kala ile cümle
kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne kadar ödemek zorunda kalacağız?How much will we have to pay?
Tom daha sıkı çalışmak zorunda kalacak.Tom will have to try harder.
Tom bunun bedelini ödemek zorunda kalacak.Tom will have to pay for it.
Tom da bugün geç kalacak.Tom will be late today, too.
Tom geç kalacağımı biliyordu.Tom knew that I'd be late.
Tom bunu yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do it.
Gelecek yıl Boston'a gitmek zorunda kalacaksın.You'll have to go to Boston next year.
Uçak kazasından hayatta kalan tek kişi Tom'du.Tom was the only person who survived the plane crash.
Hem Tom hem de Mary geç kalacaklarını söylediler.Both Tom and Mary said that they were going to be late.
Planladığım sürece Boston'da kalamadım.I wasn't able to stay in Boston as long as I'd planned to.
Tom muhtemelen hayatının geri kalanını hapishanede geçirecek.Tom will probably spend the rest of his life in prison.
Tom gelecek yıl ahırını boyamak zorunda kalacak.Tom is going to have to paint his barn again next year.
Boston'da istediğim kadar kalamayacağım.I won't be able to stay in Boston as long as I want to.
İstediğim sürece Boston'da kalamadım.I wasn't able to stay in Boston as long as I wanted to.
Tom bir kaç hafta hastanede kalmak zorunda kalacak.Tom will have to stay in the hospital for a few weeks.
Tom bazı çok zor seçimler yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to make some very tough choices.
Tom Mary'nin bunu yapmak zorunda kalacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary would have to do that.
Tom sınıf arkadaşlarının geri kalanından çok daha genç.Tom is much younger than the rest of his classmates.
Tom yaklaşık olarak geri kalanımızla aynı yaşta.Tom is approximately the same age as the rest of us.
Tom burada ne kadar kalacağımızı bilmek istedi.Tom wanted to know how long we're going to be here.
Partide uyuya kalan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one at the party who fell asleep.
Tom yarın bununla uğraşmak zorunda kalacak.Tom is going to have to deal with that tomorrow.
Tom ve Mary birlikte çalışmak zorunda kalacaklar.Tom and Mary are going to have to work together.
Tom, Mary'nin çok geç kalacağını söyledi.Tom said that Mary was going to be very late.
Tom, Mary'den ona yardım etmesini istemek zorunda kalacak.Tom is going to have to ask Mary to help him.
Tom, ona borçlu olduğunuz paranın kalan kısmını istiyor.Tom wants the rest of the money you owe him.
Tom'un yeni kurallar üretmek zorunda kalacak.Tom is going to have to make some new rules.
Tom üç ay boyunca orada kalacak.Tom will be staying there for three months.
Tom ona ödünç verdiğim paranın geri kalanını istiyor.Tom wants the rest of the money we owe him.
Tom yaklaşık üç saat geç kalacak.Tom is likely to be about three hours late.
Bu tekrar tekrar yapılmak zorunda kalacak.That's going to have to be done over again.
Tom'un planlarını değiştirmek zorunda kalacak.Tom is going to have to change his plans.
Bu yarın yapılmak zorunda kalacak.That's going to have to be done tomorrow.
Bu tekrar yapılmak zorunda kalacak.It's going to have to be done over again.
Tom konser için geç kalacak.Tom is going to be late for the concert.
Bunu benim için yapmak zorunda kalacaksın.You're going to have to do that for me.
Tom bir süre Boston'da kalacak.Tom is going to stay in Boston a while.
Tom evini satmak zorunda kalacak.Tom is going to have to sell his house.
Tom'un muhtemelen bunu yapmak zorunda kalacağını biliyorum.I know Tom will likely have to do that.
Tren her zamankinden daha kalabalıktı.The train was more crowded than usual.
Tom bunu doğrulamak zorunda kalacak.Tom is going to have to verify this.
Tom eğer isterse bizimle kalabilir.Tom can stay with us if he wants to.
Asansör çok kalabalıktı.It was very crowded in the elevator.
Karıma geç kalacağımı söylemeliyim.I need to tell my wife I'll be late.
Tom'un hâlâ kalacak bir yere ihtiyacı var mı?Does Tom still need a place to stay?
Tom sonuna kadar kalacak.Tom is going to stay until the end.
Tom bugün evde kalacak.Tom is going to stay at home today.
Tom yakında ayrılmak zorunda kalacak.Tom is going to have to leave soon.
Tom okula geç kalacak.Tom is going to be late for school.
Tom muhtemelen bunu yapmak zorunda kalacak.Tom will probably have to do that.
Tom Mary'yi durdurmak zorunda kalacak.Tom is going to have to stop Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek zorunda kalacak.Tom is going to have to help Mary.
Eğer hoşuna gidiyorsa Tom bizimle kalabilir.Tom can stay with us if he likes.
Tom olmadan başlamak zorunda kalacağız.We'll have to start without Tom.
Odada çok kalabalıktı.It was very crowded in the room.
Tom değişmek zorunda kalacak.Tom is going to have to change.
Otobüste çok kalabalıktı.It was very crowded on the bus.
Eğer acele etmezsem, geç kalacağım.If I don't hurry, I'll be late.
Bu gece bizimle kalabilirsin.You can stay with us tonight.
Tom taşınmak zorunda kalacak.Tom is going to have to move.