kal ile cümle
kal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.To keep early hours makes you healthy.
Erken kalkan uzun yaşar.One who keeps good hours will live long.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken kalkmak iyi sağlık için esastır.To keep early hours is fundamental to good health.
Erken kalkmak size çok iyi gelecektir.To keep early hours will do you much good.
Erken kalkmazsan, sağlığına zarar verirsin.Unless you keep early hours, you will injure your health.
Erken kalkmalısın.You should keep early hours.
Erken kalkanlar uzun yaşarlar.Those who keeps early hour will live long.
Koş, yoksa geç kalacaksın.Run, or else you'll be late.
Gürültü yüzünden bütün gece uyanık kaldım.I was kept awake all night by the noise.
Nefes nefese kaldım ve oturdum.I was out of breath and sat down.
Oğlunun sefil durumunu görünce kalbi sızladı.His heart ached when he saw his son's miserable state.
Ayaklarım uyuştu ve ayağa kalkamadım.My feet went to sleep and I couldn't stand up.
Hızlı koş, yoksa okula geç kalacaksın.Run fast, or you will be late for school.
Başka birine sormak zorunda kalacaksın.You'll have to ask someone else.
Çok sayıda destek mektubu üzgün kalbimi rahatlattı.Many letters of encouragement refreshed my sad heart.
Çok sayıda eski gelenek yavaş yavaş ortadan kalkıyor.Many old customs are gradually dying out.
Birçok ülke ölüm cezasını kaldırdı.Many countries have abolished capital punishment.
İnsanlardan oluşan bir kalabalık caddede toplandı.A crowd of people gathered in the street.
Bana kalırsa o masumdur.I dare say he is innocent.
Büyük olasılıkla, bir hafta uzak kalacaklar.In all likelihood, they'll be away for a week.
Zayıf kal.Stay thin.
Güneş kalın bulutlar tarafından gizlenmiş.The sun was hidden by thick clouds.
Taro, üç günlüğüne Tokyo'da kaldı.Taro stayed in Tokyo for three days.
Taro tükürdüğünü yalamak zorunda kaldı ve istifa etti.Taro had to eat dirt and resigned.
O, hasta hissettiği için okuldan dönüşte evde kaldı.Feeling sick, he stayed home from school.
Hasta hissettiği için yatakta kaldı.Feeling sick, he stayed in bed.
Formda kalmak için ne yaparsın.What do you do to stay in shape?
Kalmama izin ver.Permit me to stay.
Büyük bir otelde kalırsanız, onların yüzme havuzu kullanabilirsiniz.If you stay at a big hotel, you can use their swimming pool.
Şiddetli yağmur, onların kalkışını erteledi.The heavy rain made them put off their departure.
Üniversite bu tür sınavı kaldırmaya karar verdi.The university decided to do away with this kind of examination.
Onlar kan ter içinde kaldılar.They sweated gallons.
Hava kirliliği, bizim hayatta kalmamız için bir tehdit olacaktır.Air pollution will be a threat to our survival.
Önemli olan miktar değil kalitedir.It is quality, not quantity that counts.
Yoğun kar onların kalkışını erteletti.The heavy snow made them put off their departure.
Tren şiddetli kar yağışı yüzünden otuz dakika geç kaldı.The train was thirty minutes late on account of the heavy snow.
Yoğun kar yağışı yüzünden, tren 10 dakika geç kaldı.Because of the heavy snow, the train was 10 minutes late.
Şiddetli kar sonucu olarak geç kaldı.She was late as a result of the heavy snow.
Devlet başkanı köleliği kaldırdı.The president abolished slavery.
Öncelikle, okula geç kalmamalısın.To begin with, you must not be late for school.
Kalabalıkta birinin adımı seslendiğini duydum.I heard someone call my name in the crowd.
Birisi kurşun kalemimi çaldı.Someone has walked off with my pencil.
Bu kalemi kim kırdı?Who broke this pen?
Birisi beni dışarı çıkarsın. İçeride kilitli kaldım.Let me out, somebody. I'm locked in.
Herkes kalıcı barış istiyor.Everybody wants permanent peace.
Herkes onun cesaretine hayran kaldı.Everyone admired his courage.
Kayalıkların üstünde eski bir kale duruyor.An old castle stands on top of the cliff.
Fiyat sana kalmış.The price is up to you.
Deprem sonucunda birçok kişi evsiz kaldı.Many people were left homeless as a result of the earthquake.
Kalkış saatinden en az 45 dakika önce giriş yaptığınızdan emin olun.Be sure to check in at least 45 minutes prior to departure time.
Geç kaldığım için üzgünüm.I'm sorry I'm so late.
Ben geç kaldığım için üzgünüm, ama yapacak bir sürü işim vardı.I'm sorry I am late, but there's been a lot of work to do.
Geç saatlere kadar uyanık kalmasan iyi olur.You had better not stay up late.
Geç kaldığı için onu suçlamamalısın.You shouldn't blame him for being late.
Geç kaldığım için bağışlayın.Pardon me for coming late.
Lütfen geç kalışımı bağışlayın.Please excuse my being late.
Geç kaldığım için beni bağışlayın.Forgive me for being late.
Geç kaldığım için beni affedin.Forgive me for being late.