Nakarat kısmı "Kalacaksın ya da gideceksin, bana bir şekilde yetişeceksin.And whether you stay, or you go somewhere else and stay away, or you come back, it’s there for you".
Böylece kule ham karadan hem de denizden hücuma maruz kalacaktı.Instead it would get bombarded both from sea and land.
Böylece mahkûm bizzat kendi hareketlerini kollamak durumunda kalacaktı.In essence, he would be reviewing his own acts.
Son 4 te tamamlayan takımlar düşme grubuna kalacak.The remaining 4th ranked teams are eliminated.
Akılda kalacak bir bilgi verilecekse 1990 yılında Mitropa Kupası'nı kazanmışlardır.Notably they won the Mitropa Cup in 1990.
Bölge yıllar boyu Moğol egemenliğinde kalacaktır.The church belonged for many years to the Augustinian monastery.
Ve burada bir eksi 1 kalacak.And then I have a negative 1 out here.
Gerçekten önemli bazı şeyleri yapmakta da fazlasıyla iyi olmak zorunda kalacaklar.They're going to have to be far bettter at doing some really important things.
Hadi giyin, okula geç kalacaksın.-Get dressed, you mustn't be late for school.
Ne kadar zorlasanda kendini, sen Shinhwa grubunun varisisin ve öyle kalacaksin.No matter how much you struggle, you're still Shinhwa Group's Goo Jun Pyo.
Ever çevresel baskı varsa, diğer varyasyonlar çoğunlukla daha fazla hayatta kalacaktır.If there's environmental stress, then the other variations survive more frequently.
Majesteleri tabii ki, kalacakYour Majesty will, of course, stay in
Ama, bugün yine otelde mi kalacaksınız?But, are you staying at a hotel again today?
1, bir olarak kalacak yani eksi bir olarak.1 squared is just 1, so minus 1.
Ve m'i m^2 yapmak için de m ile çarpacağız. "n^4" aynı kalacak.And to get from n^4 to n^4, you didn't have to multiply by anything
Kültürel durumları en fazla birer tören olarak görüp, gerçekliğe bağlı kalacaksın.At most you will accept cultural situations as some rituals, but remain aware of reality.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.To catch that one, he would have to go in a mad rush.
Ancak, kız kardeşi mecbur olmamalı ama onunla birlikte gönüllü olarak kalacaktı.However, his sister should not be compelled but would remain with him voluntarily.
Bunu yaparken, kullandığımız yollar değişse de, amacımız aynı kalacaktır.But while the means will change, our purpose endures.
Onun indi süre sonra ok yanıyor kalacakThe arrow will stay alight long after its landed
Eğer bu eksi 2'den kurtulursak, sağ taraftan atsak, x'ler yalnız kalacak.If we could get rid of this negative 2, off of the right-hand side, then the x's will be alone.
Ve bunu yaptığında, onların hissettiklerini paylaşmak zorunda kalacaksın.When you do that, you're forced to feel what they feel.
Yüzyılın sonunda aynı seviyede, iki milyar olarak mı kalacak?Will it remain the same and be two billion by the end of the century?
Diğer terimler aynı kalacak.Everything else is going to be equal.
Böylece banka ödeme gücü olan bir halde kalacak.So this investment right here is going to be wiped out.
Aramızda kalacak, her şeyi anlatabilirsin.Aigoo... Who cares between us?
Sonuca siz de şaşıracaksınız... Her zaman kendi özünüz ile bağlantıda kalacaksınız...You will be surprised, that you are always, always in touch to your being...
O her zaman aynı kalacak, senin evinThe thing that always stays the same, your home.
Aslında özkaynağım var, herşeyi likide etseydim elimde net 11,000 $ kalacaktı.But in this circumstance, if I just look at my situation,
Arabalara binmezsin, konuşmazsın, Bu şeyleri yapmak zorunda kalacaksın."You don't ride in cars, you don't talk -- you're going to have to do those things."
Böylece iki ADP ile kalacaksın.So then you're left with two ADPs.
Ve en sonunda, her şeyi söyledi ve zaman yapılır, pyruvates kalacaksın.And then finally, when everything is said and done, we're left with the pyruvates.
Çorap yapıyorsan ve çoraplarında sökük varsa, insanlar başka çorap almak durumunda kalacak.If you manufacture stockings that have runs in them, people will have to buy new stockings.
Düzgün davranmazsan, ailemiz senin yüzünden utanç içinde kalacak.If you do not live properly, they'll say you weren't raised properly. Our family will be targeted.
Yani aslında burada 3x kalacak. Tabii x=1 noktasında bir boşluk var.So this is essentially the line 3x, except it has a hole at x is equal to 1.
Yani geriye ancak 10 cent marj kalacaktır.So the retailer will be left with about 10 cents of margin.
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""These boys will have to live with this the rest of their lives."
Yukarıda sadece bir a kalacaktır.You'll just have an a on top.
Ve ben dedim ki, "Vay canina, peki ne kadar magarada kalacaksin?"And I said, "Wow, and how long will you live in the cave?"
Bu inşaat kılavuzları, heykelin hayatı boyunca onunla birlikte kalacak.These instruction manuals will stay with the sculpture for the rest of its life.
Bu yine 16 x artı 14 olarak kalacak.We're just adding the negative of this entire [expression].
Diğerleri geride kalacak.Others will hold back.
Şimdi bu borçtan kurtulmak zorunda kalacaklar.Insurance Company 1. Now they're going to have to unload that debt.
Majesteleri, tabii ki, kalacakYour Majesty will, of course, stay in
İklim krizini halletmezsek eğer, Uganda'da yoksulluğa karşı savaşma planları çözülmeden kalacak.Plans to fight poverty in Uganda are mooted, if we do not solve the climate crisis.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.I never thought it would survive.
Ama bir x değeri için, x yönündeki uzunluk aynı kalacaktır.But for any given x, it's always going to be the same.
Evde mi kalacaksýn, Daniel?Youre staying here today, Daniel?
Daniel, Laura'ya sadýk kalacak mý?Will Daniel stick with Laura?
Laura kime sadýk kalacak?And who will Laura stick to?
Bütün gece burada mı kalacaksın?Are you going to stay here all night?
Fakat sayı olarak kalacaklar, organizmaya dönüşemeyecekler.But they're just going to stay numbers; they're not going to become organisms.
Japonya ve Avusturalya, su altında kalacak.Japan's gone.
Göktaşı, kritik bölgeyi geçince... ...dünyaya çarpmasına 3 saat 57 dakika kalacak.Once the asteroid hits zero barrier, it will take about three hours and 57 minutes to impact Earth.
Yalnız yukarıda yaptığım kahramanlık dışı faaliyetler... ...aramızda kalacak, değil mi?So that incident with me and the gun on the asteroid, let's keep that under wraps, all right?
- Ben de üzülüyorum.. çünkü doktor masrafını ödemek zorunda kalacaklar. - Evet.I just feel sorry for their parents because they have to pay the medical bills.
Bu soruyu nasıl cevapladığınızsa sizde saklı kalacak.How you answer that question will always be yours.
İsmi ve serveti kime miras kalacaktı?Who is going to inherit his name and his fortune?
Demişti ki, " Önemlisin çünkü ve hayatının son anına kadar öyle kalacaksın."And she said, "You matter because you are, and you matter to the last moment of your life."
Çoğunluk gidecek ! Azınlık kalacak !Majority leaves, minority stays.