kal ile cümle
kal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not accustomed to getting up early.
Erken kalkma alışkanlığım var.I have a habit of getting up early.
Emekliliğe üç yılım kaldı.I have three years left until retirement.
Tren gecikmesinin bir sonucu olarak geç kaldım.I was late as a result of the train delay.
Tren için geç kaldım.I was late for the train.
Buzlu kaldırımda kayıp düştüm.I slipped and fell on the icy sidewalk.
Buzlu kaldırımda kaydım ve düştüm.I slipped and fell on the icy sidewalk.
Tokyo'da amcamla birlikte kalıyorum.I am staying with my uncle in Tokyo.
Şimdilik otelde kalıyorum.I am staying at the hotel for the time being.
Şu an için otelde kalıyorum.I am staying at the hotel for the time being.
Şimdilik bir otelde kalmaya niyetliyim.For the time being, I intend to stay at a hotel.
Burada birkaç gün kalacağım.I am going to stay here for a couple of days.
O geç kaldığı için kızdım.I was angry because he was late.
Onun niçin geç kaldığını bilmiyorum.I don't know why he was late.
Onunla çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay home than go out with him.
Onunla mutsuz bir hayat yaşamaktansa bekar kalmayı tercih ederim.I would rather remain single than live an unhappy life with him.
Ona bir kalem vereceğim.I'll give him a pen.
Ondan geri kalmamak için çok çalışmalıyım.I must study hard in order to keep up with him.
Onun bizimle kalmasını istiyorum.I would like him to stay with us.
Ona tekrar geç kalmamasını söyledim.I told him not to be late again.
Kibarlığı kalbime işledi.His kindness touched my heart.
Onun arkadaşıyım ve öyle kalacağım.I am his friend and will remain so.
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.I gave three pencils to each of them.
Ben, hasta olduğum için evde kaldım.I stayed at home because I was sick.
Hasta olduğum için daveti geri çevirmek zorunda kaldım.I had to decline the invitation because I was ill.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Genellikle saat altıda kalkarım.I usually wake up at six.
Genellikle sekizde kalkarım.I usually get up at eight.
Normalde saat 6.00 da kalkarım.I normally get up at 6 o'clock.
Genellikle yedide kalkarım.I usually get up at seven.
Genellikle saat altı otuz civarında kalkarım.I usually get up at about six-thirty.
Genellikle yaklaşık saat 6:30 da kalkarım.I usually get up at about six-thirty.
Eve yürümek zorunda kaldım.I had to walk home.
Annem kadar erken kalkmam.I don't get up as early as my mother.
Her sabah saat altıda kalkarım.I get up at six every morning.
Her sabah altıda kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up at six every morning.
Ona her sabah saat yedide kalktığımı söyledim.I told him that I get up at seven every morning.
Her sabah koşarak formda kalıyorum.I keep fit by jogging every morning.
Sabah altıda kalkmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to get up at six in the morning.
Dolma kalemimi kaybettim. Yarın bir tane satın almak zorundayım.I've lost my fountain pen. I have to buy one tomorrow.
Yarın sabah elimden geldiği kadar erken kalkmak zorundayım.I must get up as early as I can tomorrow morning.
Yarın erken kalkacağım.I will get up early tomorrow.
Yarın çalışmak zorunda kalacağım.I will have to study tomorrow.
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmaya alışkınım.I'm used to staying up late at night.
Randevular için asla geç kalmamayı bir kural haline getiriyorum.I make it a rule never to be late for appointments.
Bir arkadaşla birlikte kalıyorum.I am staying with a friend.
Batı tarzı bir otelde kalmak istiyorum.I'd like to stay in a Western-style hotel.
Ayağa kalkamam.I can't stand up.
Kaliteyi miktara tercih ederim.I prefer quality to quantity.
Ben kalktım bu yüzden yaşlı bir adam koltuğuma oturabildi.I got up so an old man could sit in my seat.
Altıda kalktım.I got up at six.
06:30'da kalkarım.I get up at 6:30.
Ben bir deneme üzerinde çalışmak zorunda kaldım.I had to work on an essay.
Otobüsümüz saat sekizde kalktı ve saat on birde Boston'a vardı.Our bus left at eight, arriving in Boston at eleven.
Kaldığım otel istasyonun yakınındadır.The hotel which I am staying at is near the station.
Birkaç gün bizimle kalmaya ne dersin?How about staying with us for a few days?
Biz tekrar otelde kalmayacağız.We are not going to stay at the hotel again.
Biz amcamızın evinde kaldık.We stayed at our uncle's.
Bu kötü gelenekleri kaldırmalıyız.We should do away with those bad customs.
Manzaranın güzelliğine hayran kaldık.We admired the beauty of the scenery.