbini İslam'a ısındırdı.God opened Sami's heart to Islam.
Tom muhtemelen kalbi kırık olacak.Tom will probably be heartbroken.
Tom'un kalbini kırdın.You broke Tom's heart.
Tom'un kalbini kırmışsın.You broke Tom's heart.
Sami bir kez kafasından ve bir kez kalbinden vuruldu.Sami was shot once in the head and once in the heart.
Sami iki kez kalbinden vuruldu.Sami was shot twice in the heart.
İlişkiyi duyduğunda Sami'nin kalbi kırıldı.Sami was heartbroken when he heard about the affair.
Sami, Leyla'nın kalbini daha hızlı attırdı.Sami made Layla's heart beat faster.
Sami'nin kalbi yere çarptı.Sami's heart hit the floor.
Sami'nin kalbi küt küt atıyordu.Sami's heart was pounding.
Sami'nin kalbi dakikada 160 kez atıyordu.Sami's heart was beating 160 times a minute.
Sami'nin iyi bir kalbi vardı.Sami had a kind heart.
Onu bütün kalbimle diliyorum.I wish it wholeheartedly.
Tom'un taştan yapılmış bir kalbi var.Tom has a heart made of stone.
Tom bir aslanın kalbine sahiptir.Tom has the heart of a lion.
Sami'nin kalbi çok hızlı çarpıyordu.Sami's heart was beating super-fast.
Kuzenim, Paris'in kalbinde yaşıyor.My cousin lives in the heart of Paris.
Tom kalbi kırık, değil mi?Tom is heartbroken, isn't he?
Tom'un kalbimde her zaman özel bir yeri olacak.I'll always have a soft spot in my heart for Tom.
Tom daima kalbimde yaşayacak.Tom will forever live in my heart.
Kalbim başkasına ait.My heart belongs to another.
Sami'nin iyi bir kalbi var.Sami has a good heart.
Kalbi birden daha hızlı atmaya başlamıştı.His heart suddenly began to beat faster.
Korkudan kalbi küt küt atıyordu.Her heart beat quickly out of fear.
Bu işe kalbimi ve ruhumu verdim.I poured my heart and soul into this.
Kalbim evet, aklım hayır diyor.My heart says yes, but my mind says no.
Kalbimin bir köşesinde Tom'un haklı olduğunu biliyordum.Some part of me knew that Tom was right.
Elias'ın tereddüt ettiği anda Sandra onu öptü ve kalbini kazandı.At the precise moment when Elias hesitated, Sandra kissed him and won his heart.
Karl, Rima'nın kalbinin vücudundan çıktığını gördü.Karl saw Rima’s heart come out of her body.
Stefan'ın kalbi aslında güvendeydi.Stefan's heart was actually safely.
Biz yeni bir dünyayı burada, kalbimizde taşıyoruz.We carry a new world here, in our hearts.
Kalbim ağır, yirmi yaşındayım, fakat yakın arkadaşım yok ".My heart is heavy, I'm twenty, but I have no close friend".
"Rap'in kalbi onunla atıyor"."Rap'in kalbi onunla atıyor".
Jane gerçek bir iç dünyaya sahip, kalbi kırılmış.”Jane has a real interior world, she has her heart broken."
Eylül'de, yazdığım tüm şarkılar kalbinizde, söz!"In September, all of my songs will be yours, I promise!"
Bilge ve Tanrı korkusu olan biriydi, Yaratan'a tüm kalbiyle güveniyordu.He was a wise and God-fearing man, trusting in his Creator with all his heart.
Ondan sonra kalbinin erkeği ile evlenebilir.She may then marry the man of her heart.
"Biz çok uzaktayız fakat kalbimiz Fransa'daki akrabalarımız ve arkadaşlarımızla birlikte.He added, "We are far away but our hearts today with our families and friends in France.
Müzik kariyerine 1994 yılında Kırdın Kalbimi adlı albümüyle başladı.Müzik kariyerine 1994 yılında Kırdın Kalbimi adlı albümüyle başladı.