Bu iş yerinde, geç kalanlar için sert ve hızlı kurallar var.The company has hard and fast rules against lateness.
Şunlar öğle yemeğinden kalanlar.Those are the leftovers from lunch.
Kalanları atsan iyi olur.You had better throw away leftovers.
Orada burada hayatta kalanları araştırdılar.They searched here and there looking for survivors.
Onlar geri kalanlardan çok farklı değil.They are not very different from anybody else.
Geri kalanları alabilirsin.You can have the rest.
Kalanları alabilirsiniz.You can have the rest.
Tom ve Mary tek hayatta kalanlar.Tom and Mary are the only survivors.
Geç kalanlar için bir ceza düşünülüyor mu?Is a punishment for latecomers being considered?
Onlar sağ kalanları buldu.They've found survivors.
Tom depremden hayatta kalanlara yardım etmek için Kızıl haça para bağışladı.Tom donated money to the Red Cross to help survivors of the earthquake.
Tom hayatta kalanlardan biriydi.Tom was one of the survivors.
O, akşamdan kalanlar için iyi bir tedavidir.It's a good cure for hangovers.
111 no'lu uçuşta hayatta kalanlardan biri misin?Are you one of the survivors of flight 111?
Hayatta kalanları arıyoruz.We're looking for survivors.
Bu, bende kalanların hepsi.This is all I've got left.
Hayatta kalanları bulmak için büyük bir arama vardı.There was a massive search to find any survivors.
Askerler ve hayatta kalanlar helikoptere bindi ve adadan ayrıldı.The soldiers and the survivors boarded the helicopter and left the island.
Hayatta kalanlar açlıktan ölmek üzereyken bir adada bulundu.The survivors were found on an island, dying of starvation.
Neyseki Tom hayatta kalanlar arasındaydı.Luckily, Tom was among the survivors.
Bütün hayatta kalanları öldür.Kill all the survivors.
Burada geri kalanlarımızdan daha gençsin.You're younger than the rest of us here.
"Gençler ve her daim genç kalanlar"."Gençler ve her daim genç kalanlar".
Kalanlar ise kendi ülkelerine gönderildiler.The remainder were repatriated to their own countries.
Hayatta kalanların büyük çoğunluğu 1947-1951'de İsrail'e göç etti.The vast majority of survivors migrated to Israel in 1947-1951.
1997'de kayboldu ve 2007'de kendisinden kalanlar bulundu.) 1996 Joseph Burrows, Illinois.His remains were found in 2007.) 1996 Joseph Burrows, Illinois.
Geriye kalanlar kamyonlar ile donatılmıştı.The rest were equipped with trucks.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.After the remains were examined, they were returned to the church in plastic bags.
Hayatta kalanlar hapsedildi.The survivors were imprisoned.
Argus isimli bu gemi iki saat sonra geri dönmüş ve hayatta kalanları kurtarmıştı.The ship Argus reappeared two hours later and rescued those who remained.
Her bölgedeki 9 kulüp yükseldi, geri kalanlar ise amatör statüye yükseldi.Nine clubs from each zones were promoted, the rest attained status of amateurs.
Lecter bunun üzerine kız kardeşinden geriye kalanları bulmak için Litvanya'ya gider.Lecter returns to Lithuania in search of his sister's remains.
Mektupların bir kısmı 1906'da ve 1913'te, kalanların çoğu ise 1914'te yayımlanmıştır.A few appeared in 1906 and 1913; the majority were published in 1914.
Sulu kar dışarıda kalanları etkiledi ve herkes "soğuktan çok acı çekti".A shower of sleet soaked those outside and everyone "suffered greatly from the cold".
Bristol-Myers ve Squibb 1989 yılında, nominal hayatta kalanlar olarak Bristol-Myers ile birleşti.Bristol-Myers and Squibb merged in 1989, with Bristol-Myers as the nominal survivor.
Kalanları da normal bir hayat yaşamaya devam eder.The rest went on to live normal lives.
Bir kısmı 1910'da, geri kalanlar (Bölüm 4 tamamlanmadı) 1922'de ölümünden sonra pasıldı.Part one of it was published in 1910, the rest (Part 4 unfinished) came out posthumously, in 1922.
Reich Şansölyesi ve Führerbunker'de kalanlar on ana gruba ayrıldı.Those left in the Reich Chancellery and Führerbunker were split up into ten main groups.
Patlamadan sonra birkaç süper vampir olan Turok-Han hayatta kalanlara saldırır.Following the explosion, several Turok-Han attack the survivors.
Bu uzun süre kalanlardan biri de Juanito'ydu."The only thing that kept me here was Juanita.
Tuna krallığı dağıldı ve kalanlar Balkanlar ve diğer yerlere yerleşti.The Danubian kingdom broke up and remnants settled in the Balkans and other places.
Geri kalanlar ise dönemin tarzına göre tekrar yazıldı.The remaining letters were often rewritten in accordance with the style of the day.
Eğer bazı köylüler miri terkederlerse, kalanlar daha yüksek vergi ödemek zorunda kalırdı.Had they proceeded immediately, residents would have faced higher tax rates.
Kalanlar Göktürk egemenliği altına girmiştir.Thereafter they were kept under Hochgesand's private ownership.
Geri kalanları ise bugün hala Deliorman yöresinde Alevî olarak hayatlarını sürdürmektedirler.Indeed, some would say the ignominious setbacks continue up to this day.
Bunu izleyen iç savaş cumhuriyetten kalanları da yok etti.The civil war that followed destroyed what was left of the Republic.
Bu durumlar hayatta kalanlar arasında %15 oranında görülebilir.These occur in about 15% of survivors.
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.The remains of the imperial forces withdrew behind the citadel walls of Luxembourg and Antwerp.
Kısacası, hayatta kalanlar olacaklardır.In short, survivors.
10.000 kişi ise düzenini bozmayan ve geriye kaçmayan başlıca hayatta kalanlar oldu.The 10,000 veteran troops who did not break and run were the major survivors.
Tarihi haber filmlerini izlemiş ve Goeth'i tanıyan Holoucaust'tan sağ kalanlarla görüşmüştür.He watched historic newsreels and talked to Holocaust survivors who knew Göth.
Direnişten sonra hayatta kalanlar geri döndüğünde 300 ila 400 kişi katledildi.When the survivors returned, between 300-400 people were massacred.
Hayatta kalanlar ise Simko'ın yanına sığındılar.Survivors took shelter to Simko Shikak.
ME'de de kalanları alt ettiler.Will I let the rest of the boys down?
Kalanları sahile geri dönerler.They return to the coast.
Roma'dan hayatta kalanlar kıyıdaki daha uygun alanlara, adalara ve dağlara çekildi.Roman survivors retreated to more favourable sites on the coast, islands and mountains.
Hayatta kalanlardan birine göre SS üyeleri insanların bacaklarına hedef alarak ateş ettiler.According to a survivor's account, the SS men then began shooting, aiming for their legs.
Yani Ovadya'ya göre Edom'un yargılanmasından sonra arta kalanlar olmayacak.So, according to Obadiah there will not remain even a remnant after Edom’s judgment.
Mürettebattan sağ kalanlar ise teslim olmuşlardı.Those who survived were driven into hiding.
Hayatta kalanlar, Treblinka toplama ve yok etme kampına gönderilmeye başlandı.All the rest were sent to the extermination camp Treblinka.