kala ile cümle
kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu yapmak zorunda kalan bizler değiliz.We're not the only ones who have to do this.
Sadece ne olduğunu görmek için beklemek zorunda kalacağız.We'll just have to wait to see what happens.
Bunu yapmak zorunda kalan tek kişi bizler değiliz.We aren't the only ones who have to do this.
Tom hayatının geri kalanını hapishanede geçirecek.Tom will spend the rest of his life in prison.
Su olmadan hayatta kalamayız.We can't survive without water.
Bu noktada, bu sadece bir yıpranma savaşı. Sadece sabırlı olanlar hayatta kalabilirler.At this point, it's just a war of attrition. Only those who are patient can survive.
CD'nin geri kalanının daha iyi olmasını umalım.Let's hope the rest of the CD is better.
Katkıda bulunanlar da anonim kalabilirler.Contributors can also remain anonymous.
Kalabalık gerçekten minnettardı.The crowd was really appreciative.
Boston'da kalamadık.We were unable to stay in Boston.
Çok hızlı hareket etmek zorunda kalabiliriz.We may have to move very quickly.
Kalabalık hemen sessizleşti.The crowd immediately grew quiet.
Derin kazmak zorunda kalacağız.We're going to have to dig deep.
Şimdi onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.We'll just have to deal with it.
Onun üzerinde çok çalışmak zorunda kalacağız.We'll have to work hard on that.
Burada kalabalıklar muhteşemdir.The crowds here are spectacular.
Tom'un hayatta kalan üç çocuğu var.Tom has three surviving children.
Bir kalabalık kısa bir süre sonra Tom'un etrafında toplandı.A crowd soon gathered around Tom.
Hangi zorluklarla karşı karşıya kalabiliriz?What challenges might we face?
Tom bile ayakta kalamadı.Tom wasn't even able to stand.
Kalabalık dağılmaya başladı.The crowd began to dissipate.
Orada hiçbir şey hayatta kalamaz.Nothing can survive in there.
Bunu düşünmek zorunda kalacağım.I'll have to ponder this one.
Kalabalık yuhalamaya devam etti.The crowd continued to jeer.
Tom kalabalığa ateş açtı.Tom opened fire on the crowd.
Bu bir sorun olarak kalacak.This will remain a problem.
Tom kalabalığa ne bağırdı?What did Tom shout at crowd?
Çok iyi bir kalabalık bekliyorum.I expect a very good crowd.
Kalabalık heyecanlandı.The crowd was electrified.
Kalabalık minnettardır.The crowd is appreciative.
Çoğu insan hayatta kalabilirdi.Most people would survive.
Tom kalabalığa ateş etti.Tom fired into the crowd.
Geri kalanı Tom tarafından ödendi.The rest was paid by Tom.
O geri kalanından önce geldi.He arrived before the rest.
Kalabalık büyüktü.The crowd was great.
O İyi bir kalabalıktı.It was a good crowd.
Geride kalan nedir?What's left behind?
Biz şimdi kalabalığız.We're crowded now.
Sessiz kalabiliriz.We can stay quiet.
Şimdilik, Tom burada kalabilir.For now, Tom can stay here.
Dünyanın en kalabalık ülkesi nedir?What is the world's most populous country?
Kafeterya kalabalıktı.The cafeteria was crowded.
Biz de onu yapmak zorunda kalacağız.We'll have to do that, too.
Tom Mary'nin geç kalabileceğini düşündü.Tom thought Mary might be late.
Annem bu gece geç kalabileceğimizi söyledi.Mom said that we can stay up late tonight.
Hikayenin geri kalanını neden bana anlatmıyorsun?Why don't you tell me the rest of the story?
Çok kalacak mısın?Will you be long?
Neden hikayenin geri kalanını sadece bana anlatmıyorsun?Why don't you just tell me the rest of the story?
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istiyor musun?Do you want to spend the rest of your life in jail?
Hayatının geri kalanını hapiste mi geçirmek istiyorsun?Do you want to go to prison for the rest of your life?
Arayabilirdin ve geç kalacağını bana bildirebilirdin.You could've called and let me know you were going to be late.
Bu gece burada kalacağım.I'll stay here tonight.
Tom şimdilik burada kalabilir.Tom can stay here for now.
Tom'dan bize yardım etmesini istemek zorunda kalacağız.We're going to have to ask Tom to help us.
Böylesine korkunç bir durumda nasıl bu kadar sakin kalabildin?How were you able to stay so calm in such a scary situation?
Burada ne kadar kalabilirim?How long can I stay here?
Burada yalnız kalamam.I can't stay here alone.
Marilla "itiraf edene kadar odasında kalacak" dedi gaddarca."She'll stay in her room until she confesses," said Marilla grimly.
Her halükarda, ağır biçimde cezalandırılmak zorunda kalacak.In any case, she'll have to be severely punished.
Paranın geri kalanını saklayabilirsin.You can keep the rest of the money.