kalabalık ile cümle
kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Doch die hohe Zahl allein macht noch keine Sklaven.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Etre nombreux ne fait pas de vous un esclave.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.인구가 많다고 노예가 생기는게 아니라
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Maar met velen zijn maakt je niet tot slaaf.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Non che essere in tanti ti renda automaticamente schiavo.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Quá đông người không phải là yếu tố biến bạn thành nô lệ.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Ser tantos no te hace esclavo.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Sokan vagyunk, de ez nem eredményez önmagában rabszolgaságot.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Επειδή υπάρχουν πολλοί από εμάς, δεν μετατρέπονται αυτόματα μερικοί σε σκλάβους.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Але зростання населення не означає рабство.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Высокая численность не превращает людей в рабов.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.Многобройността не те прави роб.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.להיות רבים, לא הופך אותך לעבד.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.ولكن هذه الكثرة لا تجعل منك عبدا.
Çok sayıda kalabalık olmak, sizleri köle yapmıyor.発展途上国では非常に多くの人々が
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Antes haviam habitado nela os emins, povo grande e numeroso, e alto como os anaquins;
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Az Emeusok laktak abban annak elõtte, nagy nép, sok és szálas, mint az Anákok.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Dahulu Ar didiami oleh orang Emim. Mereka besar perawakannya, sama dengan orang Enak, juga bangsa raksasa
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Die Emiter haben vorzeiten darin gewohnt; das war ein großes, starkes und hohes Volk wie die Enakiter.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.Eemiläiset asuivat muinoin siellä, suuri, lukuisa ja kookas kansa niinkuin anakilaiset.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Eméerna bodde där fordom, ett stort och talrikt och resligt folk, sådant som anakiterna.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Emimi so prebivali ondi v prejšnjih časih, ljudstvo veliko, mnogoštevilno in visoke postave kakor Enakimi.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Emim prvé bydlili v ní, lid veliký a mnohý, a vysokého zrostu, jako Enakim.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Emitowie pierwej mieszkali w niej, lud potężny i wielki, i wysokiego wzrostu, jako Enakimowie;
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.Émovia bývali predtým v nej, v zemi Ára, veľký to ľud, mnohý a vysoký jako Enákovci.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.Fordum beboedes det af Emiterne, et stort og talrigt Folk, kæmpestore som Anakiterne;
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.Før i tiden bodde emittene der, et stort og tallrikt folk og høit av vekst likesom anakittene.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(옛적에 엠 사람이 거기 거하여 강하고 많고 아낙 족속과 같이 키가 크므로
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Les Émim y habitaient auparavant; c`était un peuple grand, nombreux et de haute taille, comme les Anakim.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Los emitas habitaron allí antes. Éstos eran un pueblo grande y numeroso; eran altos como los anaquitas
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.( Lúc trước , dân Ê - mim ở tại đó . Ấy_là một dân lớn , đông , hình giềng giàng như dân A-na-kim vậy .
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Lúc trước, dân Ê-mim ở tại đó. Ấy là một dân lớn, đông, hình giềng giàng như dân A-na-kim vậy.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(Mai înainte aici locuiau Emimii: un popor mare, mult la număr şi de statură înaltă, ca Anachimii.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.Prima vi abitavano gli Emim: popolo grande, numeroso, alto di statura come gli Anakiti
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.Προτερον δε κατωκουν εν αυτη οι Εμμαιοι, λαος μεγας και πολυαριθμος και υψηλος το αναστημα, καθως οι Ανακειμ
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.(А по-напред живееха там емимите, люде велики и многочислени и високи като енакимите.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.прежде жили там Эмимы, народ великий, многочисленный и высокий, как сыны Енаковы,
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.האמים לפנים ישבו בה עם גדול ורב ורם כענקים׃
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.الإيميون سكنوا فيها قبلا. شعب كبير وكثير وطويل كالعناقيين.
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.( 先 前 、 有 以 米 人 住 在 那 裡 、 民 數 眾 多 、 身 體 高 大 、 像 亞 衲 人 一 樣
-Daha önce orada Anaklılar kadar uzun boylu, güçlü ve kalabalık olan Emliler yaşıyordu.( 先前 、 有 以 米 人 住在 那 裡 、 民數眾 多 、 身 體 高大 、 像 亞衲 人 一 樣
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.Apoi poate că și acestea două vor trece prin mitoză, și realizează că, ce să vezi, e cam înghesuială.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.En dan ervaren die twee misschien mitose en als ze beseffen, "Hé, het wordt hier een beetje druk.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.그리고 이 둘이 또 체세포 분열을 겪고 그리고 아시다시피 꽤 붐비게 될겁니다
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.Pak tyhle dvě podstoupí mitózu. Když si uvědomí: "Páni, začíná to tu být trochu přeplněné.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.Poi anche queste due si divideranno e poi dopo un po', sapete, la situazione si fa un po' affollata.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.Te dwie komórki także ulegną podziałowi mitotycznemu. Wtedy dotrze do nich sygnał, że jest już trochę tłoczno.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.כל עותק יעבור מיטוזיס גם הוא. זה ימשיך עד שהם "ירגישו" כי המקום צר עליהם וצפוף.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.وربما تمر تلك الخلايا ايضاً بالانقسام الفتيلي و ربما تستوعب الخلايا وتقول لقد بدأت ازدحم
Devlet hala önemlidir. Ama sahne kalabalıklaştı.Donc, les capacités qui étaient autrefois réservées sont désormais accessibles à tout le monde.
Devlet hala önemlidir. Ama sahne kalabalıklaştı.En dat betekent niet dat het tijdperk van staten voorbij is.
Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu, beni görmeksizin geçip gidiyor.Afară, o grămadă de oameni aleargă, fără să mă vadă.
Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu, beni görmeksizin geçip gidiyor.Buiten rennen hordes mensen voorbij zonder me te zien.
Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu, beni görmeksizin geçip gidiyor.Hinter den Scheiben gehen die Leute vorbei, ohne mich zu sehen.
Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu, beni görmeksizin geçip gidiyor.Pályaudvar, padok, huzat, az üveg mögött pedig fel-alá rohanó emberek.
Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu, beni görmeksizin geçip gidiyor.Ve vlacích jedou davy lidí a mě není vidět.
Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu, beni görmeksizin geçip gidiyor.Έξω ορδές ανθρώπων περνούν από δίπλα μου δίχως να με βλέπουν.
Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu, beni görmeksizin geçip gidiyor.За окнами бегут люди, не замечая меня.
Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu, beni görmeksizin geçip gidiyor.Отвън преминават тълпи от хора, без да ме видят.
Durum şudur ki, Son adım bir sorun,... ... dünyanın yarısı kalabalık şehirlerde yaşıyor.En fait, le problème est le dernier kilomètre, la moitié du monde vit maintenant dans des villes denses.