kalabalık ile cümle

kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.I přišel do domu knížete školy, a viděl tam hluk, ano plačí a kvílí velmi.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Ja he tulivat synagoogan esimiehen taloon; ja hän näki hälisevän joukon ja ääneensä itkeviä ja vaikeroivia.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Khi đã đến nhà người cai nhà hội , Ngài thấy chúng làm om_sòm , kẻ khóc người kêu lớn_tiếng .
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Khi đã đến nhà người cai nhà hội, Ngài thấy chúng làm om sòm, kẻ khóc người kêu lớn tiếng.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.회당장의 집에 함께 가사 훤화함과 사람들의 울며 심히 통곡함을 보시고
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Llegaron a la casa del principal de la sinagoga, y él vio el alboroto y los que lloraban y lamentaban mucho
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Og de komme ind i Synagogeforstanderens Hus, og han ser en larmende Hob, der græd og hylede meget.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Og de kom til synagoge-forstanderens hus, og han så en larmende hop og folk i stor gråt og jammer,
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Quando chegaram a casa do chefe da sinagoga, viu Jesus um alvoroço, e os que choravam e faziam grande pranto.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Toen zij bij het huis van Jaïrus kwamen, klonk daar gehuil en gejammer!
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Und er kam in das Haus des Obersten der Schule und sah das Getümmel und die da weinten und heulten.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Και ερχεται εις τον οικον του αρχισυναγωγου και βλεπει θορυβον, κλαιοντας και αλαλαζοντας πολλα,
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.І приходить у господу до школьного старшини, й бачить трівогу, й плачущих, і голосячих вельми.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Приходит в дом начальника синагоги и видит смятение и плачущих и вопиющих громко.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.ויבא בית ראש הכנסת וירא המון הבכים והמיללים הרבה׃
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.فجاء الى بيت رئيس المجمع ورأى ضجيجا. يبكون ويولولون كثيرا.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.他 們 來 到 管 會 堂 的 家 裡 、 耶 穌 看 見 那 裡 亂 嚷 、 並 有 人 大 大 的 哭 泣 哀 號
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.他 們來 到 管會 堂 的 家裡 、 耶穌 看見 那 裡亂嚷 、 並 有 人 大大 的 哭泣 哀號
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.A ak ste spisovateľom, viete si iste predstaviť, že v období uzávierky sa nahromadí kopa vecí.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Anda bisa bayangkan, jika Anda penulis, mendekati batas akhir pengumpulan naskah adalah waktu yang sibuk.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Dokážete si asi představit, že když jste spisovatel, tak se toho kolem uzávěrky hodně nahromadí.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.El tudják képzelni, ha valaki író, hogy ez nagyon szűkös lett a leadási határidők táján.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Et vous pouvez imaginer, si vous écrivez, que c'était un peu trop bondé à l'approche des bouclages.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Hẳn bạn có thể tưởng tượng, khi là một nhà văn, mọi thứ sẽ trở nên rất căng thẳng và gấp gáp.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Ja voitte kuvitella, että kirjailijasta tila tuntuu ahtaalta, kun deadline lähestyy.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Je kunt je voorstellen, wanneer je schrijver bent, dat dingen wel erg vol werden rond deadlines.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.한 번 상상해보세요. 여러분이 작가인데, 마감시간은 다가오고 사무실엔 오만가지
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Och ni kan foreställa er, om man är en författare, kan saker bli röriga inför en deadline.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Rzecz jasna, wokół pisarza tuż przed oddaniem rękopisu robi się gorąco.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Se siete scrittori, potete forse immaginare quanto possa diventare affollato sotto le scadenze lavorative.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Και μπορείτε να φανταστείτε, αν είσαι συγγραφέας, ήταν πολύ στριμωγμένα όταν υπήρχαν προθεσμίες.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.И, както можете да си представите, ако сте писател - нещата наистина стават доста претъпкани около сроковете.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Можете себе представить, если вы - писатель, как все начинает скапливаться когда надвигаются сроки.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.Можете собі уявити, якщо ви - письменник, наскільки тісно стає, коли насувається дедлайн.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.ואתם יכולים לדמיין, אם אתם סופרים, שדברים יהיו לחוצים לקראת מועד ההגשה.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.ويمكنكم أن تتصوروا كيف سيكون هذا لكاتب وكيف ستصبح الأمور شديدة الإزدحام في أوقات مواعيد التسليم.
