kala ile cümle

kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, geriye kalan tek kişidir.Tom is the only one left.
Yarın geç kalabilirimI might be late tomorrow.
Tom biraz geç kalacak.Tom will be a bit late.
Tom ve ben Mary'yi kendimiz bulmak zorunda kalacağız.Tom and I'll have to find Mary ourselves.
Tom ve bunu kendimiz yapmak zorunda kalacağız.Tom and I'll have to do that ourselves.
Eğer beni rahat bırakmazsan geç kalacaksın.If you don't leave now, you'll be late.
Rusya daima birleşmiş olarak kalacaktır.Russia will always remain united.
Ücra bir yerde kalakalmıştık.We were stuck in the middle of nowhere.
Umarım Tom bütün gelecek hafta burada kalabilir.I hope Tom can stay here all next week.
Tom, Mary'nin geç kalacağını düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought that Mary would be late.
Tom, Mary'nin bunu pazartesi günü yapmak zorunda kalabileceğini düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought Mary might have to do that on Monday.
Tom, Mary'nin bunu kendi başına yapmak zorunda kalabileceğini düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought that Mary might have to do that by herself.
Tom bunu yapmak zorunda kalabileceğimi bildiğini söyledi.Tom said that he knew I might have to do that.
Bunu kaç kez yapmak zorunda kalacağını bilmiyorum.I don't know how much time you'll have to do that.
Acele etmezsem toplantıya geç kalacağım.I'll be late for the meeting if I don't hurry.
Tom ve ben bunu yapmak zorunda kalacağız.Tom and I are going to have to do that.
Tom bir kaç hafta Boston'da kalacak.Tom will be staying in Boston for several weeks.
Hafta sonlarında burası çok kalabalık oluyor.It gets very crowded here on weekends.
Bunu yapmayı bırakmak zorunda kalacağım.I'm going to have to stop doing that.
Bunu ben de yapmak zorunda kalacağım.I'm going to have to do that as well.
Tom ve ben bunu yapmak zorunda kalan kişilerdik.Tom and I were the ones who had to do that.
Tom bunu benim için yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do that for me.
Tom çorbanın geri kalanını yedi mi?Did Tom eat the rest of the soup?
Tom ve ben hayatta kalan kişilerdik.Tom and I were the only ones who survived.
Onu yapmak zorunda kalan kişi benim.I'm the one who had to do that.
Tom'un kalacak ya da gidecek olması umurumda değil.I don't care whether Tom stays or goes.
Bir süre için burada kalalım.Let's stay here for a while.
Tom eğer uslu durmazsa gitmek zorunda kalacak.Tom will have to leave if he doesn't behave himself.
Burada tek başıma kalamam.I can't stay here by myself.
Yine geç kalacağım.I'm going to be late again.
Tom onu yapmama yardım etmek zorunda kalacak.Tom will have to help me do that.
Burada tek başıma hayatta kalamam.I can't survive here alone.
Sadece Tom ve ben hayatta kalan kişileriz.Tom and I are the only ones who survived.
Sonuna kadar kalalım.Let's stay until the end.
Saat 2.30'a kadar burada kalacağım.I'll stay here till 2:30.
Bütün ay burada kalacağım.I'll stay here all month.
Sami ayrılmak zorunda kalacak.Sami will have to leave.
Sami gitmek zorunda kalacak.Sami will have to leave.
Sami terk etmek zorunda kalacak.Sami will have to leave.
Tom'un bunu gelecek hafta yapmak zorunda kalacağından şüpheliyim.I suspect Tom will have to do that next week.
Tom'un muhtemelen bunu yapmak zorunda kalacağından şüpheleniyorum.I suspect Tom will probably have to do that.
Onları geç kalacağımı bildir.Let them know I'll be late.
İçeride kalalım. Dışarısı korkunç soğuk.Let's stay inside. Outside it's terribly cold.
Bunu yapmak zorunda kalacak üç adamdan biriyim.I'm one of the three guys who'll have to do that.
Bunu yapmak zorunda kalacak otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who'll have to do that.
Bunu yapmak zorunda kalan otuz insandan biriyim.I'm one of the thirty people who had to do that.
Sami hayatının geri kalanını hapiste geçirmek istemiyordu.Sami didn't want to spend the rest of his life in jail.
Sami artık burada kalamaz.Sami can't stay here anymore.
Sami, Leyla'ya kalacak bir yer teklif etti.Sami offered Layla a place to stay.
Sami, Leyla'ya kalacak bir yer önerdi.Sami offered Layla a place to stay.
Sami, Leyla'ya kalacak bir yer sunmak istedi.Sami wanted to offer Layla a place to stay.
Sanırım geç kalacağım.I think I'm going to be late.
Sami hayatının geri kalanını parmaklıklar olmadan geçirecek.Sami will spend the rest of his life behind bars.
Uyanık kalamam.I can't stay awake.
Sami bizimle kalabilir.Sami can stay with us.
Ben onu yapmak zorunda kalan kişiyim.I'm the person who has to do that.
Sami orada kalamaz.Sami can't stay there.
Tom'da ne kadar kalacaksın?How long will you be at Tom's?
Sami kalacak bir yer için Leyla'ya yalvardı.Sami begged Layla for a place to stay.
Neden evde kalamadın?Why couldn't you have stayed home?

İlgili Sayfalar