kalacağız ile cümle

kalacağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı zor seçimler yapmak zorunda kalacağız.We'll have to make some tough choices.
Maalesef tekrar başlamak zorunda kalacağız.I'm afraid we'll have to start over again.
Bakalım sonunda nasıl bir manzara ile karşı karşıya kalacağız.It remains to be seen what kind of picture we will be faced with in the end.
Onların her birini kontrol etmek zorunda kalacağız.We'll have to check every one of them, Tom.
Sanırım Tom'a yardım etmek zorunda kalacağız.I think we'll have to help Tom.
Sanırım birkaç saat daha kalacağız.I think we'll stay for a couple more hours.
Buna ne kadar süre katlanmak zorunda kalacağız?How long will we have to put up with this?
Tom'a yardım etmek zorunda kalacağız.We're going to have to help Tom.
Yakında bizim ahırı boyamak zorunda kalacağız.We're going to have to paint our barn soon.
Yakında gitmek zorunda kalacağız.We're going to have to leave soon.
Yakında evimizi boyatmak zorunda kalacağız.We're going to have to have our house painted soon.
Biz planlarımızı değiştirmek zorunda kalacağız.We're going to have to change our plans.
Acele etmezsek geç kalacağız.We're going to be late if we don't hurry.
Tekrar denemek zorunda kalacağız.We'll have to try again.
Onlarla kalacağız.We'll stay with them.
Onunla kalacağız.We'll stay with him.
Sanırım onlara yardım etmek zorunda kalacağız.I think we'll have to help them.
Sanırım ona yardım etmek zorunda kalacağız.I think we'll have to help him.
Üç ay boyunca orada kalacağız.We'll stay there for three months.
Burada daha ne kadar tıkılı kalacağız?How long are we going to be stuck here?
Burada ne kadar kısılı kalacağız?How long are we going to be stuck here?
Görüşmeyi ertelemek zorunda kalacağız.We will have to postpone the meeting.
Ne kadar ekstra ödemek zorunda kalacağız.How much extra will we have to pay?
Daha ne kadar beklemek zorunda kalacağız?How much longer will we have to wait?
Konsere geç kalacağız.We're going to be late for the concert.
İkimiz de değiştirmek zorunda kalacağız.Both of us will have to change.
Ekonomi yakında toparlanmazsa kemerlerimizi sıkmak zorunda kalacağız.We'll have to tighten our belts if the economy doesn't pick up soon.
Şu andan itibaren daha iyi yapmak zorunda kalacağız.We'll have to do better from now on.
Toplantıyı ertelemek zorunda kalacağız.We'll have to postpone the meeting.
Acele et. Aksi takdirde, öğle yemeği için geç kalacağız.Hurry up. Otherwise, we'll be late to lunch.
Acele et. Öbür türlü öğle yemeğine geç kalacağız.Hurry up. Otherwise, we'll be late to lunch.
Paris'te ne kadar kalacağız?How long will we remain in Paris?
Pekin'de ne kadar kalacağız?How long will we remain in Beijing?
Biz birkaç saat beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait a couple of hours.
Sanırım biz sadece beklemek ve görmek zorunda kalacağız.I guess we'll just have to wait and see.
Biz kalacağız.We're going to stay.
Tom'u durdurmak zorunda kalacağız.We're going to have to stop Tom.
Biz burada kalacağız.We'll remain here.
Hepimiz beklemek ve görmek zorunda kalacağız.We'll all have to wait and see.
Okula geç kalacağız.We're going to be late for school.
Biz sonuna kadar kalacağız.We're going to stay until the end.
Bunu doğrulamak zorunda kalacağız.We're going to have to verify this.
Bazı yeni kurallar üretmek zorunda kalacağız.We're going to have to make some new rules.
Sanırım bir gün daha kalacağız.I think we're going to stay for another day.
Bazı çok zorlu seçimler yapmak zorunda kalacağız.We're going to have to make some very tough choices.
Yarın onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.We're going to have to deal with it tomorrow.
Sadece ne olduğunu görmek için beklemek zorunda kalacağız.We'll just have to wait to see what happens.
Derin kazmak zorunda kalacağız.We're going to have to dig deep.
Şimdi onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.We'll just have to deal with it.
Onun üzerinde çok çalışmak zorunda kalacağız.We'll have to work hard on that.
Biz de onu yapmak zorunda kalacağız.We'll have to do that, too.
Tom'dan bize yardım etmesini istemek zorunda kalacağız.We're going to have to ask Tom to help us.
Biz geç kalacağız.We're gonna be late.
Onu yapmak için Tom'a ne kadar ödemek zorunda kalacağız?How much are we going to have to pay Tom to do that?
Evimizi satmak zorunda kalacağız.We're going to have to sell our house.
Onu yapmak zorunda kalacağız.We're going to have to do that.
Acele etmezsen geç kalacağız.If you don't hurry, we're going to be late.
O ölürse ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalacağız.If he dies, we will face serious difficulties.
Tom'un onu yapabilip yapamayacağını beklemek ve görmek zorunda kalacağız.We'll have to wait and see whether Tom will be able to do that.
Onu tekrar yapmak zorunda kalacağız.We're going to have to do that again.

İlgili Sayfalar