Ana içeriğe geç
Sözlük

kalacak ile cümle

kalacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.فقال ابرام ايها السيد الرب ماذا تعطيني وانا ماض عقيما ومالك بيتي هو أليعازر الدمشقي.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.亞 伯 蘭 說 、 主 耶 和 華 阿 、 我 既 無 子 、 你 還 賜 我 甚 麼 呢 . 並 且 要 承 受 我 家 業 的 、 是 大 馬 色 人 以 利 以 謝
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.亞伯蘭說 、 主 耶和華 阿 、 我 既 無子 、 你 還賜 我 甚麼 呢 . 並且 要 承受 我家業 的 、 是 大 馬色 人 以利 以謝
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Aku tak pernah berpikir itu bakal bertahan.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.En koskaan ounastellut sen selviävän.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Ich habe nie daran geglaubt, dass es überlebt.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Ik had nooit gedacht dat het zou overleven.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Jag trodde aldrig att den skulle överleva.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Jag trodde aldrig att den skulle överleva.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Jeg troede aldrig på at det ville overleve.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Je n'ai jamais pensé que ça perdurerait.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Mai pensato che potesse sopravvivere.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.N-am crezut o clipă că va dura.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Nem gondoltuk, hogy túlélné.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Nikdy jsem tomu nevěřil, že přežije.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Nunca pensé que iba a sobrevivir.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Tôi không bao giờ nghĩ là nó tồn tại.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Wiedziałam, że to nie przejdzie.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Ποτέ δεν πίστεψα ότι θα διαρκούσε.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Даже не мислех, че ще издържи толкова.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.Я никогда не думал, что выживет.
Aynı şekilde, bu vektörü ne ile çarparsam çarpayım, yukarıdaki terim her zaman 0 kalacak.Podobně nezáleží na tom, čím vynásobím tento vektor, výraz nahoře vždy vyjde nula.
Aynı şekilde, bu vektörü ne ile çarparsam çarpayım, yukarıdaki terim her zaman 0 kalacak.Podobnie, nie ma znaczenia, przez co przemnożę ten wektro górna wartość zawsze będzie 0.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Dan pada beberapa tempat Anda harus menyeberangi beberapa retakan es seperti ini, ceruk-ceruk ini.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.E a un certo punto di attraversare queste spaccature nel ghiaccio, questi crepacci.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.En op een gegeven moment zal je over een van de kloven moeten geraken, deze kloven gecreeërd door gletsjers.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.És időnként át kell kelni ezeken a repedéseken a jégen, ezeken a hasadékokon.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Il faudra à certains moments traverser ces fissures dans la glace, ces crevasses.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.그리고 때때로 여러분은 이처럼 빙하가 갈라진 틈인 크레바스를 지나가야 합니다.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Nastane doba, kdy budete muset zdolat praskliny v ledu, takovéto trhliny.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Niekiedy będziecie musieli przechodzić przez popękany lód, przez rozpadliny.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Por vezes, temos de atravessar estas fendas no gelo, estas fissuras.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Und irgendwann werden Sie diese Risse im Eis überwinden müssen, diese Gletscherspalten.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Và thỉnh thoảng bạn còn phải băng qua những khe nứt trên băng.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Y en algun momento del viaje, tendrán que cruzar estas fisuras en el hielo, estos hoyos.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Και κάποια στιγμή θα πρέπει να διασχίσεις αυτές τις ρωγμές στον πάγο, που από κάτω τους είναι γκρεμός.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Иногда даже приходится преодолевать эти разломы льда, эти расселины в леднике.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.И по някое време ще трябва да прекосите тези пукнатини в леда, тези дълбоки цепнатини.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.І час від часу треба переходити через отакі розколини, глибокі тріщини в льодовику.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.ובשלב מסויים תהיו צריכים לחצות 3 בקעים בקרח, הבקיעים האלה.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.و في بعض المراحل يجب عليك اجتياز الاخاديد في الجليد بعض هذه الاخاديد
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.クレバスですね すぐ下には今にも壊れそうな歩道橋のようなものがあって
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.În casa Tatălui Meu sînt multe locaşuri. Dacă n'ar fi aşa, v'aş fi spus. Eu Mă duc să vă pregătesc un loc.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.내 아버지 집에 거할 곳이 많도다 그렇지 않으면 너희에게 일렀으리라 내가 너희를 위하여 처소를 예비하러 가노니
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Na casa de meu Pai há muitas moradas; se não fosse assim, eu vo-lo teria dito; vou preparar-vos lugar.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Nella casa del Padre mio vi sono molti posti. Se no, ve l'avrei detto. Io vado a prepararvi un posto
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.V dome môjho Otca je mnoho príbytkov; keby nebolo tak, povedal by som vám to,
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.V domu Otce mého příbytkové mnozí jsou. Byť nebylo tak, pověděl bych vám.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.W domu Ojca mego wiele jest mieszkania; a jeźli nie, wżdybymci wam powiedział.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.Εν τη οικια του Πατρος μου ειναι πολλα οικηματα ει δε μη, ηθελον σας ειπει υπαγω να σας ετοιμασω τοπον
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.А Исус, като видя майка Си и ученика, когото обичаше, който стоеше близо, каза на майка Си: Жено, ето син ти!
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.В доме Отца Моего обителей много. А если бы не так,Я сказал бы вам: Я иду приготовить место вам.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.В дому Отця мого осель багато. Коли б ні, сказав би вам: Ійду наготовити місце вам.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.בבית אבי מעונות רבות ואם לא כן הוא כי עתה הגדתי לכם הנני הלך להכין מקום לכם׃
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.في بيت ابي منازل كثيرة. وإلا فاني كنت قد قلت لكم. انا امضي لاعد لكم مكانا.
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.在 我 父 的 家 裡 、 有 許 多 住 處 . 若 是 沒 有 、 我 就 早 已 告 訴 你 們 了 . 我 去 原 是 為 你 們 豫 備 地 方 去
Babamın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü size yer hazırlamaya gidiyorum.在 我 父 的 家裡 、 有 許多 住處 . 若是 沒 有 、 我 就 早 已 告訴 你 們 了 . 我 去 原是 為 你 們豫備 地方 去
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi."Du musst dich beteiligen, sonst fällst du durch." in mein Büro.
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi.Hon kom in på min kontor, jag kände henne inte alls.
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi."Je moet meedoen, anders ga je falen." Ik kende haar helemaal niet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod