kal ile cümle
kal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kalenin dış tarafı beyaza boyandı.The outside of the castle was painted white.
Sonra dolma kalem elimden düştü ve ben sadece dinledim.Then the pen fell from my hand and I just listened.
Ayrıca on bin yen ödemek zorunda kaldık.We had to pay ten thousand yen in addition.
Oraya gitmektense burada kalmayı tercih ederim.I'd rather stay here than go there.
Orada büyük bir kalabalık vardı.There was a large crowd there.
Olduğun yerde kal, geleceğim ve seni alacağım.Stay put. I'll come and get you.
Orada kalenin kalıntılarını hâlâ görebilirsin.You can still see the remains of the fortress there.
Bizim orada kalma süremiz bir hafta olacak.The length of our stay there will be one week.
Sen orada yaklaşık bir saat beklemek zorunda kalacaksın.You will have to wait there about an hour.
"Hiç sos kaldı mı?" "Hayır, hiç yok.""Is there any sauce left?" "No, there is none."
Biz böyle kötü gelenekleri ortadan kaldırmalıyız.We must do away with such bad customs.
Okula sık sık geç kalma.Don't be late for school so often.
Okula geç kalmasının nedeni budur.That is why he was late for school.
Geç kalmamın nedeni odur.That's why I was late.
Yankesici kalabalıkta kayboldu.The pickpocket disappeared into the crowd.
Smith bir kalp krizinden öldü.Smith died of a heart attack.
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.We must make every effort to do away with all discrimination.
Çok uzun kalma.Don't be long.
Hemen başlamazsan geç kalırsın.If you don't start at once, you will be late.
Derhal git, yoksa geç kalacaksın.Go at once, otherwise you will be late.
Derhal kalk, yoksa 7:00 otobüsünü kaçıracaksın.Get up at once, or you will miss the 7:00 bus.
Derhal başla, yoksa geç kalacaksın.Start at once, or you will be late.
Derhal başlamak zorunda kalacaksın.You'll have to start at once.
Derhal git, yoksa okula geç kalacaksın.Go at once, or you will be late for school.
Derhal kalk, yoksa okula geç kalacaksın.Get up at once, or you will be late for school.
İsviçre'ye gelen ziyaretçiler Alp dağlarına hayran kalırlar.Visitors to Switzerland admire the Alps.
John işe gitme yerine bütün gün yatakta kaldı.John stayed in bed all day instead of going to work.
John söylenildiği gibi evde kaldı.John stayed at home as he was told.
John Floridalı, karısı ise Kaliforniyalı.John comes from Florida and his wife from California.
John'un her zaman okula niçin geç kaldığını merak ediyorum.I wonder why John is always late for school.
John hoşça kal bile demeden gitti.John went away without so much as saying good-by.
John normalden çok daha önce kalkmıştı.John had awoken much earlier than usual.
John'un babasının bir kalp krizinden dolayı öldüğünü biliyor musun?Do you know John's father died of a heart attack?
John'un babasının bir kalp krizinden dolayı öldüğünü biliyor musunuz?Do you know John's father died of a heart attack?
George kırık kalpli idi.George was broken-hearted.
George çok kaynaşmaz; o kendi başına kalmayı sever.George doesn't mix much; he likes to keep to himself.
George adında bir adam bir otelde kalıyordu.A man named George was staying at a hotel.
Jack erken kalkar.Jack is an early riser.
Jim dışarı gitti, ama Mary evde kaldıJim went out, but Mary stayed home.
Jim elini kaldırdı.Jim put his hand up.
Jim değişim öğrencisi olarak Japonya'da bizimle kaldı.Jim stayed with us while he was in Japan as an exchange student.
Jim kalemini düşürdü ve onu almak için eğildi.Jim dropped his pen and bent to pick it up.
Jim benim evimde kaldı.Jim stayed at my house.
Jim'in o gün evde kaldığı kesin.It is certain that Jim stayed at home that day.
Bir müddet beni düzenli olarak ziyaret etmek zorunda kalacaksın.You'll have to visit me regularly for a while.
Bir süre burada kalır mısın?Will you stay here for a while?
Lütfen bir süreliğine burada kalır mısın?Will you stay here for a while?
Burada bir süre kalmamın sizin için bir sakıncası var mı?Would you mind my staying here for some time?
Hareket etme ve sessiz kal.Stand still and keep silent.
İki ay boyunca Şikago'da kaldım.I stayed in Chicago over two months.
Jeff bir iş bulmadan önce üç ay boyunca kaldırımları arşınlamak zorunda kalmıştı.Jeff had to pound the pavement for three months before he found a job.
Jane, uzun bir süre sessiz kaldı.Jane kept silent for a long time.
Jane erken yatıp erken kalkar.Jane keeps early hours.
Bu şiiri Shakespeare'in yazıp yazmadığı muhtemelen bir sır olarak kalacak.Whether Shakespeare wrote this poem or not will probably remain a mystery.
Lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın ve kalkış için hazırlanın.Please fasten your seat belts and prepare for departure.
Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.Remain in your seats with your seat belts fastened.
Salata yağı kalmadı.There's no salad oil left.
Sana hoşça kal demeliyim.I must say good-bye to you.
Yarına kadar hoşça kalın.Goodbye till tomorrow.
Hoşça kal, Sayoko.Goodbye, Sayoko.