Şimdi diğer bir dağıtım merkezi Londra'da. Geri kalanlar kuruluyorlar.Τώρα υπάρχει ακόμη ένα κέντρο στο Λονδίνο και τα υπόλοιπα είναι υπό κατασκευή.
Şimdi diğer bir dağıtım merkezi Londra'da. Geri kalanlar kuruluyorlar.Второй — в Лондоне, а остальные готовятся к запуску.
Şimdi diğer bir dağıtım merkezi Londra'da. Geri kalanlar kuruluyorlar.Сега има друг център в Лондон, а останалите се изграждат.
Şimdi diğer bir dağıtım merkezi Londra'da. Geri kalanlar kuruluyorlar.יש עכשיו מרכז נוסף בלונדון, והשאר
Şimdi diğer bir dağıtım merkezi Londra'da. Geri kalanlar kuruluyorlar.وهناك مركز آخر في لندن، الآن، وبقية
Şimdi diğer bir dağıtım merkezi Londra'da. Geri kalanlar kuruluyorlar.残りも開設中です いつかはデータを世界中に-
Şimdi elimde kalanlar , biraz nakit, şuraya yazayım, , 1 milyar $ nakit vardı. .Vše co nyní mám je trochu hotovosti, napíšu to, měl jsem 1 miliardu dolarů hotovosti. ...
Şimdi elimde kalanlar , biraz nakit, şuraya yazayım, , 1 milyar $ nakit vardı. .書いてみましょう。10億ドルのキャッシュを持っていました。 10億ドルの現金。 私はbとそこに書きます。
Şimdi seni özlüyorum ama fakat geçer. Artık seni sevmiyorum. Bizden kalanları kurtarmak istemiyorum.Ahora creerás que soy un cerdo claro... yo lo pensaría pero pronto habrás hecho tu vida al margen de mí
Siyonda, yani Yeruşalimde sağ kalanlara, ‹‹Yeruşalimde yaşıyor›› diye kaydedilenlere, ‹‹Kutsal›› denilecek."시온에 남아 있는 자, 예루살렘에 머물러 있는 자 곧 예루살렘에 있어 생존한 자 중 녹명된 모든 사람은 거룩하다 칭함을 얻으리니"
Siyonda, yani Yeruşalimde sağ kalanlara, ‹‹Yeruşalimde yaşıyor›› diye kaydedilenlere, ‹‹Kutsal›› denilecek.והיה הנשאר בציון והנותר בירושלם קדוש יאמר לו כל הכתוב לחיים בירושלם׃
Siyonda, yani Yeruşalimde sağ kalanlara, ‹‹Yeruşalimde yaşıyor›› diye kaydedilenlere, ‹‹Kutsal›› denilecek.ويكون ان الذي يبقى في صهيون والذي يترك في اورشليم يسمى قدوسا. كل من كتب للحياة في اورشليم.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››A kívülvalókat pedig majd az Isten ítéli meg. Vessétek ki azért a gonoszt magatok közül.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Ale tych, którzy są obcymi, Bóg sądzi. Przetoż uprzątnijcie tego złośnika z pośrodku samych siebie.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››A tých, ktorí sú vonku, súdi Bôh. Vylúčte toho zlého sami zpomedzi seba!
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Cît despre cei de afară, îi judecă Dumnezeu. Daţi afară dar din mijlocul vostru pe răul acela.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Còn như kẻ ở ngoài , thì Ðức_Chúa_Trời sẽ đoán xét họ . Hãy trừ_bỏ kẻ gian_ác khỏi anh_em .
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Còn như kẻ ở ngoài, thì Ðức Chúa Trời sẽ đoán xét họ. Hãy trừ bỏ kẻ gian ác khỏi anh em.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››dem som äro utanför skall Gud döma. »I skolen driva ut ifrån eder den som är ond.»
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Gott aber wird, die draußen sind, richten. Tut von euch selbst hinaus, wer da böse ist.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Kateri so pa zunaj, tiste bo sodil Bog. Odpravite hudobnika izmed sebe!
