kala ile cümle

kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom kendi başına hayatta kalamayacak.Tom won't be able to survive on his own.
20 Ekim'e kadar Boston'da kalacağım.I'll stay in Boston until October 20th.
Pazartesiye kadar Boston'da kalacağım.I'll stay in Boston until Monday.
Tom irtibatta kalacağına söz verdi.Tom promised he'd keep in touch.
Tom kalabalığı memnun etmek istedi.Tom wanted to please the crowd.
Muhtemelen geç kalacağım.I'm very likely to be late.
Hayatının geri kalanında bekar kalmayı mı planlıyorsun?Do you plan on staying single for the rest of your life?
Bu organizma dış uzayda hayatta kalabilir.This organism can survive in outer space.
Kilise kalabalıktı.The church was crowded.
Onu söylediğimi birine söylersen, hayatımın geri kalanında senden nefret edeceğim.If you tell anyone I said that, I'll hate you for the rest of my life.
Kuzey kutup bölgesi, gezegenin geri kalanından iki kat daha hızlı ısınıyor.The Arctic is warming twice as fast as the rest of the planet.
Herhangi birimiz bunun farkında olmadan yetersiz beslenmeye maruz kalabilir!Any one of us could suffer from malnutrition without being aware of it!
Herhangi birimiz bunu bilmeden yetersiz beslenmeye maruz kalabilir!Any one of us could suffer from malnutrition without knowing it!
Herhangi birimiz yetersiz beslenmeye maruz kalabilir ve bunu bilmeyebilir.Any of us could suffer from malnutrition and not know it!
Tom, Mary olmadan nasıl hayatta kalacak?How will Tom survive without Mary?
Ne kadar kalacaksınız?For how long will you stay?
Dev bir kalamarın ilk görüntüleri, Japonya kıyılarında 2012'de yakalandı.The first footage of a giant squid was captured in 2012 off the coast of Japan.
Tom'un kalacak güvenli bir yere ihtiyacı vardı.Tom needed somewhere safe to stay.
Bu akşam kalamar yemek istiyorum.I want to eat squid this evening.
Siparişlerimiz burada kalacaktı.Our orders were to stay here.
Siparişleriniz bir sonraki duyuruya kadar burada kalacak.Our orders are to stay here until further notice.
Bu organizma, suyun donma noktasının çok altındaki sıcaklıklarda hayatta kalabilir.This organism can survive at temperatures well below the freezing point of water.
Kimse hayatta kalamadı.Nobody managed to survive.
Berberler binlerce yıldır yaşıyor ve başkaları bir gün bile hayatta kalamadı.The Berbers have lived for thousands of years where others could not survive even one day.
Tom hayatının geri kalanını hapiste geçirdi.Tom spent the rest of his life in prison.
Tom'un geç kalacağına dair çok iyi bir olasılık var.There's a very good chance that Tom will be late.
Tom yalnızca birkaç saat kalacağını söyledi.Tom said he would only stay for a few hours.
Tom geri kalanımız kadar hızlı değildi.Tom wasn't as fast as the rest of us.
Burası hayatımın geri kalanında yaşamak istediğim yer.This is where I want to live for the rest of my life.
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istemezsin, değil mi?You don't want to spend the rest of your life in prison, do you?
Hayatının geri kalanını gerçekten Tom ile geçirmek istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life with Tom?
Hayatının geri kalanını gerçekten Boston'da geçirmek mi istiyorsun?Do you really want to spend the rest of your life in Boston?
Tom'un Boston'da ne kadar süre kalacağı hakkında herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea how long Tom will be in Boston?
Tom kalacağını söylediği süre kadar kalmadı.Tom didn't stay for as long as he said he'd stay.
Hayatımın geri kalanını yalnız geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life alone.
Tom'un burada ne kadar kalacağı hakkında herhangi bir düşüncen var mı?Do you have any idea how long Tom will be here?
Tom'un ne kadar kalacağı hakkında bir fikriniz var mı?Do you have any idea how long Tom will stay?
Randevuma geç kalacağım.I'm going to be late for my appointment.
Leyla hayatta kalacak.Layla will survive.
Tom, Boston'da uzun süre kalacağını düşünüyor mu?Does Tom think he'll stay in Boston long?
Tom gerçekten bu gece bizimle kalacak mı?Will Tom really stay with us tonight?
Tom uzun süre kalacağını düşünüyor mu?Does Tom think he'll stay long?
Elli yıl hapiste kalacağım. Benden boşanırsan daha iyi olur.I'm gonna spend fifty years in jail. It'd be better if you divorced me.
Sanırım bir süre burada kalacağım.I think that I'm going to stay here for a while.
Tom'a muhtemelen geç kalacağını söylemelisin.You ought to tell Tom that you'll likely be late.
Geç kalabileceğim için biraz endişeliydim.I was kind of worried that I might be late.
Geç kalabileceğimden korkuyordum.I was afraid that I might be late.
Tom hapiste bir gün hayatta kalamazdı.Tom wouldn't survive a day in jail.
O ölürse ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalacağız.If he dies, we will face serious difficulties.
Tom'a geç kalacağını söyledim.I told Tom you'd be late.
Güvecinin geri kalan kısmını yemeyecek misin?Aren't you going to eat the rest of your stew?
Sen planına sadık kalacak mısın?Are you going to stick to your plan?
Planına sadık kalacak mısın?Are you going to stick to your plan?
Burada bizimle kalacak mısın?Are you going to stay here with us?
Sami paranın geri kalanını istedi.Sami wanted the rest of the money.
Ölüm cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini öğrenince Sami fikrini değiştirdi.Sami changed his mind when he learned that he could face the death penalty.
Leyla ve Sami hayatlarının geri kalanında ayrıldılar.Layla and Sami were separated for the rest of their lives.
Tom'un onu yapabilip yapamayacağını beklemek ve görmek zorunda kalacağız.We'll have to wait and see whether Tom will be able to do that.
Tom Mary'ye onu tek başına yapmak zorunda kalacağını bildirdi.Tom informed Mary that she was going to have to do that by herself.
Çölün ortasında kalan Leyla ölmeyi diledi.Stuck in the middle of the desert, Layla wished she would die.

İlgili Sayfalar