kal ile cümle
kal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Konserden sonra kalabalık en yakın kapıya doğru gitti.After the concert, the crowd made for the nearest door.
İstasyonun önünde kalabalıktaki birinin benim adımı seslendiğini duydum.I heard someone in the crowd outside the station call my name.
Ben istasyona kadar koşmak zorunda kaldım.I had to run to the station.
Kim şarap, kadın ve şarkı sevmez; bütün hayatı boyunca aptal kalır.Who loves not women, wine and song remains a fool his whole life long.
Yüzücü başını kaldırdı ve nefes nefese kaldı.The swimmer raised his head and gasped for breath.
Hangisini tercih edersin, sinemaya gitmeyi mi yoksa evde kalmayı mı?Which would you rather do, go to the cinema or stay at home?
Evde kalmayı sinemaya gitmeye tercih ederim.I would rather stay at home than go to the movies.
Sinemaya gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go to the movies.
Yağmurlu bir günde en iyisi evde kalmaktır.The best bet on a rainy day is to remain indoors.
Yağmurda dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out in the rain.
Yağmur nedeniyle onlar maçı iptal etmek zorunda kaldı.Because of the rain they had to cancel the game.
Yağmurdan dolayı oyunu iptal etmek zorunda kaldık.We had to call off the game because of rain.
Yağmur dan dolayı evde kaldım.I stayed home because of the rain.
Yağmur yüzünden maçı iptal etmek zorunda kaldık.We had to call off the game because of the rain.
Yağmurdan dolayı geç kaldım.I was late because of the rain.
Eğer yağmur yağarsa kalacağım.I'll stay if it rains.
Yağmur yağdığı için evde kalsan iyi olur.Seeing that it is raining, you had better stay home.
Yağmur yağdığı için evde kaldım.I stayed indoors because it rained.
Yağmur yağdığı için Catherine içerde kaldı.Catherine stayed indoors because it was raining.
Yağmur yağdığı için evde kaldık.Since it was raining, we stayed at home.
Evde kaldılar, çünkü yağmur yağıyordu.They stayed at home, because it rained.
O kadar şiddetli yağmur yağıyordu ki gidişimizi ertelemek zorunda kaldık.It was raining so hard that we had to put off our departure.
Ben sağ kolumu kaldıramıyorum.I can't lift my right arm.
Sağ elinizi kaldırın.Raise your right hand.
Ben emekli olduğumda hayatımın geri kalanını kırsalda geçirmek istiyorum.When I retire, I'd like to spend the rest of my life in the country.
Bir kitap ince, diğeri ise kalın. Kalın olanının yaklaşık 200 sayfası var.One book is thin. The other is thick. The thick one has about 200 pages.
İlk trene yetişmek için erken kalktım.I got up early in order to catch the first train.
Genel olarak, müşteriler miktarı kaliteye tercih ederler.In general, consumers prefer quantity to quality.
Bütün gün evde kalamazsın.You can't stay in here all day.
Bütün gün burada kalamazsın.You can't stay in here all day.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.It rained heavily all day, during which time I stayed indoors.
Ben bütün gün yatakta kalmak zorunda kaldım.I had to stay in bed all day.
Bir gün için bile, İngilizceden uzak kalmayınız.Do not stay away from English, even for a day.
Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.Once you have decided to do something, stick to it.
Çalışkan bir işçi olmasına rağmen fakir kaldı.He remained poor despite being a hard worker.
Ömrümün geri kalanını alsa bile senden intikamımı alacağım.I'll get even with you, if it takes me the rest of my life.
Bir kız kalabalığın arasından krala yaklaştı.A girl approached the king from among the crowd.
Yalnız gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I'd rather stay home than go alone.
Piyanoyu tek başına kaldıramazsın.You cannot lift the piano alone.
Biz bir hafta kalmayı planlıyoruz.We plan to stay a week.
Evde bir hafta kaldım.I stayed home for a week.
Doktor formda kalmak için biraz spor yapmaya başlamamı tavsiye etti.The doctor advised me to take up some sport to stay in shape.
Doktor yatakta kalmamı buyurdu.The doctor ordered me to stay in bed.
Doktor onun yatakta kalması konusunda ısrar etti.The doctor insisted that he stay in bed.
Bir mide tümörüm vardı ve onu ameliyat ettirmek zorunda kaldım.I got a stomach tumor and had to have it operated on.
Olağandışı düşük ısılar bu yıl düşük kaliteli pirinç hasatından sorumlu tutulmaktadır.Unusually low temperatures account for the poor rice crop this year.
Bir fikri olan varsa lütfen elini kaldırsın.Anyone with an opinion please raise their hand.
Bu tepede bir kale vardı.There used to be a castle on this hill.
Dışarıda oynamak için çok kalabalık.It is too dark to play outside.
Yatakta kalmalısın.You should stay in bed.
Sessiz kalın ve dinlenin.Stay quiet and rest.
Ucuz bir otelde kalarak seyahat giderlerini tasarruf etti.I saved on travelling expenses by staying at a cheap hotel.
Ezici bir çoğunluk acımasız cezanın kaldırılması için oy kullandı.An overwhelming majority voted to abolish the brutal punishment.
Bir insan ne ekerse onu biçmek zorunda kalır.What one has sown one will have to reap.
Ama aşk kalbinizi kırabilir.But love can break your heart.
Aşkın ince olduğu yerde hatalar kalındır.Faults are thick where love is thin.
Biz kalabalıkta adamın görüntüsünü kaybettik.We lost sight of the man in the crowd.
Antik uygarlıkların kalıntılarını korumaya çalışmalıyız.We must try to preserve the remains of ancient civilizations.
Planımızdan vazgeçmek zorunda kaldık.We were obliged to give up our plan.
İlerlememize engel olan şeyler eninde sonunda kaldırıldı.The obstacles to our progress have been removed at last.