kalacağız ile cümle
kalacağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'a ne kadar işten çıkarma tazminatı ödemek zorunda kalacağız?How much severance pay will we have to pay Tom?
Ne kadar ödemek zorunda kalacağız?How much will we have to pay?
Tom olmadan başlamak zorunda kalacağız.We'll have to start without Tom.
Tom ve ben Mary'yi kendimiz bulmak zorunda kalacağız.Tom and I'll have to find Mary ourselves.
Tom ve bunu kendimiz yapmak zorunda kalacağız.Tom and I'll have to do that ourselves.
Tom ve ben bunu yapmak zorunda kalacağız.Tom and I are going to have to do that.
Başka bir şey denemek zorunda kalacağız.We'll have to try something else.
Tom'a her şeyi anlatmak zorunda kalacağız.We're going to have to tell Tom everything.
Birkaç saat beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait several hours.
Adada mı kalacağız?Are we going to stay on the island?
Bütün hafta orada kalacağız.We are going to stay there the whole week.
Aslında sadece beş dakika falan kalacağız.Actually, we'll only stay for five minutes or so.
Çalışanlarımızın maaşlarına zam yapmazsak grevle karşı karşıya kalacağız.If we don't raise our employees' salaries, we'll have a strike on our hands.
Fakat bu demek değildir ki, diğer partilerle iyi ilişkilerimiz olması adına sessiz kalacağız." dedi.It doesn't mean that we will be silent in order to have good relations with all parties."
Gelecekte onlarla arkadaş kalacağız.Next Time We Will Be Friends.
Evli kalacağız, sanırım.We will still stay married, I think.
Ama biz biraz daha iyi anlamak zorunda kalacağız.But we are going to have to understand it a bit better.
Tabi ki meditasyonda -- (Horlama) uyuyup kalacağız.Of course in meditation -- (Snores) we're going to end up falling asleep.
Burada ne kadar kalacağız?How long are we gonna be down here, alright?
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."It's our faith, and we will be loyal to it.
Ancak, aynı şimdi olduğumuz şekilde takım halinde kalacağız.However, we'll stay teamed the same way we are now.
Ses: "Gerçek şu ki, ben sizin yapmak zorunda kalacağız" dedi ...."The fact is," said the Voice, "I shall have to make use of you....
6 elektron eklemek zorunda kalacağız.They would have to add six electrons.
Yani asimtotun biraz üstünde kalacağız.The positive square root is the top line.
Ya handa ya da tapınakta kalacağız.It's either an inn or a temple.
Yani bu 2.5 olacak, biz, bunu 10'un eksi 5'inci kuvvetiyle çarpımıyla kalacağız.So this will be 2.5, and then we're going to be left with times 10 to the negative 5.
Yeni ev inşa olana kadar burada kalacağız.We're staying here until the new house is built.
Burada kalacağız.We'll stay here.
Cool-Son Yeh, bugün... ...sadece birimiz hayatta kalacağız! Arzun bu mu?Cool-son yeh, either you die... ...or I die today! you deserve?
Böyle olursa da borcun içinde kalacağız ve senin sağlığın...Then we'll just be in debt. And your health...
Şimdi çift katlı bir yaş dalgası ile karşı karşıya kalacağız.And now we want to do a double-double of the age wave coming through?
Eger bunu başarmak istiyorsak, dünyada, neyi değiştirmek zorunda kalacağız?If we want to achieve this, what, in the world, would have to change?
Ve bu cevaptır - biz değişmek zorunda kalacağızAnd this is the answer -- we would have to change.
Birkaç kural koyacağız ve onlara bağlı kalacağız.We'll set a few rules and we'll stick to them.
Profesörle biraz baş başa kalacağız.I'm going to be alone with my professor.
Burada yaşamak zorunda kalacağız diyorsun, birlikte mi?You mean we'll have to live here, together?
Olduğumuz pozisyonda beş dakika kalacağız ve sonra tekrar hareket edeceğiz ve çıkacağız.We're gonna hold that for five minutes, and then we're gonna unfreeze and we're out.
Geç kalacağız!We're going to be late!
Ahjussi, lütfen daha hızlı sürün.<br />Böyle sürerseniz geç kalacağız.Ajusshi, please drive faster. We will be late if you go like this.
"Meydanlarda Kalacağız""We remain in the squares"
Bunlar temel hedefler, ancak görüşmeler kapsamında ciddi meselelerle de karşı karşıya kalacağız.Those are the main goals, but we will come upon serious issues in the talks as well.
Bu misyonlarda zımnen yer alan görevleri tamamlamak için kalacağız.We will stay to complete the tasks implicit in those missions.
Ve biz bu iş bitene kadar kalacağız," dedi.And we will stay until the job is done," he said.
Eğer AB Yunanistan'ı yola getirmezse, müzakerelere son vermek zorunda kalacağız.If the EU doesn't bring Greece to reason, we will be forced to stop the negotiations.
Biz de, buna iki adet karşı argüman sunmak zorunda kalacağız.We, in turn, will have to present two counter arguments.
Burada kalacağız.Wir werden hier bleiben.
Ne kadar ekstra ödemek zorunda kalacağız.Wie viel werden wir zusätzlich bezahlen müssen?
Eğer burada durursak, baştan başlamak zorunda kalacağız.Si nous nous arrêtons ici, nous devrons recommencer depuis le début !
Ne kadar beklemek zorunda kalacağız?¿Cuánto tiempo tendremos que esperar?
Haydi! Geç kalacağız.¡Venga, que llegamos tarde!
Sen ve ben hayatta kalacağız.Tú y yo sobreviviremos.
Burada kalacağız.Nos vamos a quedar acá.
Beş saat beklemek zorunda kalacağız.Tendremos que esperar cinco horas.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Tarde o temprano, debemos expandir nuestras vidas más allá de esta bola verde y azul o nos extinguiremos.
Gelecekte onlarla arkadaş kalacağız.Ellos se hacen amigos en el futuro.
Aslında şunu söylemeliyim ki, eğer bunu yapmayı kabul etmezseniz, yasal işlemleri başlatmak zorunda kalacağız.Se qualcuno ritenesse non fosse così mi faccia azione legale.
Bize bildirdiğiniz bu durumdan ötürü planımızı değiştirmek zorunda kalacağız.Исходя из того, что ты нам сказал, я думаю, мы должны будем изменить наш план.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Рано или поздно наша жизнь должна будет выйти за пределы этого сине-зелёного шарика — или мы вымрем».
Gelecekte onlarla arkadaş kalacağız.Мы останемся друзьями и в дальнейшем.
Fakat bu demek değildir ki, diğer partilerle iyi ilişkilerimiz olması adına sessiz kalacağız." dedi.ولكن هذا لا يعني أننا سنظل صامتين على إثر علاقاتنا الجيدة مع الأحزاب الأخرى.