kala ile cümle

kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sami onunla yaşamak zorunda kalacak.Sami will have to live with that.
Sami hayatının geri kalanında bundan pişman olacak.Sami will regret that for the rest of his life.
Sami'nin kalacak bir yere ihtiyacı vardı.Sami needed a place to stay.
Sami evde yalnız kalabilir.Sami can stay home alone.
Boston'dan ne kadar süre uzak kalacaksın?How long will you be away from Boston?
Sami hayatta kalacak.Sami will survive.
Sami hayatının kalanını hapiste çürüyerek geçirecek.Sami will spend the rest of his life rotting in jail.
Tom üç gün için kalacak.Tom will remain for three days.
Tom üç gün boyunca kalacak.Tom will remain for three days.
Birkaç gün boyunca burada kalacaklar.They are going to stay here for several days.
Yalnızca bir dakika kalabilirim.I can only stay a minute.
Sadece birkaç dakika kalabilirim.I can only stay a few minutes.
Büyük olasılıkla Tom, Mary'den daha fazla para harcamak zorunda kalacak.Tom will quite likely have to spend more money than Mary.
Başka bir şey denemek zorunda kalacağız.We'll have to try something else.
Tom buraya gelene kadar seninle kalacağım.I'll stay with you until Tom gets here.
Tom’la Boston’da kalacağım.I'm going to stay with Tom in Boston.
Boston'da kalacak bir yer tavsiye edebilir misin?Can you recommend a place to stay in Boston?
Keşke sonsuza dek burada kalabilsem.I wish I could stay here forever.
Boston'daki amcamla kalacağım.I'll stay with my uncle in Boston.
Gelecek yaz Boston'a gitmek zorunda kalacağım gibi görünüyor.It looks like I may have to go to Boston next summer.
Tom gelecek yıl Boston'a gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go to Boston next year.
Tom'un bana yardım etmek zorunda kalacağını düşünüyorum.I think Tom will have to help me.
Bence Tom, Mary'ye yardım etmek zorunda kalacak.I think Tom will have to help Mary.
Tom'un evinde kalacağım.I'll stay at Tom's house.
Burası biraz kalabalık.It's a bit crowded here.
Eminim Tom ve Mary geç kalacak.I'm sure that Tom and Mary will be late.
Sence Tom uzun süre kalacak mı?Do you think Tom will stay long?
Uzun süre kalacağını düşünüyor musun?Do you think you'll stay long?
Bunun hakkında Tom'la konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to Tom about it.
Boston'da uzun süre kalacağını düşünüyor musun?Do you think you'll stay in Boston long?
Sence Tom Boston'da uzun süre kalacak mı?Do you think Tom will stay in Boston long?
Sonunda Boston'a geri gelmek zorunda kalacaksın.You'll have to come back to Boston eventually.
Burada uzun süre kalamam ve Tom da kalamaz.I can't stay here long, and neither can Tom.
Burada uzun süre kalamam ve Tom da öyle.I can't stay here long, and Tom can't either.
Orası çok kalabalık.It's very crowded in there.
Bir saat daha kalalım.Let's stay for another hour.
Tom kitaplarının geri kalanını sattı.Tom has sold the rest of his books.
Tom geri kalanımızdan daha güçlü.Tom is stronger than the rest of us.
Tom pizzanın kalanını yedi.Tom ate the rest of the pizza.
Burada uzun süre kalamam ve sen de kalamazsın.I can't stay here long, and neither can you.
Ben burada kalacağım ve sana eşlik edeceğim.I'll stay here and keep you company.
Sami'nin karısı evde kalan bir anneydi.Sami's wife was a stay-at-home mom.
Tom tüm yaz boyunca bizimle kalacak.Tom will stay with us all summer.
Tom burada bizimle kalacak.Tom is going to stay here with us.
Tom üç hafta daha hastanede kalmak zorunda kalacak.Tom is going to have to stay in the hospital for another three weeks.
Tom çıkana kadar kalacağım.I'll stay until Tom leaves.
Tom'un yine geç kalacağını düşünüyor musun?Do you think Tom will be late again?
Tom üç hafta boyunca bizimle kalacak.Tom will be staying with us for three weeks.
Burada geri kalanlarımızdan daha gençsin.You're younger than the rest of us here.
Biraz daha kalabilir miyim?May I stay a little longer?
Tom ile çalışmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to work with Tom, aren't you?
Bunu Tom için yapmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to do that for Tom, aren't you?
Tam arkanda kalacağım.I'll stay right behind you.
Gitmek zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to leave, aren't you?
Bunu yapmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to do that, aren't you?
İşe geç kalacaksın, değil mi?You're going to be late for work, aren't you?
Okula geç kalacaksın, değil mi?You're going to be late for school, aren't you?
Saldırıdan hayatta kalan tek kişi sensin, değil mi?You're the only one to survive the attack, aren't you?
Bundan daha iyi yapmak zorunda kalacaksın, değil mi?You're going to have to do better than that, aren't you?
Allah canımı alsın ki bu ikimizin arasında kalacak.I cross my heart and hope to die that this will stay between us.

İlgili Sayfalar