kalıyoruz ile cümle

kalıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Η στέρηση ύπνου είναι μεγάλη.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Крайністю була також втрата сну.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Липсата на сън беше екстремна.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Потеря сна - это крайность.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.חוסר השינה הוא קיצוני.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.وان نعاني من اضطراب النوم ..
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.活動中はほとんど
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.A kiedy dzielę się kawałkiem pizzy z kolegą, musimy je podzielić na dwa mniejsze kawałki.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.Cuando comparto un trozo de pizza con un amigo, tenemos que cortarlo en dos trozos más pequeños.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.E quando divido una fetta di pizza con un amico, dobbiamo dividerla in due pezzi più piccoli.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.Et quand je partage une part de pizza avec un ami, il faut la couper en deux morceaux plus petits.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.그리고 제가 친구랑 피자 한 조각을 나눌 때, 두 조각으로 더 작게 나눠야겠죠.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.Și când împart o felie de pizza cu un prieten, trebuie s-o tăiem în 2 bucăți mai mici.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.Và khi tôi chia sẻ một lát pizza với bạn bè, chúng tôi phải cắt lát pizza thành 2 lát nhỏ hơn.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.А когда я делюсь куском пиццы с другом, приходится разрезать его на 2 меньших кусочка.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.И когато споделям парче пица с приятел, ние трябва да го нарежем на две по-малки парчета.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.וכשאנחנו חולקים משולש פיצה עם חבר, אנחנו צריכים לחתוך אותו לשתי פיסות קטנות יותר.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.وعندما أقوم بمشاركة شريحة من البيتزا مع صديق، علينا أن نقسّمها إلى قطعتين أصغر.
Bir dilim pizzayı arkadaşımla paylaştığımda, onu iki küçük parçaya bölmek zorunda kalıyoruz.切って2切れにしなければなりません ビスケット1箱は
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Chúng tôi vẫn ở lại vì sợ những thứ đã đẩy chúng tôi đến trại... vẫn đang tiếp tục ở quê nhà mình.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.그런데 우리가 고향으로 돌아갈려고 해도 ... 무서워서 못 돌아가요.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Noi rimaniamo perché temiamo che ciò che ci ha spinti nel campo... sia ancora presente a casa.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Nous restons parce que la peur qui nous a poussée dans ce camp... existe toujours là-bas chez nous.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Stăm de teamă că ceea ce ne-a împins către tabără... încă există înapoi acasă.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Vi stannar av rädsla för att det som drev oss till lägret... fortfarande pågår där hemma.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.We blijven vanwege de angst dat wat ons hier het kamp in dreef nog steeds bestaat thuis.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Wir bleiben, weil die Angst, die uns ins Lager getrieben hat, zu Hause immer existiert.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Zostajemy, bo boimy się tego, co nas zmusiło do życia w tym obozie... i ciągle ma miejsce w naszych domach.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Μένουμε γιατί φοβόμαστε ότι αυτό που μας έσπρωξε στον καταυλισμό... υπάρχει ακόμα στην πατρίδα μας.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Мы находимся здесь из-за страха, что то, что пригнало нас в этот лагерь... всё ещё там, дома.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut."אנו נשארים בגלל הפחד שמה שהבריח אותנו למחנה "עדיין קיים שם, בבית."
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.إننا نصبر لأن الخوف الذي دفعنا إلى المعسكر... ما يزال قائماً في بيوتنا.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.ここに居続けるしかない
Buluşuyoruz, sonra hemen ayrılmak zorunda kalıyoruz.Sitôt réunis, on doit se quitter.
Burada kalıyoruz. Tamam. Anlaşıldı Wilkie.- Jedźcie prosto 200 metrów.
Burada kalıyoruz. Tamam. Anlaşıldı Wilkie.Stabiliziral ga bom tu, ponavljam stabiliziral ga bom tu.
Burada kalıyoruz. Tamam.Forstået, Wilkie Vi dækker jer.
Burada kalıyoruz. Tamam.Repito: estabiIizamo-Ios aqui.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Also müssen wir uns da noch auf illegale Methoden zur Informationsbeschaffung, auf Datenlecks, verlassen.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Dus vertrouwen we nog steeds op onwettige manieren om informatie te vergaren, via lekken.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Încă trebuie să ne bazăm pe căi nelegitime de a obţine informaţii, prin intermediul scurgerilor de informaţii.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.불법적인 방법을 통해 정보를 얻어야 하죠. 유츌 자료 같은 겁니다.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Nous sommes obligés d'avoir recours à des méthodes illicites pour obtenir des informations, les fuites.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Perciò dobbiamo affidarci a modalità illegali per avere le informazioni, attraverso fughe di notizie.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Tak pořád musíme spoléhat na protiprávní cestičky, jako úniky informací.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Vậy là ta vẫn phải dựa vào những cách "bất hợp pháp" để có thông tin, qua rò rỉ.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Έτσι εξακολουθούμε να βασιζόμαστε σε παράνομους τρόπους για να πάρουμε πληροφορίες, μέσω διαρροών.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.И нам по-прежнему приходится полагаться на незаконные способы получения информации — через утечки.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Тому нам доведеться отримувати інформацію незаконним шляхом, від інформаторів.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.דרכים לא חוקיות של קבלת מידע, באמצעות הדלפות.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.الطرق غير الشرعية في الحصول على المعلومات ، عبر التسريبات.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.情報リークなど 違法な手段に頼る他ないのが現状です 例えば ガーディアン紙が アフガン戦争について
Çocuklar yatağa gittiğinde, tamamen baş başa kalıyoruzA když jdou děti spát jsme sami.
Çocuklar yatağa gittiğinde, tamamen baş başa kalıyoruzDzieci poszły spać, jesteśmy sami
Çocuklar yatağa gittiğinde, tamamen baş başa kalıyoruz彼女は微笑み
Çünkü gün içinde anne gidiyor.Sadece ikimiz kalıyoruz.Comme sa mère s'en va pendant la journée, il n'y a que nous deux.
Çünkü gün içinde anne gidiyor.Sadece ikimiz kalıyoruz.Dato che Mamma va via durante il giorno, rimaniamo solo noi due.
Çünkü gün içinde anne gidiyor.Sadece ikimiz kalıyoruz.Eπειδή η Μαμα του λείπει κατα την διάρκεια της μέρας, είμαστε μόνο οι δυο μας.
Çünkü gün içinde anne gidiyor.Sadece ikimiz kalıyoruz.För att mamma går under dagen, så är det bara vi två.
Çünkü gün içinde anne gidiyor.Sadece ikimiz kalıyoruz.Karena Ibu Tidak ada pada hari itu, jadi hanya kami berdua.

İlgili Sayfalar