Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.내 물건을 만지는 마음을 못했다는 게 불쌍한 코키 때문에 너무 darned 유감
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Ero così dannatamente dispiace per il povero vecchio Corky che non avevo il coraggio di toccare la mia
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Ich war so verdammt leid für arme alte Corky, dass ich nicht das Herz hatte, auf meine Berührung Frühstück.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Ik was zo verdomd medelijden met arme, oude Corky dat ik niet had het hart op mijn aanraking ontbijt.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Jag var så förbaskat synd om stackars Corky att jag hade inte hjärta att röra min frukost.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Jeg var så stoppede ondt af stakkels gamle Corky at jeg ikke havde hjertet til at røre ved min morgenmad.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Olin niin darned pahoillani vanhaa Corky että minulla ei ollut sydäntä koskettaa minun aamiainen.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Tôi rất darned xin lỗi cho Corky cũ nghèo mà tôi đã không phải là trung tâm liên lạc của tôi bữa ăn sáng.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Ήμουν τόσο darned λύπη για φτωχή τον Kόρκι ότι δεν είχε την καρδιά να αγγίξει μου πρωινό.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Бях толкова мелодийките съжалявам за бедните стари Корки, че не бях на сърцето да ми пипай закуска.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Я був так штопала шкода бідного старого Корки, що я не серцем доторкнутися до моїх сніданок.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.Я был так штопала жаль бедного старого Корки, что я не сердцем прикоснуться к моим завтрак.
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.لقد كنت آسف لذلك مرتق لفليني القديمة الفقيرة التي لم أكن لمسة قلب بلادي
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.朝食。私はそれを自分自身を飲むためにJeevesを語った。
Ben birden ortaya çıktım diye çünkü senin, Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.Ce n'est pas parce que j'apparais comme ça subitement, que ton coeur va changer.
Ben birden ortaya çıktım diye çünkü senin, Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.Doar pentru ca am aparut dintr-o data in fata ta nu inseamna ca inima ta se va schimba
Ben birden ortaya çıktım diye çünkü senin, Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.Hanya karena aku tiba-tiba muncul di hadapanmu, bukan berarti hatimu tiba-tiba akan berubah.
Ben birden ortaya çıktım diye çünkü senin, Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.Không vì anh đột nhiên xuất hiện trước mặt em, mà trái tim em sẽ bỗng chốc thay đổi.
Ben birden ortaya çıktım diye çünkü senin, Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.Solo perchè sono apparso improvvisamente davanti a te, non significa che il tuo cuore cambi improvvisamente.
Ben birden ortaya çıktım diye çünkü senin, Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.Απλά επειδή ξαφνικά εμφανίστηκα εγώ μπροστά σου, δεν σημαίνει ότι και η καρδιά σου θα αλλάξει ξαφνικά.
Ben birden ortaya çıktım diye çünkü senin, Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.Просто то, что я появился перед тобой, не означает, что твоё сердце неожиданно поменяется в мою сторону.
Bence iletişim her şeyin kalbinde yatıyor. Açık olmak, oyun oynamamak, bütün bunlar iyidir.Communicatie is het hart van open zijn, geen spelletjes spelen, al van dit.
Bence iletişim her şeyin kalbinde yatıyor. Açık olmak, oyun oynamamak, bütün bunlar iyidir.Общаться нужно с открытым сердцем, а не играть в игрушки.
Bence iletişim her şeyin kalbinde yatıyor.Creo que la comunicación está en el corazón de las cosas.
Bence iletişim her şeyin kalbinde yatıyor.Je crois que la communication est au cœur des choses,
Bence iletişim her şeyin kalbinde yatıyor.Myslím, že komunikace je jádrem všech věcí.
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Als ich ein Kind war, habe ich mein Herz unter dem Bett versteckt, weil meine Mutter sagte:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Als kind verborg ik mijn hart onder het bed, want mama zei:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Amikor gyerek voltam, A szívemet az ágy alá rejtettem, mert anyum azt mondta,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Când eram copil, îmi ascundeam inima sub pat pentru că mama îmi spunea:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Cuando era niño, escondía mi corazón en la cama porque mi mamá decía,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Da jeg var barn, gemte jeg mit hjerte under sengen, fordi min mor sagde,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Když jsem byl dítě, schoval jsem své srdce pod postel, protože mi máma říkala:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Khi tôi còn nhỏ tôi thường giấu 'trái tim' mình dưới chiếc giường, bởi lẽ mẹ tôi từng nói
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Kiedy byłem chłopcem, chowałem serce pod łóżkiem, bo mama powtarzała mi
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:제가 어렸을 때, 저는 제 마음을 침대 아래에 꼭꼭 숨겨 두었습니다, 왜냐하면 어머니께서 이렇게 말씀하셨기 때문이죠.
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Ko sem bil majhen, sem svoje srce skril pod posteljo, ker mi je mama dejala:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Kun olin lapsi, piilotin sydämeni sängyn alle, koska äitini sanoi:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:När jag var liten, gömde jag mitt hjärta under sängen, för min mamma sade,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Quand j'étais enfant, je cachais mon cœur sous le lit, parce-que ma mère me disait,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Quando ero un ragazzino, nascondevo il mio cuore sotto al letto, perché mia madre diceva:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Quando eu era criança, Escondi o meu coração debaixo da cama, porque a minha mãe me disse:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Waktu aku masih kecil, kusembunyikan hatiku di kolong tempat tidur, karena kata ibuku,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Όταν ήμουν παιδί, έκρυβα την καρδιά μου κάτω από το κρεβάτι, γιατί η μητέρα μου , μου είπε
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Когато бях дете, си представях, че криех сърцето си под леглото, защото майка ми каза:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Когда я был ребёнком, я прятал своё сердце под кроватью, потому что моя мама сказала:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:כשהייתי ילד, הסתרתי את לבי מתחת למיטה, כי אימי אמרה,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:عندما كنت طفلا، خبأت قلبي تحت السرير، لأن والدتي قالت،
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:自分の心はベッドの下に隠していた 母がこう言ったから 「気をつけないと いつか 誰かに壊される」
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımDan zal ik hier nog steeds wachten tot dat de regen je hart op warmt
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımEstarei ainda aqui a esperar que a chuva te aqueça o coração
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımJa będę trwał, czekając na deszcz, który skradnie Twoje serce dla mnie.
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımJe serai toujours là à attendre que la pluie réchauffe ton cœur pour moi.
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağım난 여전히 여기서 나를 위한 당신의 마음이 따뜻해지게할 비를 기다릴거야
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımKu kan tetap berada disini menunggu datangnya hujan menghangatkan hatimu untukku
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımSkulle jag ändå vänta på att regnet värmde ditt hjärta för mig
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımVil jeg stadig være her; ventende på regnen til at varme dit hjerte for mig
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımWerde ich hier auf den Regen warten um dein Herz für mich zu wärmen
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımЯ ждал бы теплого дождя, который отогреет тебя.
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımאני עדיין אחכה כאן לגשם שיחמם את לבך בשבילי