kal ile cümle

kal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Waseda dünkü oyunda Keio ile berabere kaldı.Waseda tied Keio in yesterday's game.
Dün bütün gün yağmur yağdı, bu yüzden evde kaldım.It rained all day long yesterday, so I stayed home.
Dün gece hava çok soğuktu, bu yüzden dışarıya çıkmadık, evde kaldık.It was very cold last night, so we didn't go outside, but stayed indoors.
Dün hava o kadar soğuktu ki evde kaldım.It was so cold yesterday that I stayed home.
Dün onun mekanında kaldım.I stayed at his place yesterday.
Dün dışarı çıkmak yerine evde kaldı.Yesterday she stayed at home instead of going out.
Dün Mary bütün gün evde kaldı.Yesterday Mary stayed home all day.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Several boys had to leave school early yesterday.
O dün bütün gün boyunca evde kaldı.She stayed at home all day long yesterday.
Geçen yılın kömür çıktısı standardın gerisinde kaldı.Last year's output of coal fell short of the standard.
Geçen sene kardeşim okula her gün geç kalırdı.Last year, my brother was late for school every day.
Katil haftalarca kaçak kaldı.The killer remained at large for weeks.
Dağın eteğinde eski bir kale vardır.There is an old castle at the foot of the mountain.
Yürüyüşe gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out for a walk.
Kalan varsa, bana biraz ver.If there is any left, give me some.
Kalmak isteyenler kalabilirler.Those who want to remain may do so.
Lütfen kalan beş üniteyi hemen gönderir misiniz?Would you please send the remaining five units right away?
Yaz'ın geri kalanında çalışmayı planlıyorum.I plan to work the rest of the summer.
İşin geri kalanını başka bir zaman yapacağım.I'll do the rest of the work another time.
Personelin geri kalanı haber verilmeden işten atıldı.The rest of the personnel were fired without notice.
Geriye kalanını sana bırakacağım.I'll leave the rest to you.
Az zaman kaldı.There is little time left.
Üzgünüm, yazmaya kalemim yok.I'm sorry I have no pencil to write with.
Korkarım ki paydos etmek zorunda kalacağım.I'm afraid I'll have to call it a day.
Ne yazık ki kaleyi görme şansım yoktu.Unfortunately, I didn't get the chance to see the castle.
Kalanları atsan iyi olur.You had better throw away leftovers.
İşe gitme yerine bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day instead of going to work.
İşe geç kalma.Don't be late for work.
Ben ilk treni yakalayabilmek amacıyla her zamankinden daha erken kalktım.I got up earlier than usual so that I might catch the first train.
Ben ilk treni yakalamak için erken kalktım.I got up early to catch the first train.
Kız kardeşim Susan her sabah erkenden kalkar.My sister Susan gets up early every morning.
Çocuklardan bazıları ayakları üstünde kalmak için çok zayıftı.Some of the children were too weak to stay on their feet.
Çocuklar sahilde kumdan kaleler inşa ediyorlar.The children are building sand castles on the beach.
Çocukluğumda her zaman erken kalkardım.I always got up early in my childhood.
Bebeğimin kalıtsal bir hastalığı var.My baby has a hereditary disease.
Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi.It seems that the children will have to sleep on the floor.
Şehir içi otobüsler nereden kalkar?Where do the buses for downtown leave from?
Şehirde kalmayı planlıyorum.I plan to stay in the city.
Bir parmağını bile kaldırmazdı.He wouldn't even lift a finger.
Günlerimin geri kalanı boyunca seni seveceğim.I'll love you for the rest of my days.
Ölmekten başka bir şey kalmıyor.Nothing remains but to die.
Ölüm nedeni bir kalp kriziydi.The cause of death was a heart attack.
Ölüm cezasını kaldırmalıyızWe must abolish the death penalty.
Ölüm cezası kaldırılmalıdır.The death penalty should be abolished.
Ben bu bulaşıkları sofradan kaldıracağım.I'll clear these dishes away.
Paris'te satın aldığım bu dolma kalemdi.It was this fountain pen that I bought in Paris.
Okula geç kalışım kaza yüzündendi.It was because of the accident that I was late for school.
Lütfen ben dönene kadar burada kal.Please stay here till I get back.
Doğduğum kasaba eski kalesiyle ünlüdür.The town in which I was born is famous for its old castle.
Geç kaldığım için bana kırıldı.She was sore at me for being late.
Bu sabah kalktığımda, yağmur yağıyordu.When I got up this morning, it was raining.
Japonya'da sadece birkaç ay kaldım.I stayed in Japan only a few months.
Ben onu ararken sadece bir dakika yerinde kal.Just stay put for a minute while I look for him.
Adınızı söylediğimde elinizi kaldırın.Raise your hand when I call your name.
Sessiz kaldığım için daha da sinirlendi.She got all the more angry because I kept silent.
Ben dönünceye kadar burada kalmanı istiyorum.I want you to stay here until I get back.
Biz konuşuyorken, o sessiz kaldı.While we were speaking, he kept silent.
Kaleler ve krallar hakkında konuştuk.We talked about cabbages and kings.
Koko'ya haberi söylediğimde, o yaklaşık on dakika boyunca sessiz kaldı.When we told Koko the news, she was silent for about ten minutes.
Burada kalmak için nedenimiz yok.We have no reason for staying here.

İlgili Sayfalar