kala ile cümle

kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Bundan sonra sana güvenmek zorunda kalacağım.I'll have to rely on you from now on.
Tom'la onun hakkında konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to Tom about that.
Bunu iyice düşünmek zorunda kalacağım.I'll have to give this some thought.
Bıçağına el koymak zorunda kalacağım.I'll have to confiscate your knife.
Geç kalan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who was late.
Ne kadar kalabileceğimizden emin değilim.I'm not sure how long we can stay.
Bunu geçmek zorunda kalacağım.I'm going to have to pass on that.
Keşke burada daha uzun kalabilsen.I wish you could stay here longer.
Keşke sonsuza dek burada kalabilsek.I wish we could stay here forever.
Bütün gün yatakta kalacağım.I'm going to stay in bed all day.
Tom'la konuşmak zorunda kalacağım.I'm going to have to talk to Tom.
Ben otobüse geç kalacağım.I'm going to be late for the bus.
Bundan Tom'a söz etmek zorunda kalacağım.I'll have to mention this to Tom.
Benden uzak kalamazsın, Tom.You won't get away from me, Tom.
Burada Tom'la birlikte kalacağım.I'm going to stay here with Tom.
Akşam yemeğine geç kalacağım.I'm going to be late for dinner.
Programı kontrol etmek zorunda kalacağım.I'll have to check the schedule.
Tom Mary'nin geç kalacağını sandı.Tom assumed Mary would be late.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalacağım.I'm going to have to work late.
Boston'da kalabilirdin.You could've stayed in Boston.
Tom Boston'da kalabilirdi.Tom could've stayed in Boston.
Tom'a söylemek zorunda kalacağım.I'm going to have to tell Tom.
Korkarım burada kalamayız.I'm afraid we can't stay here.
Onu daha fazla çalışmak zorunda kalacağım.I'll have to study it further.
Ona alışmak zorunda kalacağım.I'll have to get used to that.
Sana geri dönmek zorunda kalacağım.I'll have to get back to you.
Keşke daha uzun kalabilsen.I wish you could stay longer.
Keşke seninle kalabilsem.I wish I could stay with you.
Artık burada kalamazsın.You can't stay here anymore.
Çok sessiz olmak zorunda kalacağız.We'll have to be very quiet.
Bunu elle yapmak zorunda kalacağım.I'll have to do it manually.
Tom'a danışmak zorunda kalacağım.I'll have to check with Tom.
Ben Tom'a geç kalacağımızı söyledim.I told Tom we'd be late.
Patron olmak zorunda kalacaksın.You'll have to be the boss.
Tom'la kalacağım.I'm going to stay with Tom.
Tam olduğum yerde kalacağım.I'll stay right where I am.
Onu hatırlamak zorunda kalacağım.I'll have to remember that.
Tom'un geç kalacağına eminim.I'm sure Tom will be late.
Birkaç gün daha kalacağım.I'll stay a few more days.
Ben çok geç kalacağımı düşündüm.I thought I'd be too late.
Akşam yemeğine geç kalacağız.We'll be late for dinner.
Oda çok kalabalıktı.The room was too crowded.
Üzgünüm kalamazsın.I'm sorry you can't stay.
Sadece bir saat kalacağım.I'm only staying an hour.
Koşmak zorunda kalacağım.I'm going to have to run.
Bakmak zorunda kalacağım.I'll have to take a look.
Geride kalam gerekecek.I'll have to stay behind.
Ben yarım saat geç kalacağım.I'll be a half hour late.
İşe geç kalacaksın.You'll be late for work.
Tom'u izlemek için kalacağım.I'll stay and watch Tom.
Birilerine sormak zorunda kalacağım.I'll have to ask around.
Kalan tek kişiydim.I was the only one left.
Bugün evde kalamam.I can't stay home today.
Plaj kalabalıktı.The beach was crowded.
Kalan tek kişiyim.I'm the only one left.
Ben seninle kalacağım.I'll stay up with you.
Keşke kalabilseniz.I wish you could stay.
Terk etmek zorunda kalacaksın.You'll have to leave.
Onlar beklemek zorunda kalacaklar.They'll have to wait.
Oda kalabalıktı.The room was crowded.

İlgili Sayfalar