Böylece iki ADP ile kalacaksın.Έτσι μείναμε με 2 ADP. -
Böylece iki ADP ile kalacaksın.Значи остават две молекули АДФ. Значи остават две молекули АДФ.
Böylece iki ADP ile kalacaksın.І потім ми залишаємося із двома АДФ.
Böylece iki ADP ile kalacaksın.נכתוב את זה מאוד גדול. הנטו מתגובת הגליקוליזה הוא שני ATP.
Böylece iki ADP ile kalacaksın.حتى ذلك الحين كنت تركت مع ADPs اثنين.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.A occhio e croce, gli abitanti dei bassifondi saranno coinvolti.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.Det lader til, at slummens beboere kan blive fanget midt i det her.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.Människorna i slummen kan råka hamna mitt i det här.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.Pelo rumo que as coisas tomam, a gente do bairro degradado vai ser apanhada no meio disto.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.Si las cosas siguen así, la gente de las barriadas quedara atrapada en medio de esto.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.Tätä menoa slummien asukkaat jäävät kaiken keskelle.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.Wygląda na to, że ucierpią ludzie ze slumsów.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.Όπως πάνε τα πράγματα οι φτωχογειτονιές θα βρεθούν στο επίκεντρο.
Böyle devam ederse, mahallelerdeki halk bu işin ortasında kalacak.Если так пойдёт и дальше, то пострадают люди из трущоб.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.(91:15) они и в старости плодовиты, сочны и свежи,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.(92:15) Ils portent encore des fruits dans la vieillesse, Ils sont pleins de sève et verdoyants,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Als zij eenmaal zijn geplant in het huis van de HERE, groeien zij dichtbij Hem op.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.ánták [õk] az Úrnak házában; a mi Istenünknek tornáczaiban virágzanak.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Aun en la vejez fructificarán. Estarán llenos de savia y frondosos
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Dầu đến buổi già bạc , họ sẽ còn sanh bông trái , Ðược thạnh mậu và xanh_tươi ,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Dầu đến buổi già bạc, họ sẽ còn sanh bông trái, Ðược thạnh mậu và xanh tươi,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.De er plantet i Herrens hus, de blomstrer i vår Guds forgårder.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Ei aduc roade şi la bătrîneţă, sînt plini de suc şi verzi,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.He ovat istutetut Herran huoneeseen, he viheriöitsevät meidän Jumalamme kartanoissa.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Ja, sådana äro planterade i HERRENS hus; de grönska i vår Guds gårdar.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.늙어도 결실하며 진액이 풍족하고 빛이 청청하여
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Na velhice ainda darão frutos, serão viçosos e florescentes,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.piantati nella casa del Signore, fioriranno negli atri del nostro Dio
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.pohon yang masih berbuah di masa tua, tetap hijau dan segar
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.selv grånende bærer de Frugt, er friske og fulde af Saft
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Štípení v domě Hospodinově v síňcích Boha našeho kvésti budou.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Tí, ktorí sú zasadení v dome Hospodinovom, budú kvitnúť vo dvoroch nášho Boha.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Und wenn sie gleich alt werden, werden sie dennoch blühen, fruchtbar und frisch sein,
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Wszczepieni w domu Pańskim, w sieniach Boga naszego zakwitną.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.θελουσι καρποφορει και εν αυτω τω βαθει γηρατι, θελουσιν εισθαι ακμαζοντες και ανθηροι
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.Ще бъдат плодоносни и в дълбока старост, Ще бъдат сочни и зелени;
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.עוד ינובון בשיבה דשנים ורעננים יהיו׃
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.ايضا يثمرون في الشيبة. يكونون دساما وخضرا
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.他 們 年 老 的 時 候 、 仍 要 結 果 子 . 要 滿 了 汁 漿 而 常 發 青
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.他 們 年老 的 時候 、 仍 要 結果子 . 要滿 了 汁漿 而 常發青
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Am încercat să pronosticăm care cadeți vor continua școala militară și care se vor retrage.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Cercammo di predire quali cadetti sarebbero rimasti nell'addestramento militare e quali si sarebbero ritirati.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Chúng tôi thử dự đoán xem học viên nào sẽ tiếp tục tham gia huấn luyện quân sự và ai sẽ bỏ cuộc.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Intentamos predecir qué cadetes permanecerían en el entrenamiento militar y quiénes se retirarían.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.어떤 사관 생도가 군사 훈련에 끝까지 남고 어떤 사관 생도가 자퇴할 것인가를 예측하려고 했습니다.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Megpróbáltuk megjósolni, melyik jelentkező képes végigcsinálni a kiképzést és ki az aki lemorzsolódik.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Nous avons essayé de prédire quels cadets poursuivraient leur formation militaire et lesquels abandonneraient.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Próbowaliśmy przewidzieć, którzy kadeci ukończą szkolenie, a którzy zrezygnują.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Skušali smo napovedati, kateri kadeti bodo ostali na vojaškem usposabljanju in kateri ga bodo opustili.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Snažili jsme se předpovědět, kteří kadeti ve vojenském výcviku zůstanou a kteří naopak vypadnou.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Snažili sme sa predpovedať, ktorí kadeti vo vojenskom výcviku zostanú a ktorí vypadnú.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Vi prøvede at forudsige, hvilke rekrutter ville blive i militærtræning, og hvilke ville droppe ud.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.We probeerden te voorspellen welke kadetten de militaire trainingen zouden afmaken en welke zouden stoppen.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Wir versuchten vorauszusagen, welche Kadetten bei der Truppenausbildung bleiben würden und welche nicht.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Yritimme ennustaa ketkä pysyisivät koulutuksessa ja ketkä lopettaisivat.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Προσπαθήσαμε να προβλέψουμε ποιοι δόκιμοι θα παρέμεναν στην στρατιωτική εκπαίδευση και ποιοι θα τα παρατούσαν.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Ми намагалися передбачити, які курсанти продовжать військовий вишкіл, а які його покинуть.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Мы пытались предугадать, кто из кадетов продолжит военную подготовку, а кто будет исключён.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.Опитахме се да предположим кои кадети ще преминат военното обучение и кои ще отпаднат.
Bu akademide kalacak ve bu akademiyi bırakacak askeri öğrencileri tahmin etmeye çalıştık.ניסינו לנבא מי מהצוערים ישאר באימוני הצבא ומי יפרוש.