Hayal edebilirsiniz, eğer bir yazarsanız, etrafınızdaki şeyler sona doğru kalabalıklaşmaya başlıyor.締め切り間近になると相当立て込んできます それでレンが大きくなり始めた頃、
Hayır!] Emeklilik için ihtiyacınız olanı biriktirdiniz mi? [Kalabalık:هل تمكنت من توفير النقود اللازمة من اجل سنوات التقاعد؟
Hayır!] İşinizde daha fazla mı kazanıyorsunuz? [Kalabalık:هل تجني المزيد من عملك؟ هل حصلت على فرصة للحصول على عمل افضل؟
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Alístate y prepárate, tú con toda la multitud que se te ha congregado, y sé tú su guarda
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Bodi pripravljen in pripravi si vse, ti in vsa krdela tvoja, ki so se zbrala k tebi, in bodi jim načelnik!
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Budiž hotov, a připrav se, ty i všecko shromáždění tvé, těch, kteříž se k tobě sebrali, a buď strážcím jejich.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Gotuj się, a wypraw się, ty i wszystkie półki twoje, które się zebrały do ciebie, a bądź stróżem ich.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Készülj hozzá és készítsd elõ magadat te és minden sokaságod, kik te hozzád gyûltek, és légy nekik vezérök.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.너는 스스로 예비하되 너와 네게 모인 무리들이 다 스스로 예비 하고 너는 그들의 대장이 될지어다
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Let op! Houd uw legers op de been. U bent hun leider, Gog!
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Pregăteşte-te dar, fii gata, tu, şi toată mulţimea adunată în jurul tău! Fii căpetenia lor!
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Prepara-te, sim, dispõe-te, tu e todas as tuas companhias que se reuniram a ti, e serve-lhes tu de guarda.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Prépare-toi, tiens-toi prêt, Toi, et toute ta multitude assemblée autour de toi! Sois leur chef!
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Rusta dig och gör dig redo med alla de skaror som hava församlat sig till dig; och bliv du deras hövitsman.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Rust dig og gjør alt ferdig, du og alle dine skarer, som har samlet sig hos dig, og du skal være deres fører.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Rust dig og hold dig rede med hele din Skare, som er samlet om dig, og vær mig rede til Tjeneste.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Wohlan, rüste dich wohl, du und alle deine Haufen, so bei dir sind, und sei du ihr Hauptmann!
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Ετοιμασθητι και ετοιμασον σεαυτον, συ και παν το αθροισμα σου το συναθροισθεν εις σε, και εσο φυλαξ εις αυτους
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Готовься и снаряжайся, ты и все полчища твои, собравшиеся к тебе, и будь им вождем.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.Приготви се, да! приготви себе си, ти и цялото пълчище, което се е събрало при тебе, и стани им военачалник.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.הכן והכן לך אתה וכל קהלך הנקהלים עליך והיית להם למשמר׃
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.استعد وهيّئ لنفسك انت وكل جماعاتك المجتمعة اليك فصرت لهم موقرا.
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.那 聚 集 到 你 這 裡 的 各 隊 、 都 當 準 備 . 你 自 己 也 要 準 備 、 作 他 們 的 大 帥
‹‹ ‹Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte hazırlan. Onları sen gözeteceksin.那 聚集 到 你 這裡 的 各 隊 、 都當準備 . 你 自己 也 要 準備 、 作 他 們 的 大帥
İlgili Sayfalar