kala ile cümle

kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu tek başına ele almak zorunda kalacaksın.You'll have to handle it by yourself.
Sadece beklemek zorunda kalacaksın.You'll just have to wait.
Şimdi gitmek zorunda kalacaksın.You'll have to leave now.
Onunla başa çıkmak zorunda kalacaksın.You'll have to handle it.
Onunla tek başına uğraşmak zorunda kalacaksın.You'll have to deal with that by yourself.
Geri kalanımızın yapamadığı şeyi yaptın.You did what the rest of us couldn't do.
Kalan üç ayın var.You've got three months left.
Sadece bana güvenmek zorunda kalacaksın.You'll just have to trust me.
Bu gece geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalacaksın.You'll have to work late tonight.
Bunu tek başına halletmek zorunda kalacaksın.You'll have to work this out on your own.
Aniden kalabalık sustu.Suddenly, the crowd fell silent.
Eve geç kalabilirim.I might be home late.
O şekilde kalacak.It's going to stay that way.
Arkadaşın Jane, Milano'da ne kadar süre kalacak?How long will your friend Jane stay in Milan?
Hiç kalan paramız yok.We don't have any money left.
Asya, dünya kıtalarının en geniş ve en kalabalığıdır.Asia is the largest and most populated of the world's continents.
Arabada kalabalık vardı.It was crowded in the car.
Acele etmezsen tekrar geç kalacağız.If you don't hurry, we're going to be late again.
Arabayı burada parkedelim ve yolun geriye kalanını yürüyelim.Let's park the car here and walk the rest of the way.
Hikayenin geriye kalanını duyalım.Let's hear the rest of your story.
Geç kalamam.I can't be late.
Beni affetmek zorunda kalacaksın.You'll have to excuse me.
Tom sizinle kalabilse çok daha iyi hissederim.I'd feel a lot better if Tom could stay with you.
Sanırım gelecek hafta Boston'a gitmek zorunda kalabilirimI think I may have to go to Boston next week.
Eğer istersen geç saatlere kadar kalabilirsin.You can stay up late if you want.
Tom'a güvenmek zorunda kalacaksın.You're going to have to trust Tom.
Tom'la çalışmak zorunda kalacak mıyım?Am I going to have to work with Tom?
Sanırım bugün geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalabilirim.I think I may have to work late today.
Tom oraya gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go there.
Bizi oraya götürmek zorunda kalacaksın.You'll have to drive us there.
Onu yapmaktan vazgeçmek zorunda kalacaksın.You're going to have to stop doing that.
Kalabalık sessizdi.The crowd was silent.
Okula geç kalacaksın.You're going to be late for school.
İstiyorsanız ekstra yatak odasında kalabilirsiniz.You can stay in the extra bedroom if you want.
Tom muhtemelen toplantıya geç kalacak.Tom will likely be late for the meeting.
Kalabalıktan gelen uğursuz bir ses "Bunun arkasında büyücülük var" dedi.There is sorcery behind this, said a sinister voice coming from the crowd.
Tom muhtemelen yine geç kalacak.Tom is likely to be late again.
Tom'un tekrar geç kalacağını sana ne düşündürüyor?What makes you think that Tom is going to be late again?
Tekrar okula geç kalacaksın.You're going to be late for school again.
Plajlar eylül ayında daha az kalabalık.The beaches are less crowded in September.
Tom derse geç kalacak.Tom is going to be late for class.
Tom kalabalığa baktı.Tom looked out at the crowd.
Bar kalabalık.The bar is crowded.
Tom lavaboya gitti ve içkisinin geriye kalanını döktü.Tom went to the sink and poured the rest of his drink down the drain.
Tom kalabalığın içinden geçti.Tom moved through the crowd.
Tom günün geri kalan kısmında dışarıda olacak.Tom will be out for the rest of the day.
Burada beklemek zorunda kalacaksın.You'll have to wait here.
Tom oraya tek başına gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go there by himself.
Bu Tom'un yanına kâr kalacaktı neredeyse.Tom almost got away with it.
Hapishane aşırı kalabalıktı.The jail is overcrowded.
Geç kalan kişi sendin.You were the one who was late.
Tom geç kalacağını söylemek için karısını aradı.Tom called his wife to say he'd be late.
Tom'un geç kalacağını düşünen tek kişi ben miyim?Am I the only one who thought Tom would be late?
Tom'un geç kalacağına endişe eden tek kişi ben miyim?Am I the only one worried that Tom is going to be late?
Kalan çok zaman yok.There's not much time left.
Tom ve Mary hayatlarının geriye kalan kısmı boyunca birlikte yaşamayı planlıyorlar.Tom and Mary plan to be together for the rest of their lives.
Sanırım kredi almak zorunda kalabilirim.I think I may have to get a loan.
Tom muhtemelen okula geç kalacak.Tom is likely to be late for school.
Sanıyorumki evlerini satmak zorunda kalacaklar.I think that they will need to sell their house.
Tom sadece onların geri kalanı gibi.Tom is just like the rest of them.

İlgili Sayfalar