kala ile cümle
kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sen ve Tom biraz daha uzun süre kalamaz mısınız?Can't you and Tom stay a little longer?
Artık kalamayız.We can't stay any longer.
Hayatının geriye kalan kısmı için sadece burada saklanamazsın.You can't just hide here for the rest of your life.
Kalan kaç taneye sahipsin?How many do you have left?
Maalesef gitmeni istemek zorunda kalacağım.I'm afraid I'll have to ask you to leave.
Tom birkaç dakika geç kalacağını söyledi.Tom said that he'd be a few minutes late.
Tom Mary'nin geç kalacağını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was going to be late.
Tom'un geç kalacağını biliyordum.I knew Tom would be late.
Geç kalacağını biliyordum.I knew you'd be late.
Tom onun geç kalacağını biliyordu.Tom knew that he'd be late.
Acele etmezsek geç kalacağız.We're going to be late if we don't hurry.
Umarım, bizimle uzun zaman kalacaksın.You're going to stay with us a long time, I hope.
Burada kalayım.Let me stay here.
Grubun geri kalanı nerede?Where's the rest of the group?
Sahip olduğunla yetinmek zorunda kalacaksın.You'll have to make do with what you've got.
Sanırım Fransızca öğrenmek zorunda kalacağım.I guess I'm going to have to learn French.
Erken ayrılmak zorunda kalabiliriz.We may have to leave early.
Çekmecede kalan bir şey yok.There's nothing left in the drawer.
Kalabalıklardan nefret ediyorum.I hate crowds.
Tom büyük kalabalıklardan kaçınmayı seviyor.Tom likes to avoid large crowds.
Muhtemelen daha fazla kalmak istemediğini biliyorum ama kalabilsen harika olurdu.I know you probably don't want to stay much longer, but it would be great if you could.
Tom kalabilseydi kalırdı.Tom would've stayed if he could've.
Bankadan biraz daha para almak zorunda kalacağım.I'm going to have to get some more money out of the bank.
Ben arka planda kalacağım.I'll stay in the background.
Canlı kalan biri var mı?Is there anyone left alive?
Hayatta kalan biri var mı?Is there anyone left alive?
Tekrar denemek zorunda kalacağız.We'll have to try again.
Ben kazadan sağ kalan tek kişiyim.I'm the only one who survived the accident.
Bu kez geç kalamazsın.You can't be late this time.
Mary'nin hayatı hakkında bana her şeyi söylemek zorunda kalacaksın.You'll have to tell me all about Mary's life.
Hayatının geri kalanını onunla geçirmek ister misin?Do you want to spend the rest of your life with him?
Yaşamının geri kalanını onunla geçirmek istiyor musun?Do you want to spend the rest of your life with her?
Gerçekten hayatının geri kalanını onunla geçirmek istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life with him?
Er ya da geç onu yapmak zorunda kalacağımı biliyorum.I know that sooner or later I'm going to have to do that.
Sonunda onu yapmak zorunda kalacağımı biliyorum.I know that eventually I'm going to have to do that.
Bana Mary teyzeyle kalacağına söz ver.Promise me you will stay with Aunt Mary.
İnşaat ekibi işi zamanında bitirmek için gece boyunca çalışmak zorunda kalacak.The construction team will have to work through the night to finish the job on time.
Mary, uçak kazasından sonra tek hayatta kalandır.Mary is the only survivor of the plane crash.
Yarış, bir milyona yakın bir kalabalık tarafından izlendi.The race was watched by a crowd of nearly a quarter of a million people.
Hayatta kalanları bulmak için büyük bir arama vardı.There was a massive search to find any survivors.
Askerler ve hayatta kalanlar helikoptere bindi ve adadan ayrıldı.The soldiers and the survivors boarded the helicopter and left the island.
Hayatta kalanlar açlıktan ölmek üzereyken bir adada bulundu.The survivors were found on an island, dying of starvation.
Onlarla kalacağım.I'll stick with them.
Onunla kalacağım.I'll stick with him.
Neden bizimle kalamazsın?Why can't you stay with us?
Neden onlarla kalamazsın?Why can't you stay with them?
Neden benimle kalamazsın?Why can't you stay with me?
Neden onunla kalamazsın?Why can't you stay with him?
Bizimle kalabilir misin?Can you stay with us?
Onlarla kalabilir misin?Can you stay with them?
Benimle kalabilir misin?Can you stay with me?
Onunla kalabilir misin?Can you stay with him?
Onlarla kalacağız.We'll stay with them.
Onunla kalacağız.We'll stay with him.
Onlara danışmak zorunda kalacağım.I'll have to check with them.
Ona danışmak zorunda kalacağım.I'll have to check with him.
Kalacağım ve onları izleyeceğim.I'll stay and watch them.
Kalacağım ve onu izleyeceğim.I'll stay and watch him.
Onları uyarmak zorunda kalacağım.I'll have to warn them.
Onu uyarmak zorunda kalacağım.I'll have to warn him.