Tom üç hafta boyunca bizimle kalacak.Tom will be staying with us for three weeks.
Tom ile çalışmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to work with Tom, aren't you?
Bunu Tom için yapmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to do that for Tom, aren't you?
Gitmek zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to leave, aren't you?
Bunu yapmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to do that, aren't you?
İşe geç kalacaksın, değil mi?You're going to be late for work, aren't you?
Okula geç kalacaksın, değil mi?You're going to be late for school, aren't you?
Bundan daha iyi yapmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to do better than that, aren't you?
Allah canımı alsın ki bu ikimizin arasında kalacak.I cross my heart and hope to die that this will stay between us.
Çok dikkatli olman zorunda kalacaksın.You're going to have to be very careful.
Tom kalacak, değil mi?Tom is going to stay, isn't he?
Bunu er ya da geç yapmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to do that sooner or later, aren't you?
Birisi Tom'a yardım etmek zorunda kalacak.Someone will have to help Tom.
Birisi Tom'un bunu yapmasına yardım etmek zorunda kalacak.Someone will have to help Tom do that.
Sanırım o kalacak.I think he'll stay.
Sami onu yapmak zorunda kalacak.Sami will have to do that.
Onu kendin yapmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to do that yourselves, aren't you?
Ne kadar Avustralya’da kalacaksın?How long are you staying in Australia?
Ne kadar Avustralya’da kalacaksınız?How long are you staying in Australia?
Binadan çıkmak zorunda kalacak.He'll have to leave the building.
Türkiye NATO'da kalacak mı?Will Turkey remain in the NATO?
Benimle beraber kalacak bir arkadaş bulacağım.I'll get a friend to stay with me.
Hadi kalk artık, okula geç kalacaksın.Come on, get up. You're going to be late to school.
Moğolistan'da ne kadar kalacaksın?How long will you stay in Mongolia?
Tom pazartesi günü evde kalacak.Tom will stay home on Monday.
Kalacak yer arıyoruz.We're searching for a place to stay.
Pinochet 1990 yılına kadar Şili diktatörü kalacaktır.Pinochet would remain the dictator of Chile until 1990.
Örneğin, Konstantinopolis'a gönderilen elçililer genellikle yıllarca kalacaklardı.For example, embassies to Constantinople would often stay on for years.
Ancak yeni durumundan memnun kalacak kadar yaşamaz, iki yıl sonra ölür.He did not live long to enjoy his new status, however, dying two years later.
Şarkının klibi ve uluslararası radyo teklisi "If U Seek Amy" olarak kalacaktır.Both the music video and the international radio single remain "If U Seek Amy".
Görme muhtemelen günün geri kalanında bulanık kalacaktır.Vision will most likely remain blurry for the rest of the day.
Buna göre, turnuvadan sonraki puanları değişmeden kalacaktır.Accordingly, his points after the tournament will remain unchanged.
Sadece bu işlemden sonra sadece "buon fresco" şeklinde resmedilmiş yer kalacaktı.After treatment, only that which was painted "buon fresco" would remain.
Vampir olduktan sonra hiç yaşlanmaz ve artık hep on altı yaşında kalacaktır.After becoming a vampire, he never ages and physically will remain 16 years old.
Antlaşma şartlarına göre Kudüs Müslümanların kontrolünde kalacaktı.Under the terms of the agreement, Jerusalem will remain under Muslim control.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"You're going to have to kill me!"
O idam edilene kadar Fox River'da kalacak.He would remain on the Fox board until his death.
Beni kovmak zorunda kalacaksınız!You're going to have to fire me!
Darbeden sonra Luis Cabral tutuklanacak ve 13 ay boyunca hapiste kalacaktır.Luís Cabral was then arrested and detained for 13 months.
Anlatmak istediğim hikayenin tamamını anlatabilmek için kitabı ikiye bölmek zorunda kalacaktım.I think it's time for me to tell you the whole story.
Winton çocuklara kalacak yer bulmuş ve güvenli bir şekilde İngiltere'ye ulaşmalarını sağlamıştır.Winton found homes for the children and arranged for their safe passage to Britain.
Aksi takdirde Glory sonsuza kadar dünyada kalacaktı.Finally, Betsy decides to stay in Oz forever.
Kornilov Olayına dek hapiste kalacaklardır.Kornilov was taken into custody.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?And if they eat his flesh, is it not within them?"
Burada dokuz yıl kalacaklardı.He remained there nine years.
Ancak onun gelecekteki gelişimi kuramsal bir soru olarak kalacaktı.The important question of his future however remained undecided.
Dünya bizlere kalacak; bunda en ufak şüpheye yer yok.And soon all of us will sleep under the earth, we who never let each other sleep above it.
Aynı şekilde, bir kanun da her zaman bir kanun olarak kalacaktır.A theory will always remain a theory; a law will always remain a law.
Mısır, İskenderiye'den General Şahrbaraz'ın yönetiminde 10 yıl boyunca Pers elinde kalacaktı.Egypt would remain in Sasanian hands for 10 years, run by general Shahrbaraz from Alexandria.
Yeniden inşa edilene kadar 23 yıl böyle kalacaktı.It would be another 20 years before the building was constructed.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.And He will admit them to Gardens beneath which Rivers flow, to dwell therein (for ever).
0 adımda ise tek ihtimal sıfırda kalacaktır.At zero turns, the only possibility will be to remain at zero.
Kalacak kişilerin en az 2 hafta önce pansiyon sahipleriyle irtibata geçmeleri gerekmektedir.They required couples to have been engaged at least two months prior to setting sail.
Böylece Atina kuvvetleri Mısır'dan çekilmek zorunda kalacaktır.Thus, Athens is forced to withdraw from the island.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.He stated on that day, "the Temple Mount is in our hands and will remain in our hands.
Eğer Buffy ölü kalsaydı, dünya çok daha güzel bir yer halinde kalacaktı."And if there were more men like John Gotti on this earth, we would have a better country."
Bunlar Lozan Antlaşması bitimine kadar bölgemizde kalacaklardır.We shall keep this on our agenda until the evil is ended.
Çünkü Melek'siz kalacak."You are an angel.
Tesise giren ekip kısa bir süre sonra korkunç bir gerçekle karşı karşıya kalacaklardır.The brothers soon witness something truly awful.
Irving bundan sonraki hayatı boyunca da bekar olarak kalacaktı.Bright remained single her entire life.