kalabalık ile cümle

kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Şi tot norodul căuta să se atingă de El, pentrucă din El ieşea o putere, care -i vindeca pe toţi.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Tutta la folla cercava di toccarlo, perché da lui usciva una forza che sanava tutti
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Und alles Volk begehrte ihn anzurühren; denn es ging Kraft von ihm und er heilte sie alle.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.y toda la gente procuraba tocarle; porque salía poder de él, y sanaba a todos
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.Και πας ο οχλος εζητει να εγγιζη αυτον, διοτι δυναμις εξηρχετο παρ' αυτου και ιατρευε παντας.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.И весь народ искал прикасаться к Нему, потому что от Него исходила сила и исцеляла всех.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.І ввесь народ шукав приторкнутись до Него: бо сила від Него виходила, й сцїляла всіх.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.тоже и измъчваните от нечисти духове се изцеляваха.
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.וכל ההמון מבקשים לגעת בו כי גבורה יצאה מאתו ורפאה את כלם׃
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.وكل الجمع طلبوا ان يلمسوه لان قوة كانت تخرج منه وتشفي الجميع
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.眾 人 都 想 要 摸 他 . 因 為 有 能 力 從 他 身 上 發 出 來 、 醫 好 了 他 們
Kalabalıkta herkes İsaya dokunmak için çabalıyordu. Çünkü Onun içinden akan bir güç herkese şifa veriyordu.眾 人 都 想要 摸 他 . 因為 有 能力 從 他 身上發 出來 、 醫 好 了 他 們
[kalabalık tazahürat ediyor][acclamations de la foule]
[kalabalık tazahürat ediyor][folla che gioisce]
[kalabalık tazahürat ediyor][κραυγές]
[kalabalık tezahürat ediyor][acclamations de la foule]
[kalabalık tezahürat ediyor][folla che gioisce]
[kalabalık tezahürat ediyor]Menge jubelt
[kalabalık tezahürat ediyor][multidão aplaudindo]
[kalabalık tezahürat ediyor][κραυγές πλήθους]
[kalabalık tezahürat yapıyor][acclamations de la foule]
[kalabalık tezahürat yapıyor][folla che gioisce]
[kalabalık tezahürat yapıyor](Menge jolt)
[kalabalık tezahürat yapıyor][multidão aplaudindo]
[kalabalık tezahürat yapıyor][κραυγές πλήθους]
Kalabalık: Vav!(비디오) 관객: 오!
Kalabalık: Vav!Oaauu!
Kalabalık: Vav!קהל: ווהאו!
Kalabalık: Vav!الجمهور:هوها
Kalabalık: Vav!レニー・グレッソン:彼は ... いや大丈夫じゃなさそうですね
Kalabalık ve kirli bir yerde yaşamaya zorlandımJ'ai été obligée de vivre... dans un endroit crasseux et bondé
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Äitiys ja äskettäinen astmakohtaus ovat saaneet Annan ajattelemaan ilmansaasteita.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Ela e o seu filho mais novo estão a planear uma viagem para fora da cidade.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Ella y su hijo Johan están planeando una excursión fuera de la congestionada ciudad.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Elle et son jeune fils, Johan, envisagent une balade hors de cette ville bruyante.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Hon och hennes lilla son Johan planerar att göra en utflykt för att komma bort från den stressiga stadsmiljön.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Hun og hendes lille søn Johan planlægger at tage en tur væk fra den travle by.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Lei e il suo figlioletto Johan stanno programmando una gita lontano dal caos della città.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Ő és kisfia, Johan, azt tervezik, hogy kirándulni mennek, itt hagyva a forgalmas várost.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Ona a její malý syn Johan plánují výlet mimo rušné město.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Samen met haar zoontje Johan plant ze een uitstapje om de drukke stad te ontvluchten.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Sie und ihr kleiner Sohn Johan planen einen Ausflug, um einmal aus der hektischen Stadt herauszukommen.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.So svojím mladším synom Johanom si naplánovala výlet mimo mesta.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.S sinčkom Johanom načrtuje izlet izven vrvečega mesta.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Tocmai se gândeşte să iasă la iarbă verde, în afara oraşului zgomotos împreună cu fiul ei, Johan.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Wraz ze swoim synkiem Johanem planuje wycieczkę poza zatłoczone centrum miasta.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Η ίδια και ο νεαρός γιος της Γιόχαν σχεδιάζουν να κάνουν μια εκδρομή έξω από την πολυσύχναστη πόλη.
Küçük oğlu Johan’la birlikte kalabalık şehrin dışına bir seyahat planı yaparlar.Тя и малкият й син Йохан планират екскурзия извън оживения град.
Kültürümüzden ötürü fazla kalabalıklaşmış bir dünyada yaşamaktan korkmuyor musun?Non sei spaventato che viviamo in un mondo sovrappopolato,che è il risultato della nostra cultura.
Kültürümüzden ötürü fazla kalabalıklaşmış bir dünyada yaşamaktan korkmuyor musun?Todo lo que digas, puede ser interpretado de la forma que los oyentes quieran.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Den hop som var i følge med ham, vidnet da at han hadde kalt Lasarus ut av graven og opvakt ham fra de døde;
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Ðoàn dân ở cùng Ngài , khi Ngài kêu La-xa-rơ ra khỏi mộ và khiến từ kẻ chết_sống lại , đều làm_chứng về Ngài .
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Ðoàn dân ở cùng Ngài, khi Ngài kêu La-xa-rơ ra khỏi mộ và khiến từ kẻ chết sống lại, đều làm chứng về Ngài.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.나사로를 무덤에서 불러내어 죽은 자 가운데서 살리실 때에 함께 있던 무리가 증거한지라
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Skaren, som var med ham, vidnede nu, at han havde kaldt Lazarus frem fra Graven og oprejst ham fra de døde.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Świadczył tedy lud, który z nim był, iż Łazarza zawołał z grobu i wzbudził go od umarłych.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Vtedy svedčil zástup, ktorý bol s ním, keď vyvolal Lazara z hrobu a vzkriesil ho z mŕtvych.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Vydával pak o něm svědectví zástup, kterýž byl s ním, že Lazara povolal z hrobu a vzkřísil jej z mrtvých.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.И настъпи в Ерусалим празникът на освещението на храма. Беше зима;
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Народ, бывший с Ним прежде, свидетельствовал, что Он вызвал из гроба Лазаря и воскресил его из мертвых.
İlgili Sayfalar