kala ile cümle

kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir hafta kalacağım.I'll stay for a week.
Orada olacağım. Ama geç kalabilirim.I'll be there. However, I might be late.
Ben birkaç gün için seninle kalacağım.I will stay at your place for some days.
Acele et yoksa geç kalacağız.Hurry or we'll be late.
Kaç kez dişçiye gitmek zorunda kalacaksın?How many times will you have to go to the dentist?
Ulus devletlerin varlığı, dünya'nın geri kalanında Avrupa'ya büyük bir avantaj sağladı.The existence of nation-states gave Europe a great advantage over the rest of the world.
Kalacak bir yere ihtiyacın var mı?Do you need a place to stay?
Kalacak bir yere mi ihtiyacınız var?Do you need a place to stay?
Kim bu pisliği yapmaktan sorumluysa onu temizlemek zorunda kalacak.Whoever is responsible for making this mess will have to clean it up.
Tom Mary'ye John'un geç kalacağını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John would be late.
Tom Boston'da daha uzun kalabilmeyi diledi.Tom wished he could stay in Boston longer.
Onu pratik yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to practice it.
Kız kardeşimin evinde kalacağım.I'll stay at my sister's place.
Gelecek nesiller senin heykeline hayran kalacaklar.Future generations will admire your statue.
Burada kalabilir miyim?Is it OK if I stay here?
Emily bizimle kalacak.Emily will stay with us.
Evde yalnız kalabilmesi için bir çocuk kaç yaşında olmalı?How old must a child be to be able to stay at home alone?
Bir şeyler hakkında kızımla samimi olarak konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to my daughter about things heart-to-heart.
Sonsuza kadar arkadaş olarak kalalım.Let's stay friends forever.
Bu beklemek zorunda kalacak.This will have to wait.
Risk almak zorunda kalacağız.We're going to have to take a chance.
Tom nerede kalacak?Where's Tom going to stay?
Sonunda Tom'a söylemek zorunda kalacaksın.Eventually you'll have to tell Tom.
Her şey sterilize edilmek zorunda kalacak.Everything will have to be sterilized.
Her şey gitmek zorunda kalacak.Everything will have to go.
Nasıl hayatta kalacağız?How are we going to survive?
Belki beklemek zorunda kalacağım.Maybe I'll have to wait.
Beklemek zorunda kalacaklarını onlara söyle.Tell them they're going to have to wait.
Tom'a beklemek zorunda kalacağını söyle.Tell Tom he's going to have to wait.
Tom'a bugün geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalacağını söyle.Tell Tom he's going to have to work late today.
Bu yapmak zorunda kalacak.This will have to do.
Ne yazık ki geçmek zorunda kalacağız.Unfortunately, I'll have to pass.
Bu konuda bir şey yapmak zorunda kalacağız.We're going to have to do something about that.
Nerede kalacaksın?Where will you stay?
Tom neden kalacaktı?Why would Tom stay?
Akşama kadar kalacağım.I'll stay until evening.
Yarından sonraki güne kadar kalacağım.I'll stay until the day after tomorrow.
Boston'da kaç gün kalacaksın?How many days will you stay in Boston?
Daha ne kadar burada kalabiliriz?How much longer can we stay here?
Boston'da ne kadar süre kalacaksın?How much time are you going to stay in Boston?
Birkaç gün senin köy evinde kalacağım, sanırım senin için bir sakıncası yok.I'm going to stay at your countryhouse for a couple of days, and I think you don't mind.
111 no'lu uçuşta hayatta kalanlardan biri misin?Are you one of the survivors of flight 111?
Üç şey uzun süre gizli kalamaz: güneş, ay ve gerçek.Three things cannot be long hidden: the sun, the moon, and the truth.
Tom kalabalık tarafından katranla kaplandı ve tüyle kaplandı.Tom was tarred and feathered by the crowd.
Tom bağıran fanatik kızlardan oluşan bir kalabalık tarafından çevrilmişti.Tom was surrounded by a horde of screaming fangirls.
Geç kalacak mıyız?Are we going to be late?
Bütün gün yatakta mı kalacaksın?Are you going to stay in bed all day?
Sanırım Tom tekrar geç kalacak.I assume that Tom will be late again.
Tom'un geç kalacağını umuyordum.I expected Tom to be late.
Tom iyi hissetmediği için onun bugün evde kalacağını duydum.I heard that since Tom isn't feeling well he'll stay home today.
Akşam yemeğine geç kalabilirim.I may be late for dinner.
Bir aydan fazla Boston'da kalabilirim.I may stay in Boston for over a month.
Tom'un geç kalacağını düşünüyorum.I think Tom will be late.
Tom'un muhtemelen geç kalacağını düşünüyorum.I think Tom will probably be late.
Tom'un geç kalacağına bahse girmeye istekli olacağım.I'd be willing to bet Tom will be late.
Tom'un geç kalacağından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom is going to be late.
Mary çantasında kalan parayı saydı.Mary counted the remaining money in her bag.
Sana kalacak yer sağladığıma sevindim.We'd be happy to accommodate you.
İstemesek bile onu yapmak zorunda kalacağız.We'll have to do it even if we don't want to.
Onun hakkında bir şey yapmak zorunda kalacağız.We'll have to do something about that.

İlgili Sayfalar