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››외인들은 하나님이 판단하시려니와 이 악한 사람은 너희 중에서 내어 쫓으라
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Mas Deus julga os que estão de fora. Tirai esse iníquo do meio de vós.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››men dem som er utenfor, skal Gud dømme. Støt da den onde ut fra eder!
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Men dem udenfor skal Gud dømme.Bortskaffer den onde fra eder selv!
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Mutta ulkopuolella olevat tuomitsee Jumala. "Poistakaa keskuudestanne se, joka on paha."
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Pour ceux du dehors, Dieu les juge. Otez le méchant du milieu de vous.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Pues a los que están afuera Dios los juzgará. Pero quitad al malvado de entre vosotros
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Quelli di fuori li giudicherà Dio. Togliete il malvagio di mezzo a voi
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Ty pak, kteříž jsou vně, Bůh soudí. Vyvrztež tedy toho zlého sami z sebe.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Τους δε εξω ο Θεος θελει κρινει. Οθεν εκβαλετε τον κακον εκ μεσου υμων.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Внешних же судит Бог. Итак, извергните развращенного из среды вас.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››Тих же, що осторонь. Бог судить. То ж вилучте лукавого з між себе.
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››ואשר בחוץ האלהים ישפטם ואתם תבערו את הרע מקרבכם׃
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››اما الذين من خارج فالله يدينهم. فاعزلوا الخبيث من بينكم
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››至 於 外 人 有 神 審 判 他 們 . 你 們 應 當 把 那 惡 人 從 你 們 中 間 趕 出 去
Topluluğun dışında kalanları Tanrı yargılar. ‹‹Kötü adamı aranızdan kovun!››至於 外人 有神 審判 他們 . 你 們應當 把 那 惡 人從 你 們中間趕 出去
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?Ce se va întâmpla cu cei lăsaţi în urmă?
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?Co się stanie z tymi pozostawionymi z tyłu?
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?Een meer algemene vraag voor onze maatschappij is: wat gaat er gebeuren met al de anderen die achterblijven?
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?사회적으로 보다 포괄적인 질문을 하자면, 모든 휴식 이후, 무엇을 남겼고 어떤 일이 일어날 예정입니까?
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?Og et mere generelt spørgsmål for vores samfund er, hvad skal der ske med resten der bliver efterladt?
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?Una domanda ancora più generica per la nostra società è, Cosa succederà a tutti quelli che rimangono indietro?
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?А още по-общ въпрос за нашето общество е, какво ще се случи с всички останали, които са изостанали?
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?И более общий вопрос для нашего общества, что произойдёт с остальными, оставленными позади?
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?מה הולך לקרות לכל השאר שנשארים מאחור? מה יקרה לכל הילדים כמוני שהיו בבי"ס --
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?والسؤال الأكثر عموما للمجتمع هو، ما الذي سيحدث لكل البقية الذين سيتركون؟
Toplumumuz için daha önemli bir soru da, geride kalanlara ne olacak?学校でつまずいた人々はどうなるのか? 自分のように学校に通った子供達です
Trajan Forumu'ndan kalanlara baktığımızda, bir sütuna ait olduğu bariz olan büyük mermer parçaları görüyoruz.Dívám se na pozůstatky Trajánova fóra, vidím velké úlomky mramoru, které zjevně patřily ke sloupu.
Trajan Forumu'ndan kalanlara baktığımızda, bir sütuna ait olduğu bariz olan büyük mermer parçaları görüyoruz.Patrząc na pozostałości Forum Trajan, widzę olbrzymie marmurowe bloki, które są częściami kolumn.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.El resto, de carácter histórico.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Al de rest was historisch.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Alle restlichen handelten von historischer Sklaverei.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Az összes többi történelmi jellegű volt.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Dan sisanya adalah sejarah.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.나머지는 역사적인 자료였구요.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Per il resto si trattava di cose storiche.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Tất cả các bài khác là ở trong quá khứ.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Tout le reste était historique.
Tüm geri kalanlarının hepsi tarihsel anlamını içeriyordu.Όλα τα υπόλοιπα ήταν ιστορικού τύπου.