kal ile cümle

kal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Geç kalmamalıyız.We mustn't be late.
Geç kaldığım için özür dilerim.I'm sorry for being late.
Ona geç kalmamasını söyledim.I told her not to be late.
Geç kalmamak için erken ayrıldım.I left early so as not to be late.
Ben geç kaldığım için çok üzgünüm.I'm awfully sorry that I was late.
Geç kalma.Don't be late.
Okula geç kalacağım!I'll be late for school!
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.I didn't feel like scolding her for being late.
Geç kaldığım için lütfen beni affedin.Please forgive me for being late.
Geç kaldın.You are late.
Sen geç kaldın. Toplantı otuz dakika önce bitti.You are late. The meeting finished thirty minutes ago.
Birkaç kız okula geç kaldı.Few girls were late for school.
Geç kaldığım için öğretmen tarafından azarlandım.I was scolded by the teacher for being late.
Geç kalmayacağıma dair sizi temin ederim.I assure you that I won't be late.
Geç kalmak ona yakışmıyor.It is unlike him to be late.
Geç kalabileceğimden korktum.I was afraid I might be late.
Maalesef geç kalabilirim.I'm afraid that I might be late.
Geç kalması kişisel özelliğidir.It's characteristic of him to be late.
Niçin geç kaldığını açıklayabilir misin?Can you explain why you were late?
Küçük işletmeler ayakta kalmak için kemerlerini sıkacaklar.Small businesses will have to tighten their belts to survive.
Bugün kasabalar çok kalabalık.Towns are very crowded today.
Para kutusunda hiç para kalmadı.None of the money was left in the money box.
Sabaha sadece birkaç saat kaldı.The morning is just a few hours away.
Genellikle ne zaman kalkarsın?When do you usually get up?
Sabahın ilk ışıklarına kadar benimle birlikte kalın.Stay with me till the dawn.
Sabah kalktığım zaman hasta hissediyorum.I feel sick when I get up in the morning.
Çok geç kalktım ve okula çok geç kaldım.I got up too late and was late for school.
Sabah erken kalk.Get up early in the morning.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak hoştur.It is pleasant to get up early in the morning.
Gözyaşları kentteki yağmur gibi kalbimde düşer.Tears fall in my heart like the rain on the town.
Şehir sis altında kaldı.The city was wrapped in fog.
Kasaba halkı kalın biftek yemekten hoşlanır.The townspeople like to eat thick steaks.
Seyirci çok kalabalıktı.The audience was very large.
Uzun kalacak mısın?Are you going to stay long?
Biz binayı satmak zorunda kaldık çünkü onu zararda işlettik.We had to sell the building because for years we operated it in the red.
Caddede bir kalabalık var.There is a crowd of people on the street.
Balık tutmaya gitmek için bu sabah erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Bu sabah balığa gitmek için erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Üstü kalsın, lütfen.Keep the change, please.
Dışarı çıkabilirsin ve avluda kaldığın sürece oynayabilirsin.You can go out and play as long as you stay in the yard.
Erkek kardeşim ve kız kardeşim her sabah yaklaşık yedi otuzda kalkar.My brother and sister get up about seven-thirty every morning.
Düşman, kaleyi işgal etti.The enemy occupied the fort.
Ben havanın bu şekilde kalacağını umuyorum.I hope the weather stays this way.
Hava güzeldi ve bütün gün plajda kaldık.The weather was beautiful and we stayed on the beach all day.
Hava düzelene kadar burada kalabilirsiniz.We may as well stay here till the weather improves.
Hava kötü kaldı.The weather stayed bad.
Hava yağmurlu kaldı.The weather remained rainy.
Hava kötüleştiği için, kalkış ertelendi.The weather getting worse, the departure was put off.
Kırsalda kalırken iyi zaman geçirdim.I had a good time while I stayed in the country.
Işıkları kapatırsan minnettar kalırım.I'd appreciate it if you would turn out the lights.
Tren o kadar kalabalıktı ki hiçbirimiz bir yer bulamadı.The train was so crowded that none of us could get a seat.
Tren yirmi dakika geç kalacak.The train will be twenty minutes late.
Tren neredeyse bir saat geç kaldı.The train was almost an hour behind time.
Lütfen hatta kalın.Please hold the line.
Kalenin resminin odak ayarı bozuktu.The picture of the tower was out of focus.
Bir yatırımcı grup firmanın kaldıraçlı satın alımını deniyor.An investors' group is attempting a leveraged buy-out of the firm.
Tokyo Japonya'daki başka bir şehirden daha kalabalık.Tokyo is more populous than any other city in Japan.
Tren Tokyo istasyonundan saat yedide kalkar.The train leaves Tokyo Station at 7.
Lütfen bu otelde kalmanın keyfini çıkarın.Please enjoy your stay at this hotel.
O zaman, ülkemiz ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmıştır.At the time, our country was confronted with serious economic difficulties.

İlgili Sayfalar